İçeriğe geç

Kelebek Etkisi (Texting)

Bölüm 24 · 3 dk okuma

Kelebek Etkisi (Texting)

Bölüm 24

13.BÖLÜM

maNga- Beni Benimle Bırak 🎶<

Engin: Elisa

Elisa: Efendim Engin

Engin: Görüşemiyoruz uzun zamandır

Elisa: Müsait değilim son zamanlarda işler biraz yoğun

Engin: Bi kahve içmek için zamanın vardır herhalde değil mi

Elisa: Sezon başı Engin

Elisa: Gerçekten çok yoğunum hazırlanması gereken çok fazla kıyafet var

Engin: Tamam sana geleyim o zaman

Elisa: Bu ısrarının sebebi ne tam olarak

Engin: Özledim seni

...

Engin: Bir şey söylemeyecek misin

Elisa: Nazlıyla ayrıldınız galiba bana döndüğüne göre

Engin: Bak bu konuda bana kırıldığını biliyorum ama

Elisa: Bana açıklama yapmak zorunda değilsin Engin merak etmiyorum

Engin: Görüşelim lütfen Elisa

Engin: Sana ihtiyacım var

Elisa: Engin

Engin: Seyran lütfen

Elisa: Tamam

Elisa: Bir saat sonra bir yerde yemek yiyebiliriz

Engin: Biliyordumm hayır demeyeceğini teşekkür ederim

Engin: Ben sana konum atarım

Elisa: Olur

🫧🫧🫧🫧🫧🫧🫧🫧

"Elisa, buraya yemeğe geldik ama başını telefonundan bi kaldıramadın."

Diye söylenen Engin'e gözlerimi devirerek baktım. Normalde önceden Engin beni umursamayarak telefonuyla uğraşırdı.

"Muhabbet açtın da konuşmadım mı Engin?"

Diye sordum telefonumu masanın üzerine bırakarak.

"Sende bir değişiklikler var Elisa."

"Ne gibi?"

Sorduğum soruyla beni süzerek cevap verdi.

"Önceden böyle değildin. Yani devamlı sen konuşurdun. Yan yana olmadığımız zamanda sana mesaj atıyorum çevrimiçi olduğun halde bana yazmıyorsun?"

Tek kaşımı kaldırarak mırıldandım.

"Dediğin gibi. Belkide değişiyorumdur."

"Sen evindeki saksının yerini bile değiştirmezsin Elisa. Kendinin değişebileceğine inanıyor musun?"

Derin bir nefes alarak başımı oturduğumuz restorandaki insanlara doğru çevirdim.

"Geçen gün yatak odamı komple yeniledim. Bir ara da koltuklarımı değiştirmeyi düşünüyorum. Hatta duvarımdaki atmaya kıyamadığım panoları bile değiştirdim."

Dirseklerimi masaya yaslayarak Engin'e doğru yaklaştım.

"Yani anlayacağın ben değişiyorum Engin. Ve bu durum beni korkutmuyor, aksine rahatlıyorum. Artık karşında o takıntılı Elisa yok."

Engin bana şaşkın bir şekilde bakarken gülerek arkama yaslandım.

"Peki bana hâlâ aşık mısın?"

Diye sordu. Bu soruyu bende beklemediğim için biraz afallasam da Engin'e bakarak kısa bir an düşündüm.

"Ben sana hiç aşık olmadım ki."

Ben bile ne dediğimi tam algılayamamıştım. Engin bana şok olmuş bir şekilde bakıyordu.

"Evet aşık olmadım. Çünkü aşk bu değil Engin. Ben seni seviyorum, ama bu sevgi sana duyduğum minnetin büyüklüğünden doğmuş olabilir. Belkide ben sana duyduğum minnet karşısında kendimi kaybettim. Sana aşık olduğunu zannettim."

Engin kaşlarını çatarak mırıldandı.

"Ne demek istiyorsun Elisa?"

"Düşünüyorum da Engin. Sen bundan dört yıl önce bir araba bana tam çarpacağı sırada beni kurtardığın için o günden beri sana büyük bir hayranlık ve minnet duydum. Çünkü benim hayatımda hiç kahramanım olamamıştı. Doğduğumda sadece annem vardı hayatımda ve ikimizde yalnızdık. Çok zor zamanları sadece kendi kendimize atlattık."

Önümdeki sudan bir yudum alarak devam ettim konuşmaya. Sanırım bu söylediklerimi ilk defa kendime itiraf ediyordum.

"Ve sen benim hayatımı kurtarınca sana bunun karşılığını vermek istedim. Sana verebileceğim sevgim vardı sadece. Seni sevdim hemde çok. Biliyorsun ben biraz takıntılı biriyimdir. Ve ben bu sevgiyi aşk zannettim. Ama anlıyorum ki bu aşk değilmiş. Bu minnetmiş. Seni her yanlış yapışında affetmem bu yüzden. Sende hiç hata görmeyip hep kendimi suçlamam bu yüzden. Ve sende bu durumu kullandın."

Engine doğru yaklaşarak fısıldadım.

"Çünkü ben senin gözünde hep cepteydim öyle değil mi?"

Tekrar arkama yaslanarak rahat bir şekilde Engin'i süzdüm.

"Sana kızgın değilim rahat olabilirsin. Sana karşı hâlâ içimde minnet duygusu var. Ama fazlası yok. Ben aradığımı buldum."

"Başka birisi var. Öyle değil mi?"

Diye sordu üzgün bir tavırla.

"Evet." Dedim gözlerine bakarak.

"Başka birisi var."

"Benden daha mı yakışıklı?"

Sorduğu soruyla gülerek Engin'e baktım.

"Mesele yakışıklılık değil. Ama yinede bunu merek ediyorsan cevaplayayım."

Gözlerimi kapatarak mırıldandım.

"Onun yüzünü bile net olarak bilmiyorum."

Tekrar Engin'e baktığımda bana deliymişim gibi bakıyordu.

"Bakma bana öyle. Hayat bana hiç ummadığım bir vakitte çok güzel bir kapı açtı."

"Sen şu an baya baya benden ayrılıyorsun öyle mi?"

Diye sordu Engin inanamayarak.

"Komik olma. Biz seninle ayrılalı çok oldu Engin. İstersen arkadaşım olarak kalabilirsin. Senin bendeki değerin büyük. Bana ihtiyacının olduğu her zamanda yanında olacağım. Ama fazlası olmaz."

Diyerek ayağa kalktım. Engin ise söylediğim cümleleri algılamaya çalışıyora benziyordu.

"Sonra görüşürüz."

Diyerek yanından ayrıldım.

Ben bile şu an kendime inanamıyordum. Engin'i deli gibi sevdiğime inanan ben, ilk defa kendimle yüzleşmiştim. Ömer’i seviyordum. Onun beni sevip sevmediğini ise hiç bilmiyordum.

Tek bildiğim onunla konuşmak onu dinlemek onu düşünmek..

Bunların hepsinin bana çok iyi geliyor olmasıydı.

Bir kadın, bütün bildiklerini tek bir kalemle silerken, nasıl yüzünü bile görmediği bir adama aşık olur?

🫧🫧🫧🫧🫧🫧🫧🫧

Bölüm sonu

1 yorum

  • Agagagagag maNga'nın en sevdiğim şarkılarından birisini koymuşsunnnn😭😭🤧🤧😁😁😁♥️♥️