Keloğlan daha yeni uyanmıştı.
Yavaşça kel kafasını kaşıdı.
Merdivenlerden indi ve annesini yemek hazırlarken gördü.
-Aa.Anne kime yapıyorsun bu yemeği?
-Aman aman! Sana yok keloğlan, kermese götüreceğim bunları.
-Anne, ben senin evladın değil miyim?
-Komşulara sözüm var kel oğlum, akşama pirinci ısıtırım, şuan öğle zaten.

-İyi iyi, tamam anne.

Keloğlan dışarı çıkar.
Bilgecan dede karşısına çıkar.
-Keloğlan! Yardımına ihtiyacım var evladım!

-Ha? N'oldu Bilgecan dedeciğim?

-İksirler karıştı, zaten iki iksir bunlar. Yardımına ihtiyacım var evladım.

-Tamam Bilgecan dede, nasıl yardımcı olacağım?

-Önce bir labavatuara gel.
-Tamam, geliyorum!
Labavatuara varırlar.

-Ee dedeciğim? Hangi iksirler karıştı?
-Aşk ve Nefret İksirleri.
-E peki ben ne yapacağım?
-Bu iksirlerden rastgele birini seç, iksiri kullandıktan sonraki tepkilerini bana söylersin.
-E, tamam, ne kadar kullanacağım bu iksirlerden?
-Sen önce bir seç evladım.
-Tamam, tamam sağdaki olsun o zaman.
-Tamamdır hazır mısın evladım?
-Hazırım Bilgecan dedeciğim.
-Tamam o zaman, benden günah gitti.
Bilgecan dedenin birden ayağı kayar, iksir keloğlanın her tarafına dökülür.
-Bilgecan dede! İyi misin?
Bilgecan dede ayağa kalkar.
-İyiyim iyiyim sıkıntı yok, evladım.
Ne!?Oğlum sen bu iksirden ne kadar kullandın?
-Üstüme döküldü ya dedeciğim.
-Bu çok kötü. Eğer nefret veya aşk iksiriyse, iksirin sağladığının iki katı sağlanacak.
-E ben ne yapacağım?

-Bilmiyorum ki...
Keloğlan insanların tepkisine bakmak için köye gider.
Devam edecek...