Ufuk Beydemir- Hiç🎶
Öylesinebiri: Naber?
Elisa: İyi. Sen?
Öylesinebiri: İyi bende
Elisa: Bir dakika bir dakika. Sen profil fotoğrafını mı değiştirdin
Elisa: Ay bakacağım şimdi de heyecan yaptım
Öylesinebiri:😂
Öylesinebiri: Sakin sakin
(Ömer’in profil fotoğrafı)

Elisa: Ama hala yüzünü, gözlerini net göremiyorum.😐
Öylesinebiri: İstediğin yüzüm olsun be güzelim
Öylesinebiri:

Öylesinebiri; Hey. Orda mısın?
Öylesinebiri: Ne oldu?
Öylesinebiri: Elisa
Öylesinebiri: Bir şey desene
Öylesinebiri: Elisaa
Elisa: Burdayım
Öylesinebiri: Mükemmelliğim karşısında şok geçirdin galiba 😁
Elisa: Ah kendini beğenmiş
Elisa: Tanıştığımıza memnun oldum Ömer
Öylesinebiri: İlk tanışmamız sayılmıyor herhalde
Elisa: Evet onlar sayılmıyor
Elisa: Seni sadece konuşmalarından, anlattıklarından, hissettiğim ruhundan tanıyordum
Elisa: Ama artık seni tam olarak tanıyorum
Elisa: Ve iyikide tanışmışım
Öylesinebiri: Bende tanıştığımıza memnun oldum Elisa
Elisa: :)
Öylesinebiri: Ee ne yapıyorsun?
Elisa: Origami
Elisa:

Elisa: Birkaç gündür bununla uğraşıyordum da bitti sonunda
Öylesinebiri: Çok güzel olmuş👌🏻
Öylesinebiri: Demekki böyle yeteneklerin de var
Elisa: El yeteneğim vardır 😎
Öylesinebiri: Başka neler yaptın böyle
Elisa:

Elisa: Bunuda yapmıştım
Elisa: Daha bisürü var
Elisa: Uzun zamadır yapıyorum. Koleksiyonum var
Öylesinebiri: Ne güzel. Görmek isterim
Elisa: Gel o zaman. Türkiye'ye
Öylesinebiri: Bilmem. Bakılır
Elisa: Bakılsın...
Öylesinebiri: Benim öyle el becerim falan
yoktur
Elisa: Hayret kendini övmedin bu sefer 😄😄
Elisa: Egonu nereye düşürdün
Öylesinebiri: Bu sefer de seni öveyim dedim ya
Öylesinebiri: Banada bir tane yapsana
Elisa: Yaparım
Elisa: Ne istersin
Öylesinebiri: Hmmm
Öylesinebiri: Bilmem. Neler yapabilirsin ki
Elisa: Sen söyle ben herşeyi yaparım
Öylesinebiri: Peki
Öylesinebiri: Aslan yapar mısın
Elisa: Yaparım
Elisa: Ve Türkiye'ye döndüğünde veririm
Öylesinebiri: Dönersem tabi
Elisa: Bence döneceksin
Öylesinebiri: Nasıl emin olabiliyorsun
Elisa: Biliyorum
Öylesinebiri: ?
Elisa: Herneyse. Siparişiniz alınmıştır Ömer bey
Öylesinebiri: Güzel yapacağınızı umuyorum Elisa hanım
Elisa: Güzel yapacağıma emin olabilirsiniz. Müşteri memnuniyeti bizim için önemlidir
Öylesinebiri: Peki sana güveniyorum
Elisa: Bu arada. Ben sana bir şey söylemek istiyorum
Elisa: Daha doğrusu sormak istiyorum
Öylesinebiri: Sor
Elisa: Ama yanlış anlamandan korkuyorum. Yada seni üzmekten
Öylesinebiri: Bana her şeyi sorabilirsin Elisa
Elisa: Peki o zaman
Elisa: Hani sen bana geçen gün kitap okudun ya
Öylesinebiri: Yine kitaptaki cümlelere bir anlam yüklediğimi mi söyleyeceksin?
Elisa: Hayır. O ayrı bir konu ama şu an soracağım şey o değil
Öylesinebiri: Peki. Dinliyorum
Elisa: Ben seni dinlerken şunu farkettim
Öylesinebiri: Evet?
Elisa: Senin bazen nefesin kesiliyormuş gibi oluyor. Yani. Böyle sanki bazen nefesini zor alıyormuşsun gibi
Öylesinebiri: Belki sana okuduğum için heyecanlanmış olabilirim
Öylesinebiri: Olamaz mı?
Elisa: Bilmem olabilir mi?
Öylesinebiri: Olabilir
Elisa: Başka bir sıkıntı yok yani öyle mi
Öylesinebiri: Ne gibi bir sıkıntı
Elisa: Bilmiyorum işte bende sana soruyorum ya
Elisa: İyiysen sıkıntı yok
Öylesinebiri: İyi olamaya çalışıyorum Elisa
Elisa: Arayım mı
Elisa: Sesli konuşalım
Öylesinebiri: Olur
Öylesinebiri: Çok güzel olur
🫧🫧
Elimde çevirip durduğum telefonun çalmasıyla heyecanla yattığım yataktan kalkarak ekrana baktım.
Arayan Öylesinebiri' ydi ve benim şu an heyecandan ellerim titriyordu.
Onunla 2. Telefonla görüşmemiz olacaktı ama ben şu anda ilkinden bile daha heyecanlıydım.
Derin bir nefes alıp telefonu açarak kulağıma götürdüm.
İkimizde nefesimizi tutmuş bir şekilde susuyorduk. Sanırım o da benim kadar heyecanlıydı. Sessizliği bozan ben oldum.
"Ömer."
Hafif bir gülme sesi işittim telefonun gerisinden. Çok güzel gülüyordu.
"Elisa."
Diye mırıldandı o da.
Onun sesinden ismimi duymak çok güzeldi.
Ne söyleceğimi ne konuşacağımı bilmiyordum.
"Ee başka bir ilginç bilgi yok mu?"
Diye saçmaladım. Ben kendi kendime göz devirirken o ise tekrar güldü.
Bu kadar güzel bir ses tonuyla gülmesi normal miydi?
"Sivrisineklerin dişleri varmış."
Dedi gülerek. Bende güldüm. Ama benim gülme sesimi duyunca gülmeyi kesti. Sanki gülüşümü dinliyor gibiydi.
"Bak bunu biliyordum."
"Biliyor muydun? Şaşırdım."
"Evet internete denk gelmiştim."
"Keşke bilmediğin bir şey söyleseydim. Hmm düşünüyorum da şu an aklıma bir şey gelmiyor."
Dedikten sonra birkaç kez öksürdü.
"Üşütüyor musun kendini Ömer? Dikkat et biraz kendine."
"Hava değişikliği falan oldu ya ondandır galiba ya."
"Olabilir. Sıcak bir şeyler iç."
"Tamam yaparım."
"Ömer ben sana bir şey soracağım."
"Sor."
"İzlanda'ya neden gittin? Sonra söylerim sebebini demiştin."
Bi süre sessiz kaldı Ömer. Merakla ne söyleyeceğini bekliyordum.
"Uzaklaşmak için."
"Tam olarak neyden uzaklaşmak istedin?"
"Oralar uzun mevzular Elisa ya."
"Merak ediyorum Ömer."
"Tamam anlatacağım. Daha doğrusu anlatmalıyım."
Büyük bir merakla 'dinliyorum' dedim.
Bir süre sessiz kaldı. Sanırım söyleyip söylememe konusunda bir kararsızlık yaşıyor gibiydi.
"Şöyle yapalım mı Elisa? Ben seni yarın görüntülü arayayım öyle konuşalım. Bu şekilde değil."
"Tamam görüntülü de konuşuruz ama neden şimdi anlatmıyorsun? Eğer çok özelse ve anlatmak istemiyorsan anlayışla karşılarım."
"Senden özel değil."
Bi süre bu cümlenin üzerine ne diyeceğimi bilememiş bir şekilde öylece kaldım.
Sessizliği bozan Ömer oldu.
"Yarın bu saatlerde arayacağım seni. Şimdi kapatıyorum görüşürüz sparkle."
🫧🫧🫧🫧🫧🫧🫧

