Taksideydik. Aramızda akıcı bir sohbet başlamıştı. Adanadan geliyormuş Merve. 19 yaşında ve psikolojiyle ilgileniyormuş. Sohbetimizin akmasının sebebi bu oldu galiba çünkü kendimi bildim bileli psikolojiye ilgim vardır.
"Hep ben konuştum, sen peki? Nereden geliyorsun, hangi bölümdesin mesela?"
"Ankaradan geliyorum, hep psikoloji istemişimdir ama sınıf öğretmenliği kazandım. Umarım iyi geçerr."
Biz sohbet ederken çoktan yurda gelmişiz bile. Birbirimize sırayla yardım ederek bloklarımıza çıkmıştık. Ayrılmadan önce numarasını istemeyi unutmuştum. Ama o geceye kadar aklıma bile gelmemişti. Çünkü salak gibi yanlış odaya yerleşip sonra kendi odama ancak geçebilmiştim.
Odamda 2 kız vardı. Birisi valiz yerleştiriyor diğeri de uzanıyordu. Hemen kendimi tanıttıktan sonra yeniden eşyalarımı yerleştirmeye başladım. Birsen ve Ceydaymış isimleri. O gün bir anda samimileştik. Ben insanlara her şeyimi anlattığım için bunun çok etkisi olduğunu düşünüyorum. O gün yemekhane masasında üçümüz saatlerce konuştuk, tüm hayatımızı anlattık neredeyse, ben bazı ayrıntıları atlamak zorunda kaldım tabi. Mesela eski sevgililerimden bahsettiğim cinsiyet kalıpları yalandı. ODada dışlanmayı göze alamazdım. A.ıkçası onlara karşı cinsel bir çekimim de yoktu. Aklım Merve'nin bana bakışlarında takılı kalmıştı. Yumuşak, sevgi dolu, biraz hoşlantılı belki... Tarif edemem asla.
Daha önceden kız arkadaşlarım olmuştu, sadece birisiyle ilişkimiz yüzyüze olmuştu, onda da aile baskısına yenilmiştik maalesef. Selen'di adı. Şu an nişanlı galiba. En son da bir erkekle flört ilişkim olmuştu onda da friendzone a girmiştim. Aylarca ağlamıştım ama geçtiğini düşünüyorum. Bu kişi de Eren.
Şu an tek bildiğim ise Merve'yi yeniden görmek istediğimdi.