Ben yetimhanede büyüdüm . Her gece bir ailemin olmasını dua ederek uyurdum . Bir gün bakıcılardan biri gelip beni müdürün odasına götürdü . Sonunda dualarım gerçek olmuşdu. Bir aile tarafından evlat edinildim . Zaman geçtikçe onları kendi ailem gibi görmeye başladım . Ne istersem alıyordular - şeker , kıyafet ve ya oyuncak . Beni sevgiye boğduklarında tüm hayatımın çok güzel geçiceğine inanmışdım ama bu güzel günler sadece kardeşim doğana kadar devam etdi.
Kardeşim doğduktan sonra ailemin bana olan ilgisi gün geçtikçe azalmaya başladı. Kardeşim büyüdükten sonra işler daha da zorlaştı. Artık ev benim için cehennem gibiydi. Bu yüzden sıkı çalışıp bu evden kurtulacağım günü sabırsızlıkla bekledim ve sonunda o gün geldi. Amerikadakı prestijli bir universiteye kabul oldum.
Sonunda ailemden kurtulmuştum . Yeni evindeki yatağıma yatdıkdan sonra elime telefonumu aldım. En sevdiğim roman olan " kahramanın yolculuğu" final bölümü bu gün yayınlanmalıydı . Bu yüzden direk romanı okumaya başlamışdım.
Romanda oldukça zorlu bir hayat geçiren prens Esperin kehanetdeki sonu engellemeye çalışmasından bahsediliyordu.
Esper annesi küçük yaşlarda kaybetdi ve taht şavaşının ortasında yapayalnız kaldı. Kısaca çoğu ana karakter gibi zorlu bir hayata sahipdi.
Esper gibi diğer ana karakter olan Siena da o kadar kolay bir hayata sahip değildi. Siena bir kontun kızı olmakla birlikde hem de kehanetdeki kızdı. Kehanetdeki kız inanılmaz güçlerle doğar fakat Sienanın güçlerini kötü karakter olan Alora çalmıştı. Bu yüzden Siena çok fazla zorluk çekti ve sonunda güçlerini geri kazanıp Esper ile dünyayı kurtarmak için hayatlarını tehlikeye atdılar. Fakat Alora buna rağmen Sienanın güçlerini ona aid olduğunu söyleyib onu öldürmeye çalışdı
Bu romanı okuyan her kes kötü karakter olan Aloradan nefret ediyordu. Buna ben de dahildim. Şimdi final bölümünü okuyacağıma göre sonunda Alora ölecekti ve Esper ile Siena dünyanı kurtarıp mutlu sona kavuşa bilecekdiler.
Üzerinde "FİNAL" yazılan bölüme tıkladım ve okumaya başladım :
---------------
"Sonunda her şey bitmişdi . Alora idam kürsüsündeydi . Artık Sienaya zarar vermesinden endişelenmek zorunda değildim. Sienayı neredeyse öldürecek olmasına rağmen yüzünde biraz bila pişmanlık yokdu. Sienaysa onu öldürmek isteyen biri için ağlayacak kadar iyi kalpli biriydi.
Aloraya yakınlaşıp elime kılıcımı aldım. Oraya toplanmış herkes onu öldürmemi sabırsızlıkla bekliyordu.
- Son sözün ne?
- Pişman olacaksın Esper
- Yapdığın o kadar kötülükden sonra seni öldürmem ancak gurur duya bileceğim bir şey ola bilir. Asla pişman olmayacağım
Bunları dedikden sonra kılıcını kaldırdım . Pişman olmayacağıma emindim. Alora neredeyse sevdiğim kızı öldürüyor ve tüm dünyanın yok oluşuna sebeb oluyordu . Onu affetmemin mümkünatı yokdu. Bunları düşündükden sonra kılıcımı hızlı bir şekilde savurdum. Alora artık yaşamıyordu . Bu yüzden kimseye zarar veremezdi.
Bir anda şimşekler çakmağa başladı . İnsanlar yere çöküp acı içinde bağırıyordu. Hızlıca Sienaya doğru bakdım ama bir gariplik vardı. Siena bana bakıp kahkaha atmağa başladı . Altın rengi gözleri kırmızıya çevrildi. Ne olduğunu anlayamadan konuşmaya başladı.
- Bu zamana kadar ki yardımların için teşekkürler. Sen olmasan Aloranın güclerini bu kadar hızlı çalıb onun işini bitiremezdim.
- Siena, sen neden bahsediyorsun?
- Hala anlayamadınmı ? O kurtarmaya çalışdığın dünyanı kendi ellerinle yok etdin. Kehanetdeki kız senin ellerinde öldü. Gerçekten salaktın ,aşktan gözlerin kör olmuşdu. Bu zamana kadar benden bir kez bile şüphelenmedin ha ha ha ha "
----------------
Bekle nasıl novel böyle bite bilir . Hani mutlu son. Bu zamana kadar bir yalanı mı okumuşdum. Sinirden çığlık atmak istiyordum. Bunu unutmak için biraz telefona baktım ama hala sinirim soğumamışdı. Sonra aklıma bunun bir şaka ola bileceği geldi . Açıp novelin yorumlarını okumağa başladığımda herkesin benim durumumda olduğunu fark etdim. Yorumlarda herkes yazara lanet okuyordu. Belli ki bu bir şaka değildi.
Yarın üniversiteye gitmem gerekdiğinden telefonu bırakım kafamı yastığa koydum ve yavaşca uykuya daldım.
Yüzume vuran güneş yüzünden uyandım. Bir anda üniversiteye gitmem gerekdiği ama telefonun alarmının çalmadığını hatırladım. Çabucak kalktım fakat odamda olmadığımı fark edince daha fazla endişelenmeye başladım. Tamamen ahşapdan oluşan eski bir odadaydım. Kalkmaya çalışınca ellerimin ve bacaklarımın çok kısa olduğunu fark etdim . Rüyadamıydım ama bir rüyaya göre fazla gerçekçiydi. Allah aşkına biri bana neler olduğunu açıklasın