İçeriğe geç

KEFARET

Bölüm 3 · 1 dk okuma

KEFARET

Bölüm 3

3. Bölüm

Karanlık.

Her yer zifiri karanlık.

yağmur.

Evet yağmur yağıyor.

küçük bir kız var.

Sırayla dizilmiş olan renk renk iki katlı evlerin olduğu bir sokakta, kaldırım kenarında sırtını soğuk duvara yaslamış bir kız.

Üşüyor.

Bunu titreyen ellerinden onu gören herkes anlayabilir.

Lakin bu değil titremesinin sebebi.

Korkuyor.

Çok korkuyor.

Sokakta yankılanan adım sesleri işitiyor.

Anlıyor sesin sahibini.

Bu o adam.

Onu kovalayan.

Kötü adam bu.

Çok kötü.

Ayağa kalkıyor titrek bir nefes alarak.

Arkasına bakıyor.

Sokak hala bom boş fakat sesler var.

Yankılanan sesler.

Son sürat koşmaya başlıyor minik kız.

O ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın daha da artıyor sesler.

Uğultular.

Evet uğultular duyuyor kulağında babasının sesi;

"Kaç" diyor.

"Uzaklaş" diyor.

"Sakın sesini çıkarma."

Son fısıltılar bunlar .

Uykuya dalmadan önceki son fısıltılar.

Aniden uyanmamla hızla inip kalkan göğsüme tezat olarak yavaş yavaş nefes almaya başladım.

Son zamanlarda daha sık kabus görür olmuştum.

Sırtımdan akan ter kabusumun kanıtıydı.

Kahvaltıya inmeliydim.

İçime derin bir nefes çekerek banyoya gittim.

İçeri geçtiğimde yatağımın üzerine bırakılmış beyaz göğüs dekolteli tülden kolları olan üstünde şık bir şekilde işlenmiş elmaslar taşıyan elbiseyi uzunca süzdüm.

Çabuk hazırlansam iyi olacaktı.

Kesinlikle.

Elbiseyi giyindikten sonra odamın kapısını açmıştım ki karşımdaki kişiyle burun buruna geldim.

(Stellanın elbisesi)

Bölüm sonu

3 yorum