İçeriğe geç

Kelebeklerin Kraliçesi

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Kelebeklerin Kraliçesi

Bölüm 2

Kelebeklerin kraliçesi bölüm devamı

18 yıl sonra

”Burdan nefret ediyorum tamam mı bu işe yaramaz yerde sinir bozucu cüce bozuntularından,aptal çiçeklerden bil nefret ediyorum artık”

Alnına yapışmış terli saçlarını geriye çekip kulağının arkasına koydu.

”Mada…”

”Madam falan yok,duydun mu beni hepiniz aptalın tekisiniz bir halta yaradığınız yok şimdi defol odamdan”

Cüce hizmetçi sesimden irkilip geriye çekildi ve elindeki yemekleri yatağa koyup dışarı çıktı.

Sinirden elim titremeye başlamıştı.Yataktaki yemekleri yere fırlattım.Tabaktaki üzüm ve pudra şekerine bulanmış vişneler yere doğru süzüldü.

Kendimi yatağa attım.Artık bıkmıştım.Her günüm monoton ilerliyordu.Sabah gelen hizmeçti kahvaltımı odama getirirdi sonradan sarayın bahçesinde ders görürdüm,o aptal çiçekleri büyütmekten bıkmıştım.

Ormanı gezmem yasaktı.Muhafızla bile çıkamıyordum,resmen burada tıkılıp kalmıştım.

Yalnızlık içimi kemiren bir kurda dönüşmüştü ve her geçen zamanda yok oluyor gibiydim.Yakında içi boş küreye dönüşücektim.Değersiz,umursanmayan bir süs eşyası.

“İçeri gelebilir miyim Aria”

Yastığıma gömdüğüm kafamı kaldırıp kapıya döndüm.Lavanta kokusu odaya girmeden burnuma dolmuştu.

”Gel”

Kapıyı süsleyen sarmaşıklar yavaşça kenara açıldı.Belinda süzülerek içeriye girdi.Giydiği uzun elbisesi yeri süpürüyordu.Üstünü süsleyen altın işlemelerle dikkat çekiyordu.Kafasına taktığı,alnına v şeklinde dökülen tacıyla çok asil duruyordu.

Derin bir nefes verdi.”Buraya öğüt vermeye gelmedim kendin için en iyisini bileceğinden eminim ama bu kadarı fazla olmaya başladı Aria”

Sesinde ki itaatkarlık tüylerimi ürpertmişti.Ondan korkuyordum ama güvenim de tamdı.

”Ben bir şey yapmadım sadece…”

Sesli bir şekilde nefesimi verdim

…bazen sinir bozucu oluyorlar.”

Yüzüne bakmamak için kafamı yere eğdim.Maviliklerine baktığımda okyanusun ortasında boğuluyormuşum gibi hissediyorum.Sizi içine çekiyordu.

”Gitme zamanı geldi.”

Kafamı yerden kaldırıp mavilerine baktım.Gözlerinde bir şüphe aradım ama yoktu.

Gidiyor muyduk?

”Sen ciddi misin?”

Ellerini birbirine çırpıp odadaki eşyaları toplamaya başladı.Dolaptaki giysiler,masamdaki kitaplarım havada süzülüp hepsi,müzik kutusu büyüklüğündeki kutuya doldu.

”Ait olduğun yere gidiyoruz.”

Nefesimi tuttum.”Yoksa biz…”

”Evet Karia’ya gidiyorsun buradan sıkıldığını sanmıştım.”

Yataktan zıplayarak kalktım.Ani kalkışımla başım hafifçe döndü ama umursamadım.Kollarımı açıp Belinda’nın boynuna doladım ve onu öpmeye başladım.

”Sonunda gidiyoruz ne kadar mutlu olduğumu bilemezsin Bi.”

Kollarımı boynundan çekti.Eh bu kadarı da bana yeterdi doğrusu.

”Sana yakışacak şekilde davran Aria”

Gözlerimi devirmemek için durdum.

”Sanki prensesim Bi abartma lütfen.”

Kısa bi anlık güldüğünü gördüm.

”Benim bir asil olduğumu biliyorsun ve benimle yaşıyorsun yani evet bir prenses sayılırsın.Şimdi üstündekileri çıkar lütfen berbat görünüyorsun,odana bir elbise yolluycam.”

Tam ağzımı açmıştım ki

”ve zorluk çıkartmaya kalkışma sakın”

Yüzümdeki sırıtmayı durduramıyordum,kalbim göğüs kafesine baskı uygulamaya başlamıştı.Koşarak camı açtım ve buranın temiz havasını son kez içime çektim.Artık yeni bir yerde yeni bir hayatım olucaktı.

Elimi yanağıma götürüp izin üstünde gezdirdim.Belinda bunun bana yıldızların hediyesi olduğunu söylerdi.Heyecanlandığım,üzüldüğüm anlarda oraya dokunmak kendimi iyi hissetiriyordu.Yıldızlarla bu anımı paylaşıyordum.

”Madam elbisenizi giyme zamanınız geldi birazdan geçite gidiceksiniz.”

İlk defa hizmetliye suratımı büzmedim ya da bağırmadım,gülümsedim.

Yaprakları dolmuş defteri rafa kaldırıp yeni bir tanesine başlamanın zamanı gelmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.