(6 sene önce 2018 bir Aralık Gecesi)
Lizge hanım
-Yavaş sür bir yere çarpıcaksın
Melih bey
-Yavvvv bir şey olmaz hem ben yavaş gidiyom sana hızlı geliyo
Lizge Hanım
-Bak benim bir şeyler oluyo yavaş sür tansiyonum düşüyo sonra
Gece
-Anne çok sıkıldım ne zaman babanemgillere gelcezz
Lizge Hanım
-Kızım az bekle birazdan varırız Melih! yavaş sür şu arabayı
Melih bey
-ben...
Kamyon arabaya doğru gelir
Melih bey
-GECEE
Kamyon arabaya çarpar
Gece
-Anne,Baba nerdesiniz korkuyorum
Bayılır
Melih bey
-KIZIM DAYAN ŞİMDİ GELDİK HASTANEYE İYİ OLUCAKSIN
O gün berbat bir gündü biraz baygın kaldıktan sonra tekrar ayıldım fakat o zaman babam yanımda yoktu annemin yatanın olduğu yere çökmüş annemin eilini sıkarak sinirle üzüntünün bir karışımı ağlıyodu ayakta zar zor durdum yanına doğru yürüdüğümde yana doğru kafasını geçirip bana baktı gözlerinde umut vardı sanki anlatamam koşarak bana doğru koştu sımsıkı sarıldı sonra anneme
- Anneme noldu? uyuyormu Annemi uyandıra bilirmiyim baba
babam cevap vermedi
-Kızım artık annen uyanamaz
Burnunu çekti ve
-Annen uzaklara gitti
-Nası uzaklara gitti burda
-Öyle diğil annen öldü!
Şok içerisinde küçük yaşımla olayın gerçekliğini kavramya çalışıyorum
sesim titrek bir şekilde
-B-be ni- m A-an-nem-m mi (Kız baya kekeme oldu ama siz canlandırdınız diye düşünüyorum)
O an beynime bir şok dalgası geldi annem ölmüştü artık beni okula öpücük yollayarak bırakan sürekli ağzıma brokoli tıkmaya çalışan bir annem yoktu yada dışardım yedim diye söylenen 'BENİM DIŞARDAKİ YEMEKLERDEN NE FARKIM VAR NE KOYDULAR HİÇ BİRŞEY BİLMİYORSUN BEN SANA YAPIYORUM MİS GİBİ TARHANA ŞİFA ŞİFA'diyen bir annem yoktu fakat sadece o diğil babam artık eski babam değildi.