İçeriğe geç

Kendi Düşen Ağlamaz

Bölüm 3 · 6 dk okuma

Kendi Düşen Ağlamaz

Bölüm 3

Sınırlar ve Kaos

Kendimi bir filmin içinde gibi hissediyorum nasıl desem her şey üst üste geliyo o aptal seneryolara klişe deriz ya şuan tam da o klişe sahnelerin ortasındaydım ismini bilmediğim bir adamın arkadaşı arabama atlıyor sinirlenip onu biraz inciltiyorum ve omum arkadaşı olan asıl adam geliyor ve benimle dalga geçiyor yetmiyor gerçek ailemin evinde önüme çıkıp bana ‘kar tanem’ demişti kızlar ben buldum galiba şaka yapıyorum be ciddiye almayın o kadar bi dakika ya iç sesimle neden karşılıklı kankam la sohbet ediyo gibi konuşuyordum ki? Saçmalık tamamen saçmalık deliriyomuyum ne? “İsmin ne?” Sorusu ile gözümün daldığı yerden ona baktım yeşil gözleri kedi gibi parlıyordu sokak lambası yüzünden. “Eftal ben!” mutluluk ile ona baktığımda bana dengesizmişim gibi bakıyordu. Hadi ama dostum her insanın gelgitleri olabilirdi değil mi? “Çınar, Çınar Aksoy” üzgünüm ama ismi ona zerre yakışmıyordu bu yüzden ona bende takma isim takmak istiyordum. Acaba ne olsaudı takma ismi? “Beğenmedim ismini sana takma ad takıcam komşum!” diye cıvıldadım ama bir sorun vardı ailem beni kabul edicek miydi? Aniden telefonumu çıkarıp abimin verdiği adresi not defterime yazdığım için telefonumdan baktım notlar uygulamasını bulamayınca biraz sinirlendim ancak hemen sonra çınar eliyle yanlışlıkla göstermişti tatlı tesadüf diyelim biz ona lütfen. “Sağol” “Ne için?” “Yanlışlıkla arayıp durduğum uygulamyı buldun” “Hangi uygulamyı arıyordun ki?” Burnumdan derin bir nefes aldım. “Notlar uygulamasını canım başka bir dediğin varmıdır” “Sen hep böyle misin?” ona baktım. “Nasılım?” yüzü anlam veremediğim bir hal aldı tanımlayamıyordum ama çok komikti. “Yani böyle nasıl diyim ateşli bomba gibisin hep tetikte bazen aşırı komik bazen aşırı sinirli...ve bu duyguları karıştırıp bir anda cıvıl cıvıl oluyorsun insanın aklını başından alırsın” gözlemi hoşuma gitmişti. “Bu bir iltifat mı?” diye sordum. Yüzümde muzip bir gülümseme oluşmuştu. Ona takılmayı sevmiştim... “Nasıl anlamak istiyorsan öyle anla” “Hadi ama doğruyu söyle bu bir iltifattı!” “Yeni tanışıyoruz Eftal abartmasan mı görende sana aşığım falan sanıcak” “hadi ordan be daha demin ‘Kar tanem’ diye dolaşıp adam vuruken iyiydi ama” “Kızım orda adam sana sarkıntılıp yapıyordu” “Sen olmasaydın adamı indirirdim ben zaten” “İnan bana bu sabah bir numaralı kankamı arabana savurduğun için bundan hiç bir kuşkum yok” “O zaman niye şov yaptın?” sorgular bakışlatım onun üzerindeydi. Sanırım takma ismi bulmuştum ya tam bir Yeşil belaydı... “Orası bize saklı hanımefendi” “Baştan söylüyorum bana aşık olmak gibi bir şeye kapılma egom boyumdan uzun sana gına getiririm aşırı toksik bir ilişkimiz olur” şaşkın bakışları beni bulunca bu sefer sesli güldüm. Hadi ama bu kadar komik olamazdı kaç dakikadır omunla uğraşıyordum ve beni ciddiye alıyordu. “Kızım az yavaş be! Yeni tanıştık” “Gerizekalı mısın oğlum sen! Takılıyorum seninle beni niye ciddiye alıyorsun bu kadar?” aniden tuttuğu nefesini sesli bir şekilde verdi. nedensiz boşluğuma geldiği için anırmaya başladım ailevi şok bende böyle bir şey mi yapmışyı ya her boka gülüyordum. “Şükür be!” “bu arada biz fazla uzaklaştık 𝘠𝘦𝘴̧𝘪𝘭 𝘣𝘦𝘭𝘢” elini omzuma attı. ve geri vites yapıp aniden beni bıraktı. Sanırım kırk yıllık kankası sanmıştı bir an için. “Özür dilerim rahatsız olduysan” “Sevdiğim bir kitabın sevdiğim bir alıntısı var sana onunla karşılık vermek istiyorum. Özür mü dilersin?” “Kızım sen çok melonkolik bir tipsin ha” “Höst ulan melonkolik kişiler sorunlu çıkıyo sonra” “Sen çok mu normalsin sence? Kar tanesi sen sabah benim arkadaşımı bildiğin dövdün ailen sana evlaklıksın demiş şuan gerçek ailenin yaşadığı sokaktasın hala sorunlu olmadığını mı düşünüyorsun?” güldüm. Kırıldım. Sonra ise ağlamaya başladım. “Her şey üst üste geliyor” diye isyan ettim. ancak beynim yine aynı yemeği pişirip önüme sundu. isyan etmek bile sırasını beklemeliydi Eftal. Ağlamayı kes. ciddileştim. ani duygu değişimlerim Yeşil Belayı şaşırtıyordu. “Sen iyimisin?” “Yok deliyim ben kafadan uçuğum böyle arada falan geliyo bana deliriyorum ben” burnundan güldü. Sanırım onunda psikolojisini bozmuştum. “Bu durumda bile nasıl hala gülüyosun?” aniden telefon aklıma gelince ona elimle bir dakika işareti yaptım. Baran'ın dediği evin tam önünde olduğumuzu görünce ona doğru dönüp cıvıldadım. "Teşekkürler komşum! Evim burası” dış kapının zilini çaldım bahçeye girmek için birl bir kapı vardı eski evimden daha lüksdü şaşırtıcı ama gerçek yine zengindim! bir anda kimsiniz diyen sesle irkildim yeşil bela ya arkama dönüp görüşürüz yapıp o ses yanıt verdim “Uzun zaman önce bir kızınız kayboldu mu?” kadın sesi öksürdü ve ciddileşti “Üzgünüm ama burası–” " Abla yemiyorum bu numaraları karşınızda dünki bebe yok” kapı açılınca gülümsedim. Kabalık bir yere kadar işe yarardı oda buraya kadardı... Bahçeyi incelediğimde kuşlar için yüzme havuzu, Bir köpek kulübesi ve beni gördüğü.gibi havalamya başlayan bir pitbull sakin ol bebem bir zararım yok zinciri olmasaydı beni şuracıkta doğruyucağına aşırı emindim. şimdi asıl kapıya geldiğimde bu sefer tıklatmam yetmişti. karşımda güler yüzlü bir hizmetçi ile karşılaştığımda samimi bir şekilde gülümsedim "Ayakkabıları çıkarmama gerek varmı?” “Yok,yok gerek yok sizi hanımefendinin odasına alayım ben hemen” "Tabii” samimiyeti karşısında aşırı mutlu ve gergindim. genç kadın beni bir üst kata çıkarıp kuytu bir odaya yönlendirip güven veren bakışlar atınca kapıyı açtım. “Benim kızım olduğunu bana nasıl kanıtlıyıcaksın?” tövbe bismillah daha yeni geldim Abla sakin ol az “DNA testi herşeyi çözer” “Mantıklı!” diye bir ses gelince sese doğru baktım bir adamı görünce tek kaşımı kaldırdım Ardından annem olduğundan emin olduğum kadın konuşmaya başladı sesi şüpheliydi. “Saçından bir tel ver” at kuyruğu olan saçlarımı açtım ve arka saç telimden bir tane kopardım ve karşımda oturan anneme verdim öylece yüzüme bakınca onu işaret ettim kendi saçından niye tel koparmıyordu? “Siz?” “ne biz?” "Saçınızdan tel koparmıyıcakmısınız” "Tarak diye bir şey var çocuğum” laf sokmuştu... Acaba saçından alıp bir duvara mı geçirseydim kafasını, kendime laf sokulmasını asla sindiremiyordum... “Ben napayım şimdi?” "Seni kızım olarak şuan kabul etmiyorum o sonuçlar gelinceye kadar misafir odasına layıksın” “peki” adama baktım o ise çok neşeli duruyordu gülümsedim “İsmin ne” “Annemin vediği gibi kardeşim olmaya aday kişilik evlat olana kadar yabancılar ile konuşmuyorum” yüzüm düştü. “Sanırım abim var” “Abin değil Ablaların ve Abilerin var!” "Kaç kişilik aileyiz?” “yedi” “Oha,çüş!” ani tepkimle ağzım açık kalmıştı. Ağzımı kapattı “Tam benim kardeşim olucak tip var sende he, Anne! Tepkisi bile benimkiler ile aynı” bir dakika nereye gidiyordu. “Hey! Misafir odası nerde?” Sonlara doğru sesim kısılmıştı. Hoş en azından güzel bir ailem vardı. eskisi gibi sahte bir sevgi yoktu... aynı hizmetli beni misafir odasına götürünce gülümsedim ve kapıyı kapatıp içeri girdim normal bir otel odası ile aynıydı ancak tek bir sorun gece lambası yoktu ve karanlıktan korkuyordum. Işık açıkta uyuyamazdım. Abilerimden veya Ablalrımdan birinden mi isteseydim? Tepkileri ne olurdu ki acaba? odamdan çıktım herhangi bir odanın kapısını tıklattım bir nahif hoş bir kızın sesi "gel” diyince içeri girdim. odası lavanta kokunca mutlu oldum bu kokuyu seviyordum. “Fazladan gece lamban varmı adını bilmediğim kişi” “Ceylan, İsmim Ceylan ve sen de numaracı kız olmalısın” yüzüm düştü,Cidden hepsi nuöara yaptığımı düşünemezdi... “Onu DNA testinde görücez diyelim Ceylan” “Eh tabi orası öyle ve lambayı ne için istiyosun?” gözlerim ışıldadı “Küçükken karanlık ile ilgili bir travma geçirmiştim de ondan kalma bir korku diyelim” “Bu yönümüz aynı ama benim bir travmam yok öylesine karanlık beni geriyo” “bendede öyle” gülümsedim. Onu sevmiştim

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.