İçeriğe geç

Kehanetin kızı

Bölüm 2 · 7 dk okuma

Kehanetin kızı

Bölüm 2

Kehanetin kızı(2.BÖLÜM)

BERFIN'IN ANLATIMIYLA

Sadece okul için geldim....

Sadece geleceğimi düzeltip hayatımı kurtaracaktım.Işte her şey çalışmayla ilhili değilmiş ha?

Bakın ben çalıştım,çabaladım.Istedigim üniversiteye geldim fakat şimdi...

Saçma sapan bir merak yüzünden?ben varya aptalın tekiyim yaa.Keşke o kitabı hiç elime almasaydım.Bunlar olmayacaktı.

Ve şimdi...

Yatakta uzanıyorum.Aslinda uyanığım ama uyuyormuş gibi taklit yapıyorum.En son duyduğum şey Onun,ev arkadaşımın bağırışlarıydı.

-Berfin!aç gözünü,koybolma!

Ve sonra bilincimi kaybetmişim.Yani ondan duyduğum kadarıyla.

Belkide sadece bir saniyeliğine gözlerimi açtım ve onun endişe dolu bakışlarını gördüm.Bir ara uyandığımı hatırlıyorum,onun kucağında kolidordaydım.Beni odama getirdi ve yatağıma uzatıp odadan çıktı.yaklaşık yarım saat boyuca ağladım.Ellerimin acısı artıp bileklerime vuruyor sonra ise geçiyordu.Belki ellerimin belkide bilmediğim başka bir acıdan dolayı bilmiyorum.Tek bildiğim bir şey yüzünden ağladığım.Sonra ise uyumuşum.Tekrar uyandım ve gözlerimi açtım.Onun içerden sesleri geliyordu.

-Anlattım ya işte!sanki ben bir şey yaptım.Böyle olmaması gerekiyordu.Sadece bayıldı.Uyanıp duruyor.Hatta kurallara göre ölmesi"sustu.Öylece kaldı ve sanki birisini dinlerken bıkmış gibi nefeslerini dinledim.Sonra tekrar konuşmaya başladı.

-Umrumda değil.Bir daha oraya gitmem.Ya gelirsin ya da kendim halletmeye çalışırım!"ve tekrar nefes alış,veriş seslerini dinledim.Sonrası yine yok!aptalım ben uyuya kalmışım.Keşke ne konuştuğunu dinleyebilseydim.Şimdi yine uyandım ve yatakta öylece uyuma taklidi yaparak uzanıyorum.Evde bir çıt sesi dahi gelmiyor.O evdemi aceba?.Belkide beni unuttu ve odasında sakin bir şekilde uzanıyor?Ona yala 'O' diyorum çünkü ismini hayla söylemedi...

Yataktan kalkıtığımda ses çıkarmadan odanın kapısına doğru yürüdum.Kapının koluna elimi uzattım ve kapıyı açtım.Kolidora doğru bir kaç adım attım ve ilk once sağıma baktım.Odasının kapısı açıktı ve içerisi bomboştu.Hiç düsünmeden soluma doğru,salona doğru yürümeye başladım.Salona girdiğimde ilk önce soluma yöneldim ve tezgahın önünde durdum.öylece baktım.Açdım.Geldigimden beri hiç bir şey yememistim.Dolabin yanına gidip dolabı açtım.Ne kadar da güzel!dolap boş!ne yiyor bu?

-Of"diyerek nefesimi verdiğimde omzumun üstünde sıcak bir nefes hissettim.Irkilerek arkamı döndüğümde bir anda yaklatım yerden kesildi.Kendimi onun kucağında bulduğumda gözlerim açıldı.

-Ne yapıyorsun?"yürümeye başladı.Ellerimi nerede tutacağımı bilmediğim için havada tuttum.

-Bana ismim ile hitap edersen sevinirim."Kolidora girdi.

-İsmini söylemedin!"bir anda odamın kapısınin önünde durdu.

-Ismimi söylemedim mi?"Kaşlarını çatarak kafasını aşşağı çevirdi ve bana baktı.

-Hayır söylemedin

-Biraz daha merak et o zaman"dediğinde gözlerimin içine baktı.

-Bir şey soracağım?

-Sor?

-Ben bir ara uyandım.Içeriden seslerin geliyordu.Kiminle konuşuyordun?

-Neden ellerini hava tutuyorsun?

-Merak etme düşmem!"dediğimde Yürümeye başladı. Belimdeki ve diz kapaklarımın arkasındaki elini çekecek gibi yaptı ve beni sastı.Bir anda korkuyla gömleğinin yakasından tutup düşmemek için onu kendime çektiğimde o da sarsıldı ve ayağını odanın ortasında duran bavula çarptı.Düşecek gibi olduğunda beni daha sıkı tuttu ve bir anlık korkuyla gömleğinin yakasını daha sıkı tuttum ve kendime çektim.Gozlerimi sıkıca kapatarak kendimi ona bastırdım.Öylece olduğu yerde kaldı.Gözlerimi açtığımda dudaklarımın neredeyse omzuna deyeceğini fark ettim.Kafamın üstünde saç uçkarıma değen nefesi...

Kafamı kaldırıp ona baktığımda göz göze gelmememiz imkansız gibiydi.



Burunlarımız birbirine değiyor,dudaklarımızın arasında santimler vardı...

Kalbimin sesini duyabiliyordum.Sonra bu ses ikiye katlandı.Ikimizinde kalp atışlarının sesini duyabiliyordum.Belkide o da duyabiliyordu.Bir anda kapı çaldığıgında hiç bir şey demeden beni yatağın üstüne bırakıp odadan çıktı...

Avuç içlerimin terlediğini fark ettiğimde öksürerek boğazımı temizledim.Neden böyle olmuştum?

-Kapıyı çalmama gerek yoktu ama olsun"içeriden gelen tanıdık olmayan bir ses ile kaşlarım çatıldı.

-Şu an hala geldiğine inanamıyorum simon"simon'da kim?odadan içeri iki kişi girdiğinde hayla ismini söylemeyen aptal şahıs odanın ortası da duran valizimi alıp kalının yanındaki dolabımın yanına koydu.

-Berfin bu simon.Sana olanlar için bize yardım edecek.

-Bana bir şey olmadı ki?

-Ya kızım hangi kafadasın sen?"dedi ve ellerini gösterdi.

-Asıl sen hangi kafadasın?ellerim o kadar önemli değil?yanık kremi süreriz geçer"

-Yanık kremi ha?bu kız çok saf"Dedi simon.

-Farkındamısın?odama iki dakika önce giren adamın bile ismini biliyorum fakat senin ismini bilmiyorum?ve neden senin ismin Türk ismi değil?

-Hangi soruna cevap vereceğiz?"diyip beni âşşağlarmışcasına sırıttı.

-Gerekirse hepsine.Ismin Berat.Ve o Amerikada doğduğu için ismi ingilizce."Berat,Berat,Berat.Acayip, ismi saçma salan bir şey zannediyordum.

-Sen neden geldin Simon?

-Sevgilin rıca etti ve bende geldim?

-Biz sevgili değiliz!

-Biz sevgili değiliz!"ikizde aynı şeyi dediğimze Simon'ın kaşları çatıldı ve Berat'a döndü.

-O zaman neden bana söylerken sesin telaşlı geliyordu?

-Kitaplıkta Deletrear 'ı bulmuş.Tabi meraklı hanimefendimiz kitabı almış.

-Nasıl yani...Ama...Şu an...

-Simdi sana söyleyeceğim şeye daha çok şaşıracaksın,kitabın bir sayfası yırtılmış ve üstündeki yazılar silinmiş.Şimdi neden bu kadar endişelendiğimi anlıyormusun?

-A-ama...Bu nasıl olur?"dediğinde yatağa doğru yavaşca yurüdü ve yavaşca yatagın üstüne oturdu.Elini başına götürdü.

-Ne oluyor?"Dedi Berat yanımıza yaklaşarak.

-Bu-bu bütün evrenin sonu demek.Bu kız bütün evrenin sonu olacak.Yaşadığı her saniye laraler evren için daha büyük bir tehlike.Bu kız hemen öldürülmeli!"dediğinde hızla yataktan kaltı ve irkilerek odanın kapısına yöneldi ve ellerini iki yana açarkak kafasını yukarı kaldırdı. tekrar konuşmaya başladı.Ne yapıyordu?Ne saçmalıyordu?Ne ölmesinde bahsediyordu bu?Paraler evren de neydi?

-Cuando el sol vuelva a salir, el tiempo se detendrá por un minuto en el universo, incluida la Tierra. La vida se detendrá y esa persona morirá. ¡Que esta sea una magia tan grande que hasta la peor cosa del universo la encontrará si se encuentra con el más mínimo obstáculo!"Sonra Turkçe bir şeyler konuşmaya başladı.

-Güneş yeniden doğduğunda, Dünya dahil evrende zaman bir dakikalığına duracak. Hayat duracak ve o kişi ölecek. Bu öyle büyük bir büyü olsun ki, evrendeki en kötü şey bile en ufak bir engelle karşılaşsa onu bulacaktır!"Bu şoyledikleri biraz önce söylediklerinin Turkeçisiyydi!Ne ölmesi?

-Когда солнце взойдет, время будет продолжаться примерно минуту во всей Вселенной, включая Тьерру. Ваша жизнь становится длиннее, а ваша личность становится фиолетовой. Это великолепное заклинание, с которым сталкивается величайший человек в университете, столкнувшись с минимальными препятствиями!"Şimdi ise rusca bir şeyler diyordu ve bir anda Simon'ın gozbebeklerinin kaydığını fark ettim.Büyük bir çığlık attığımda Simon'ın ayakları yerden kesildi.Irkilerek yataktan kalktım ve geriye doğru yürümeye başladım.Gözlerim korkuyla Berat'a döndüğünde korkuyla bana baktığını gördüm.Bir an ayaklarımın altındaki zeminin oynadığını fark ettim.Tekrar bir çığlık attığımda yere düştüm ve ağlamaya başladım.Simon söylediklerini tekrar ederken Berat hızla yanıma geldi ve çömeldi. Bağırmaya başladı.

-Hayır!Simon dur!"Bir anda kalbimdeki ağrıyla hıçkırarak ağlamaya başladım.Berat bana sarılarak bir şeyler fısıldamaya başladı.

-¡La magia no puede suceder! ¡No sucederá! ¡Esto no sucederá!Büyü gerçekleşemez! Gerçekleşmeyecek! Bu olmayacak!"Simon'ın ellerinden mor ışıklar çıkmaya başladığında gözlerimi korkuyla kapattım.Binadaki insanların çığlık seslerini duyabiliyordum.Deprem oluyordu,Odalardan bir şeylerin düşme sesleriyle daha çok ağlamaya basladım.Bir anda Berat'ın ellerini yanaklarımda hissettihimde bağırarak bana bir şeyler dediğini işittim ve gözlerimi açtım.

-Berfin!,bana bak!

-Neler oluyor?"Simon hala aynı şeyleri söylemeye devam ediyordu.

--Cuando el sol vuelva a salir, el tiempo se detendrá por un minuto en el universo, incluida la Tierra. La vida se detendrá y esa persona morirá. ¡Que esta sea una magia tan grande que hasta la peor cosa del universo la encontrará si se encuentra con el más mínimo obstáculo!"

-Şimdi sana ne diyorsam yapacaksın"kafamı evet anlamında aşşağı yukarı salladım ve ne diyeceğini bekledim.

-Bana güveniyormusun?

-Evet

-Tut elimi o zaman"elini tuttum.Nefesini yüzüde hissettiğimde bir anda üstümde bir kara bulut brlirdiğini fark ettim.Kara bulut boğazımı bir el gibi sardığında boğulmaya başladım.Berat'ın elini yardım bakışlarıyla daha da çok sıktım.



-Şimdi dediklerimi tekrar et kehanetin kızı."Kehanetin kızımı?

-Hı hı"dediğimde daha çok boğulmaya başladığı hissettim ve dudaklarımın üstünde sıcak bir nefes hissettim.Kalbimin atışları belki ölümden korkutuğum için bu kadar hızlıydı....

Ya da onun bana bu kadar yakın olmasından...

Ya da ikisinden.

Binadaki insanların çığlıkları artıyordu ve yer sallanmaya devam ederken oturduğum yerin altı daha da sallaniyirdu.Odadan gelen sesler artıyordu.Gözlerimi korkuyla daha fazla sıkı kapattım.Nefesim kesilmeye başlamıştı.Bu bir duman gibi değildi,sanki...sanki bir el boğazımı sıkıyor gibi...

Dudaklarımin üstunde bir çift dudak hissittiğimde kalbimdeki sancı dahada arttı ve hıçkırarak ağlamaya başladım.Sanki boğazimdaki el gevşiyecekmis gibi kafamı yukarı kaldırdım.Berat'ın dudakları dudaklarıma daha fazla baskı yaptığında boşda kalan elimi yanağına koydum.Diğer elim elini tutuyordu.Dudaklarıni dudaklarıma tamamen bastirdığında artık öpüşür durumdaydık.Simon'ın sesi kulakramı doldurduğunda ıkındığını fark ettim,bir şeyde,yaptığı şeyde zorlanıyor gibiydi.

Dudağımın ustünde Beratın dudakları varken nefes almam daha da zorlaşıyordu.

-Şu an seni öpmem gerekiyor"Berat konuştukça dudakları dudaklarıma daha fazla değiyordu.

-Öp o zaman"dedim zar zor. Dudakları dudaklarımın üstünde haraket etmeye başladığında Simon bu sefer büyük bur çığlık attığında deprem durdu ve boğazımdaki siyah dumandan el yavaşca benden uzaklaştırdı.Insanlarin çığlıkları yavaş yavaş azalmaya başladığında sakince gozlerimi açtım.

-Tehlike geçti ama,kurtardım seni.

-Olsun,sen beni yine de öp"dudakları şu an hafifçe dudaklarıma değiyordu.



-Bunu yapmamam gerekiyor.Kurallar...

-Beni öpmek istiyormusun?

-Şu an..."dedi ve sustu.

-Seni öpmeyi o kadar çok arzuluyorum ki,bilemessin.

-Başlatma o zaman kurallarına.Buna bir daha izin vermem."fısıldayarak konuşuyorduk...

Telefonumun çalmasını önemsemedim.Sadece beni öpmesini bekledim.

Fakat öpmedi...

Benden uzaklaşarak kalktığında arkasına baktı.Simon yoktu.

-İzin verme zaten.Eğer verirsen sadece öpüşmekle kalmayız.

-Ne kurallarından bahsediyordun peki?

-Paraler evren'in kurallarından.

-Orasıda neresi?"elini uzattı ve tutup ayağı kaktım.Dizlerim,ellerim titriyordu.Bunu yeni fark etmiştim..

-Berfin...Ben senin gibi bir fani değilim...Ben bir fani olmak için buradayım.Biz gerçekten de farklı Dünya'ların insanlarıyiz.

-Ama bu birbirimizi arzuladığımız verçeğini değiştirmez?

-Neden şaşırmadın?

-Bu olanlardan sonra...Sanırım hayla şokun etkisindeyim.Bilmiyorum belkide saçmalıyorum.

-Saçmalamıyorsun Berfin.

-Neden Simon böyle yaptı?neden bu kadar büyüp bir deprem old-(sözümü böldü)

-Seni öldurmek istedi çünkü..

-Ama,neden?

-Konumuz bu değil!

-Konumuz ne o zaman?

-Konumuz...Sana yaptığı büyü ölüm büyüsüydü.Buyüye göre eğer bir engel çıkarsa o kişiyi Evrenin bütün kötülükleri saracaktır.Ve ben sana engel oldum...

-Ne?a-ama"(sözümü böldü)

-Fakat ben seni öyle bir koruyacağım ki,Evrenin kötülükleri senden korkacak.

-Peki nasıl olacak bu?

-Çünkü sen kehanetin kızısın Berfin.Bütün Evreni bitirebilecek güçtesin...

Bölüm bu kadardı bebeklerim.Neden hep geç atıyorum bilmiyorum sorgulamayın.

Veee yazı hataları için özür dilerimm...💋💅

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.