Son kez sarıldım en yakın arkadaşım Sinan'a. Ardından gözlerime baktı.
"Görüşürüz."
Bunu söylerken soğukkanlıydı.
"Kendine iyi bak."
Bu cümlemden sonra hemen üst katımdaki evine çıktı. Hatırladığım kadarıyla saat yirmi sularıydı. Bir kaç saniye tereddüt ettim ama sonra arkamı dönüp evime girdim.
***
Çok gelişmiş bir yer değildi Iğdır. Gitmek istiyordum aslında. Fakat buranın ortamına aşırı ısınmıştım ve gideceğim yerde böyle arkadaşlık ilişkim olur mu emin olamıyordum. Sonuçta dokuz yıllık hayatımın altı senesi burada geçmişti. Bu hiç de az bir zaman aralığı değildi.
Benim gitmeme henüz bir iki hafta vardı ve de bildiğim kadarıyla Sinan bir kaç sene daha Iğdır'daydı. Fakat Sinan yarın erkenden tatile gidecekti ve o dönmeden ben çoktan gitmiş olacaktım.
Buraya çok alıştığımdan oraya uyum sağlayamayacağımdan adım gibi emindim. Osmaniye'ye babamın işi için gidiyorduk. Üstelik benim uyum sorunum varken!
GÜNLER SONRA
İşte, o korkunç gün gelip çattı. Son bir kontrolden sonra çıkıp arabaya bindik. Somurtuyordum. Yaz henüz bitmemişti. Bu da demek oluyordu ki okulların açılmasına henüz vardı. Uyuya kalka yolculuk etmeye karar verdim.
***
Eşyaların dizilmesi uzun sürmüştü. Ama artık somurtmuyordum çünkü okulların açılana kadarki zamanımı ailemle iyi geçirmek istiyordum.
OKULLAR AÇILINCA
Sınıfa girip öğretmeni bekledim bu sırada etrafı izlemeye koyuldum. Sınıf genel olarak enerjikti ve kötü tarafı ise alışabileceğim türden olduğunu hiç sanmıyordum.
Şimdiden Iğdır'ı, eski sınıfımı ve de Sinan'ı özlemeye başlamıştım.
Ben somurtarak bunları düşünürken öğretmen içeri girdi.
"Oturabilirsiniz çocuklar."
Sesi çok tatlıydı.
"Ben Ece Sarı. Arkadaşlar dördüncü sınıfta aramıza yeni kişiler katıldı. Şimdi onlar sırayla kendilerini tanıtacaklar."
Anlaşılan yeni gelen sadece en değildim. Ben de dahil herkes kendini tanıttıktan sonra zil çaldı. Bir kaç saniye sonra sınıfta deli gibi oynanmaya başladı. Ben yerimde otururken diğer yeni gelenler hiç zorlanıyor gibi gözükmüyorlardı.
Ama teneffüsün ortalarında herkes dışarıda oynamak içi çıktığın da sınıfta sadece kısa saçlı gözlüklü çocukla ben kaldık. Bunun kötü tarafı ise çocuğun benle konuşmaya çalışmasıydı.
