İçeriğe geç

Keçi Gibi İnatçısın

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Keçi Gibi İnatçısın

Bölüm 2

USTALAR AKADEMİSİ

Sabah olmuştu evden ustalar akademisine gitmek için otobüse bindim ve ustalar akademisinde akademinin giriş kapısının önünde benim en sevdiğim arkadaşım olan, canım ustam Ala beni akademinin giriş kapısının önünde karşıladı o saçları beline kadar uzanan açık beyaz tenli koyu mavi gözlü siyah saçlı uzun kirpikli ve çekik gözlü çok yakışıklı bir erkekti ve karatede ustaydı ben ve o ustaların en iyisiziyiz, hoş geldin Anka kuşum dedi bende Ala hoş geldin dedim Anka kuşum ve Anka kuşu ismini sana çok yakıştırıyorum dedi rica ederim dedim ben de sana çok yakıştırıyorum Ala ismini dedim birlikte öğretmenler odasına gittik öğretmenler odasına gider gitmez zil çaldı ve dersim olan acemiler sınıfına gittim Ala ise dersi olduğu sınıfa gitti ikimizde yeni öğrenciyi çok merak ediyorduk, ve o heyecanla sınıfın kapısını açtım merhaba çocuklar diyerek sınıfa girdim gözlerim yeni gelen öğrencimi arıyordu sınıfın en çalışkan öğrencisi olan Asya üstat sınıfa yeni öğrenci geldi dedi ve Asya sınıfa yeni gelen öğrenciyi parmağıyla işaret etti ama bu imkansızdı yeni gelen çocuk benim gece vakti ırmağın köprüsünde dövdüğüm çocuktu onun bakışları beni tanıdığını işaret ediyordu yüzünde şaşırmış bir ifade vardı tatsızlık çıkmaması için mecburen

bize kendini tanıtır mısın dedim o elbette üstat dedi adının Alaz Han olduğunu ama arkadaşlarının ona Hazar dediğini söyledi ben ise Han ismini kullanamayacağını çünkü lider anlamına geldiğini ve bu akademinin kurucusu ve son üstat ve üstatların gelmiş geçmiş en güçlüsü ,ve dünyadaki sihirli güçlerin tamamına tek kendimin sahip olduğunu ve doğuştan sahip olduğumu ve bu sihirli güçlerin şuana kadar tek sahibi olduğumu ve bu yüzden lider benim sen lider ismini kullanamazsın dedim o harikaymış üstat dedi ve sonra ismimin neden Anka Kuşu olduğunu sordu duymazdan geldim ve derse geçtim duymazdan gelmemin sebebi bu ismi bana Dünyayı kötü ruhlar bastığı anda ve hiçbir şey elimizden gelmediği anda tek şans olarak en büyük abim Ateş güçlerimizi birleştirip bana vermelerini söyledi o zamanlar benim ismim suydu çünkü ben su kuşuydum ve abim Ateşin söylemesiyle birlikte abilerim tüm güçlerini bana verdi çünkü bana inandılar benim ülkeyi kurtarabileceğime gönülden inandılar bende onlara inandım ve abilerimin ejderha ruhları kötü ruhlar tarafından yok edildi ve benim ejderha ruhumda abilerimin ruhları gibi yok edildiğini söyledim ve öğrenciler hep bir ağızdan şaşırmış bir yüz ifadesiyle vay be dedi öğrencilere yalan söylemiştim çünkü onları tehlikeye atmak istemedim çünkü eğer doğruyu söyleseydim çocuklar bana yük olacaktı ve hem benim başımı kendilerini tehlikeye atacaklardı o yüzden bu yalan söyledim ama şu bilinmeli ki hiç bir ruh yok edilemezdi fakat esir düşürülebilirdi yani ruhları kullanabilirlerdi o yüzden benim ejderha ruhumu ve abilerimin ejderha ruhlarını elbette bir gün alacaktım ne demişler senin olanı hiç kimse senden alamaz ve öğrencilere neyse çocuklar hadi derse geçiyoruz dedim ve ders işledik ders bitti ve teneffüs zili çaldı teneffüste Alaz tam sınıfın kapısından çıkacakken yanıma geldi ve ben ve siz aynı yaştasınız fakat siz öğretmensiniz bu nasıl oluyor diye sordu ben ise şöyle cevap verdim olur mu hiç yavrum arkadaşların sen yeni geldiğin için sana şaka yapmak istiyorlar dedim Alaz ise tatlı ve şaşkın bir sesle tamam öğretmenim ben çok çok özür dilerim ben yanlış sanmışım dedi ve yanımdan ayrıldı Alaza yalan söylemiştim ben en küçük öğrencim Aras hariç diğer öğrencilerin hepsiyle yaşım aynıydı Arasa çok üzülüyordum çocuğun ailesinin olup olmadığı bilinmiyordu o yüzden bu okula gelmişti çocuk ailesinin bir gün gelip onu yalnızlıktan kurtaracağını sanıyordu fakat çocuk buraya geldiğinde bebekti ve 6 yıldır buradaydı annesinin ve babasının yüzünü hiç görmemişti teneffüste öğretmenler odasına gittim ve söze ilk Ala başladı ve şöyle dedi okula yeni gelen çocuk Alaz çok sevimli değil mi dedi ben ve diğer öğretmen arkadaşlar tam tersine çok yaramaz olduğunu söyle Alaz ise çocuk bu olur öyle dedi ben ise o zaman susturma çocukları dedim Ala bana ve diğer öğretmen arkadaşlara hak verdi ve ders zili çaldı sınıfa gidiyordum ama bağrış sesleri kavga sesleri geliyordu koştum ve sınıfın kapısını açtım Alaz ve okulun yaramaz çocuğu Tura kavga ediyordu saç baş birbirlerine girmişlerdi ben ise ayırmaya hiç çalışmadım çünkü öğretmenlik yıllarımda bazı öğretmen arkadaşlarım ayırmaya çalışırken kendisi de kavgaya girmişti o yüzden okulun müdüre hanımı Zeliha hanımı çağırdık öğrenciler ondan çok korkardı emirini uygulatması için ismi bile yeterliydi Zeliha hanım tiz ve yüksek sesli bir şekilde yeter artık diye bağırdı ve öğrenciler hemen birbirlerinden özür dileyip sarıldılar ve Zeliha hanım tam yarım saat uyarıda bulundu haklıydı fakat dersim neredeyse bitiyordu ve konu işlemem lazımdı o yüzden Zeliha hanıma tamam Zeliha hocam onlar akıllanmıştır artık dedim oda teşekkürler hocam sizin de dersinizi böldüm dedi bende olur mu hiç çok teşekkürler dedim ve yarım saatten az bir şekilde ders işledikten sonra teneffüs zili çaldı fakat ben onları cezalandırdım ve dersimi işleyemediğim için ders zili çalana kadar ders yapacağız dedim Alaz ve Tura benden özür diledi fakat ben onları duymazdan geldim ve ders zili çaldı ve benimde bu bugünlük son dersim olduğu için eve gitmek için otobüse bindim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.