21bölüm oldukk. Lütfen beğenerek yorum yapmayı unutmayın. Sizleri çok seviyorum 🤍
Bölüm müziği hikayenin içinde…🎶
🫧🫧🫧
Sohbet tüm samimiyetiyle ilerlerken bende büyük bir keyifle Paradoks gurubunu izliyordum. Aşırı derecede enerjik ve yeri geldiğinde de çok komik olabiliyorlardı.
Sanki canlı yayında değilmişler gibi, kendi aralarında muhabbet edip arada da kameraya bakarak izleyicilere bir şeyler söylüyorlardı.
Bu durumdan kimsenin şikayetçi olduğunu sanmıyordum, çünkü onları izlemek çok keyifliydi.
Sadece arda Ömer’in öksürük krizleri tutuyordu ve izleyicilere soğuk algınlığı diyerek geçiştirmişlerdi. Öksürüklerinin sebebini, yani hastalığını bilmek bani çok üzüyordu.
Ömer’in paylaştığı fotoğrafın altına yorum yaparak istediğim şarkıyı yazmayı düşündüm ama sonra vazgeçtim.
Sonuçta bir sürü yorum gelmişti ve benim yorumumun görüleceğini pek sanmıyorum.
Hemde Ömer’e yayını izleyemeyeceğimi söylemiştim.
Ayrıca Kerem'in Ömer’e "sevdiğin kızı düşün." Demesi zaten yayını izleyen herkeste büyük bir yankı uyandırmıştı.
Ve herkes Ömer’in sevdiği bu kızın kim olduğunu merak ediyordu.
Bende her ihtimale karşı Ömer’i takipçilerimin arasından çıkardım.
Çünkü Ömer’in zaten çok az takip ettiği kişi vardı. O yüzden ben dikkat çekebilirdim.
Hayatımda isteyeceğim son şey, herkesin dilinde olmaktı.
Yayını izlemeye devam ederken artık şakalaşma faslı bitmiş, Kerem ciddi bir şekilde Ömer’e dönerek konuşmaya başladı.
"Birde şöyle bir şey yapacağız kardeşim. Biz sana sorulan bir kaç soruyu toparladık."
Ömer. "Hayır ya." Diye söylenmeye başladı.
Anıl gülerek araya girdi.
"Valla hiç hayır mayır deme. Bak bir milyon kişi şu an bizi izliyor. Doğru düzgün bir canlı yayın yapamadılar mı dedirttireceksin bize?"
Ömer gözlerini devirerek gülerken telefonunu eline aldı.
Ardından benim telefonumdan gelen bildirim sesiyle hemen telefonu elime alarak gelen mesajın kimden geldiğine baktım.
Öylesinebiri: Ne yapıyorsun?
Şokla başımı telefonumdan kaldırarak bilgisayarımın ekranına baktım.
Olcay'la Barış bir şeyler anlatırken Ömer başını eğmiş bir şekilde telefonuyla uğraşıyordu.
Şu durumda aklına gelerek bana mesaj mı atmıştı yani...?
Elisa: Çalışıyorum?
Öylesinebiri: Yayını izlemiyor musun?
Bilmemezliğe vurarak.
Elisa: Ne yayını?
Diye mesaj attım.
Öylesinebiri: Neyse boşver.
Öylesinebiri: Seni seviyorum.
Attığı mesajla gözlerim büyürken heyecandan ellerim titemeye başlamıştı.
Neden yayını izlediğimi söylemediğimi bende bilmiyordum.
Bir şey yazmak yerine yayını izlemeye devam ettim.
Ömer’de telefonunu bırakarak arkadaşlarıyla muhabbet etmeye devam etti.
"Tamam yapalım soru cevap işini."
Dedi burun kıvırarak.
"Ama öncee."
Diye neşeyle bağırdı Olcay. Paradoks gurubunun en sesli konuşanı Olcay'dı. Çünkü normal bir ses tonuyla konuşsa bile sanki bağırıyormuş gibi oluyordu.
"İlk önce yorumlardan gelen istek şarkıyı çalalım."
Guruptaki herkes 'olur' direk onayladılar.
Kerem müzik aletlerini hazırlarken Anıl Ömer’in telefonunu eline aldı.
"Ee nasıl seçeceğiz şarkıyı."
"Yorumları aç aşağıya doğru kaydır. Sonrada birinin üzerinde dur. Çıkan şarkıyı çalalım."
Diyen Barış'ı onaylayarak telefonun ekranını kameraya doğru tutarak yorumlar kısmını açtı Anıl.
"Ama bir dakika ya. Neden Anıl seçiyor? Ben seçmek istiyorum."
Diye çocuk gibi mızmızlanan Olcaya istemsizce güldüm.
Gerçekten de şarkıyı kendisi seçemediği için çok mutsuz olmuşa benziyordu.
Anıl ise büyük bir gururla kahkaha attı.
"Önce büyükler. Sen otur yerine bakim."
Olcay gözlerini devirerek oturduğu koltuktan ayağa kalkıp Anıl'ın elindeki telefonu hızla kaptı.
Anıl küçük bir küfür savururken Olcay'ın elindeki telefonu almak için büyük bir savaş vermeye başladı.
Ben kahkahalarla onları izlemeye devam ettim.
En sonunda Kerem dayanamamış olacak ki, ikisinin elinden de telefonu alarak onları geriye doğru ittirdi.
Ömer’le Barış'da benim gibi gülerek Anıl'la Olcay'yı izliyorlardı.
Kerem gurubun en aklı selim olan insanı olmalıydı.
"Arkadaşlar siz bu ikisinin saçmalıklarına bakmayın. Her neyse seçiyorum ben."
Diyerek telefonun ekranını kameraya doğru tutarak yorumları aşağı yukarı doğru hızla kaydırmaya başladı ve parmağını birinin üzerinde durdurdu.
"Evet. Melisa Pamuk."
Diyerek ekrandaki yazıyı okudu. Sonrada bakışlarını kameraya çevirerek konuşmaya devam etti.
"Evet Melisa senin istediğin şarkıyı söyleyeceğiz."
Olcay ve Anıl tartışmalarını sonlandırırken herkes müzikaletlerinin başına geçti.
Ömer’de gitarını elina almasıyla onun yerine ben heyecanlanmaya başlamıştım.
Kerem arkadaşlarına bakarak konuştu.
"Birde Melisa Pamuk şöyle bir şey de yazmış. Yorumunu okuyorum. "Umarım benim şarkım seçilir. Ay Tenli Kadın. Bunu istiyorum. Ve bun şarkıyı Ömer Arslan'a ve onun sevdiği kadına armağan ediyorum. Umarım hep mutlu olurlar. Seni çok seviyorumuz Ömer." Şarkı sana armağan edildi kardeşim haberin olsun."
Şaşkınlığım artarken ne hissedeceğimi bilemedim.
Bu çok özel bir duyguydu. Asla tarif bile edemeyeceğim bir duygu...
"Bende ona armağan ediyorum o zaman."
Diye mırıldandı Ömer.
Dolan gözlerimi elimle kurulamaya çalışırken, ağlamamak mümkün değildi.
Hatta neden ağlamamaya çalışıyordum ki.
Bir daha ne zaman hayatımda böylesine güzel bir duygu yaşayacaktım?
Bir daha ne zaman sevinçten ağlayacaktım?
En iyisi ağlamalıydım, ve bu anın tadını çıkarmalıydım.
Şarkı yavaşça başlarken gözlerimi Ömer’e dikerek Kerem'in sesini Ömer’in yüzünü izlemeye başladım.
Senin derinlerinde bir yerde buldum
Sımsıkı sarılacak karışacak köklerimi
Görmek beraber olmak seninle
Çok güzel belki ama
Düşlemek bambaşka
Tenin almış beyazlığını aydan
Saçlarının rengi geceden
Bundan geceye sevdam
Sen örterken benimle kalbini
Al aklım gibi hissimi
Al çünkü özlüyorum
Sen örterken benimle kalbini
Al aklım gibi hissimi
Al çünkü özlüyorum
Tenin almış beyazlığını aydan
Saçlarının rengi geceden
Bundan geceye sevdam
Sen örterken benimle kalbini
Al aklım gibi hissimi
Al çünkü özlüyorum
Sen örterken benimle kalbini
Al aklım gibi hissimi
Al çünkü özlüyorum
Şarkı bittiğinde gözyaşlarımı elimin tersiyle sildim.
Çok güzel bir şarkıydı ve çok güzel söylemişlerdi.
Ardından tekrar koltuklara geçerken konuşmaya devam ettiler.
Biraz müzikle ilgili konuştuktan sonra en ilgilimi çeken kısıma gelmiştik.
Soru- Cevap.
Kerem Ömer’e doğru dönerek konuşmaya başladı.
"Önce şu soruyla başlayalım."
"Başlayalım bakalım."
Diye mırıldandı Ömer.
"Bir yıldır en çok sorulan soru. Ve artık bizde bu sorudan bıktık. Buna artık güzel bir cevap getir kardeşim. Neden Paradoks gurubundan ayrıldın? Yani biz biliyoruz da. Bizi izleyenlere da bir açıklama yap artık."
Ömer kameraya doğru bakarak konuşamaya başladı.
"Aslında evet. Bir açıklama yapmam gerekiyordu. Bununla ilgili o kadar çok haberler çıktı. Yok işte gurupta kavga çıktı, anlaşamıyorlar falan diye. Bunların hepsi gördüğünüz gibi yalan arkadaşlar."
Biraz durarak devam ettirdi konuşmasını.
"Neden ayrıldığıma gelecek olursak. Bunun çok büyük bir sebebi yok. Öyle olması gerekti. Yani biraz dinlenmeye ihtiyacım vardı ve bende öyle yaptım. Çok önemli bir mevzu değil. Gördüğünüz gibi arkadaşlığımız hâlâ devam ediyor."
Hastalığını söylemiyordu. Söylemek istemiyordu.
"Peki o zaman. Şu soru da çok soruldu. Hazır mısın kardeşim?"
Ömer başını sallamakla yetindi.
"Sen aşka inanmayan bir insandın. Şimdi söyle bakalım, aşk hakkında ne düşünüyorsun? Bunu o kadar çok merak eden var ki.."
Ömer derin bir nefes alarak ellerini saçlarına daldırarak sakince gülümsedi.
"Abi bu zor oldu ya."
Diye güldü. Barış Ömer’e bakarak.
"Hadi kardeşim. Valla bunun cevabını bende çok merak ediyorum."
Diye konuştu Kerem. Ömer kısa bir süre sessiz kalırken konuşmaya başladı.
"Aslında bu konuda konuşulacak çok şey var ama anlatabilecek bir kelime yok."
"Ooo, edebiyata de giriş yapmışız. Hayırlı olsun."
Diye güldü Anıl.
Büyük bir ilgiyle izlemeye devam ettim.
"Şu an bu yayını izlemediği için rahatım. Yoksa hiçbir şey söylemeye cesaret edemezdim."
"Nasıl ya? Yengemiz izlemiyor mu bizi şimdi? Of desene şarkıyı boşuna armağan ettik."
Dedi keyifsizce Olcay. Barış Olcay'ın başına hafif bir şamar atarken devam etti konuşmaya Ömer.
"Beni bilen bilir. Yani önceden bir çok ilişkim oldu. Bütün ilişkilerimde benim için dış görünüş önemliydi. Sevgili olduğum kadınların güzel olması yeterdi benim için. O zamanlar ruhtan habersizdim tabi."
Ömer susarken derin bir sessizlik oldu. Her şeye gülen Olcay ve Anıl bile büyük bir ilgiyle Ömer’i dinliyordu.
Beni soracak olursanız...
Ben, nefesimi tutmuş bir şekilde aşık olduğum adamı dinliyordum.
"Gerçekten bir ruhun olduğunu unutmuştum. Bu benim için de geçerliydi. Ben kendi ruhumu bile unutmuştum. Sonra o."
Başını iki yana yavaşça sallayarak gülümsedi.
"Onunla tanıştım. İlk sesini duydum. Sonra onunla konuştum. Hep konuştum. Ve onun yüzünü bile görmeden önce ruhunu gördüm. Yanımda olmasa da varlığını hissettim. Sonra anladım ki o hep vardı. İçimde bir yerlerde hep vardı. Sadece tanışmamız için zamanının gelmesi gerekiyordu. Kısaca aşk diye bir şey varmış arkadaşlar."
Diyerek tekrar sustu.
Dudaklarımdan küçük bir hıçkırık çıkarken gözyaşlarım tekrar yanağımdan süzülmeye başladı.
"Bu kadar."
Diyerek sonlandırdı konuşmasını Ömer. Zaten ardından yapılan hiçbir konuşmayı duymadı kulaklarım.
Yanaklarımdan süzülen yaşlar ardı ardına dahada şiddetlenirken, zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.
Artık canlı yayını bitireceklerdi.
Telefonuma gelen bildirim sesiyle gelen mesaja baktım.
Öylesinebiri : Lütfen bi canlı yayını açar mısın?
Elisa: Tamam
Dedim sadece. Oysa ki zaten açıktı.
"Son bir şarkı söyleyelim."
Diyen Ömer’e onayladı herkes.
"Benim istediğim şarkı olacak ama."
"Tamam reis. Sen ne dersen o."
Diyerek elini Ömer’in omzuna attı Barış.
Ve ardından tekrar şarkı söylemek için yerlerine geçtiler.
Tekrar mesaj geldi telefonuma.
Öylesinebiri: Bu şarkı senin için. Sparkle ✨
Dünyanın en güzel kızı
Hem kalpsiz hem kalp hırsızı
Göremezsem o güzel yüzünü ölüce'm
Gerçeklere bu kadar çok takılırsan
Bu hayatın tadını çıkaramazsın
Ben hayallerimle mutlu mesut yaşarken
Sen kaybettiklerinden kurtulamazsın
Ya da geri dönme, düşünme aşkımdan ölürken
Bile bile kandık dünyaya bu kadar kötüyken
Evinin içinde kedinle yapayalnız uyurken
Bi' odada sen ve ben, neler neler, aşkımdan ölürsem
Dünyanın en güzel kızı
Hem kalpsiz hem kalp hırsızı
Göremezsem o güzel yüzünü ölüce'm
Eteğinde kırmızı çiçekler
Göğsünde açan kelebekler
Sen beni öptüğünde hayata dönüce'm
Ya da geri dönme, düşünme aşkımdan ölürken
Bile bile kandık dünyaya bu kadar kötüyken
Evinin içinde kedinle yapayalnız uyurken
Bi' odada sen ve ben, neler neler, aşkımdan ölürsem
Dünyanın en güzel kızı
Hem kalpsiz hem kalp hırsızı
Göremezsem o güzel yüzünü ölüce'm
Eteğinde kırmızı çiçekler
Göğsünde açan kelebekler
Sen beni öptüğünde hayata dönüce'm
🫧🫧🫧🫧🫧🫧🫧

