İçeriğe geç

KEHRİBAR(Texting)

Bölüm 1 · 3 dk okuma

KEHRİBAR(Texting)

Bölüm 1

Bölüm:1

Anonim: Bu fakülte için fazla değil mi bu güzellik?

Zeren: Pardon?

Zeren: Ne diyorsun be!?

Anonim: Bu güzellik diyorum, fazla değil mi diyorum?

Zeren: Ya bi siktir git sapık herif!

Anonim: Kızım ne küfrediyorsun ya?

Anonim: Güzel olduğunuz kadar terbiyesizsiniz de Zeren Hanım!

Zeren: Hemen engellendin koçum!

-Bu kişiye mesaj gönderemezsiniz-

Gözlerimi devire devire fakülteden çıkış yaptım. Lisedeki erkeklerden bir farkı olmayan fakültedeki erkekler sağolsun haftada iki kez engellemekten bıkmıştım artık. 18 yaşına gelen insanların reşit sayılması tamamen saçmalıktı. Müge Anlı'nın da dediği gibi 25 yaşına kadar reşit kabul edilmemeliydi insanlar.

Hoca dersi blok yaptığı için beynimin patlamasına ramak kalmış bir şekilde eve doğru yol aldım. Otobüse binmek ve kalabalık olacağı gerçeği beni şimdiden geriyordu.

Ne bekliyordunuz? Öğrenci adamın arabası mı olur?

Güvenlikten geçip durağa doğru yöneldim. Ağır ağır giderken otobüsü boş görüp Allah'a şükretmem bir oldu. Çok şükür boştu. Daha fazla insan sesi çekecek durumda değildim.

Kartımı okutup tekli koltuğa yerleştiğimde kimsenin sesini duymamak için kulaklığıma yöneldim. Sarjı az kalmıştı ama beni idare ederdi. Yarım saatlik otobüs yolculuğundan sonra eve gelmiştim. Karnım açıktan gurulduyordu ama yemek yapasım yoktu. Telefondan yemek sipariş edip gelene kadar koltuğa uzandım. Evim klâsik öğrenci eviydi. 3 kişi tuttuğumuz 1+1 evle idar etmeye çalışıyorduk. 3 kişi sığmamıza yetecek kadar geniş bir yatak odamızın olması güzeldi. Onun harici evin her yeri dar bir alana sahipti. Zilin çalmasıyla ayağa kalkıp kapıya doğru yöneldim. Bu kadar hızlı gelmesini beklemiyordum kuryenin. Kapıyı açtığımda yanılmadığımı anladım. Kurye değildi. Ömer gelmişti. Ona anlamsız bakışlar atarken o konuşmaya başladı.

"Zeren merhaba, kusura bakma rahatsız ettim. Melisa'dan eksik notları istemiştim ama onda yokmuş Zeren'den iste o sana verebilir dedi. Sende varsa İletişim Kuramları notlarını verir misin?"

Ona anlamsız bakışlar atarken beklenti dolu gözlerle bana baktı. Kafamı sallayıp beklemesini rica ettim. Oturma odasına yönelip çantamdan defteri alıp kapıya doğru adımladım. Defteri uzatmadan önce

" Yalnız vize haftası yaklaşıyor, notlar bana lazım olacak işin bitince çabucak getirirsen sevinirim Ömer."

demeyi de ihmal etmedim.

Kafasını anlayışla karşılar gibi sallayıp minnet dolu gözlerle gözlerime baktı. Bu çocuk İletişim fakültesinde okumanın hakkını veriyordu yahu!

"Merak etme iki günde elinde olur çok teşekkür ederim."

Tam rica ederim diyecekler kuryenin yemeğimi getirmesiyle sözüm bölündü. Ben bir dakika müsade isteyip para getirmeye giderken geldiğimde kuryeyi bulamadım. Ömer'e anlamaz gözlerle bakıp

"Kurye nereye gitti?" Dediğimde gözlerini kaçırdı.

"O kadar not verdin yemeğin benden olsun."

Dediğinde anlamaz gözlerle bakmaya devam ettim.

" Gerek yoktu böyle bir şeye kendim öderdim notun lafı mı olur? " Dediğimde gülerek başını iki yana salladı.

"İtiraz kabul etmiyorum. Afiyet olsun, tekrar teşekkür ederim."

Diyerek kapıdan uzaklaştı. Onun arkasından bir müddet bakakalırken yaptığı bu harekete anlam veremeyip kapıyı kapattım. Acıktığım için bir çırpıda sofraya oturup yemeğimi yedim. Yemeği yediğimde ağırlık çöktüğü için yatağıma girip uyuklamaya basladım. Ben tam uyuyacağımı düşünürken bir bildirim daha geldi telefonumdan.

Bilinmeyen numara: Selam güzellik;)

Mesaja gözlerimi devirip engellemem bir oldu. Erkeklerin bu özgüveni nerden geliyordu? Herkese mesaj atma cesaretini kimden alıyorlardı. Bir daha bildirim sesi duymamak için telefonumu sessize aldım ve gözlerimi kapattım.

3 Saat sonra

Gözlerimi zilin tahammül edemediğim sesiyle açtım. Küfür ede ede yatakta kalkıp kapıya yöneldim. Kapıyı açarken bir yandan da sövmeyi ihmal etmiyordum. Gelen Melisa'ydı.

"Bebeğim niye açmıyorsun kapıyı ağaç oldum ya!"

Sinirle gözlerimi devirdim.

"Kızım anahtarın yok mu senin? Ne hayvan gibi vuruyorsun kapıya?"

Korkakça bu gülüş takındı yüzüne.

"Ne bağırıyorsun aşkım ya? Anahtarı evde unutmuşum."

Bu dediğine daha da sinirlendim.

"Melisa, anahtarı unut diye yedekletmedik. Madem unuttun mesaj at saksının altına falan koyayım. Sabahın köründe dersten geldim az uyuyayım diyorum ama yok rahat bırakmıyorsunuz!"

"Özür dilerim bir daha olmaz."

Diyerek kırgın bir bakış atıp banyoya yöneldi. Normalde olsa bu kadar tepki göstermezdim ama aşırı yorgundum ve uyumak istiyordum. Gece gitmem gereken bir işim vardı. Dinlenmem lazımdı.

Sinirle odaya dönüp tekrar yatağa girdim. İnşallah uyuyabilirdim.

Hello! Yeni Kurgumu nasıl buldunuz?

Etkileşim için oy vermeyi ve yorum atmayı unutmayın lütfen🩶

Bölüm sonu

4 yorum