Tunga Altay tam konuşacakken kapı çaldı . Gelen annem ve babamdı! Kapıyı açtıkları gibi yanımda Tunga'yı görünce garipsediler bu kim dercesine, ve haklılar da . Annem koşturarak yanıma geldi . "Sana defalarca ulaşmaya çalıştık fakat telefonun kapalıydı. Haberlerden öğrendiğimiz gibi uçağa atlayıp geldik. Nasılsın kuzum iyi misin ? Ağrın var mı? Acıktın mi?" Klasik anne soruları , ama bu sefer haklı . Her yerim ağrıyor, boynum tutuldu demek istesem de aileme belli edemem . "Sadece yorgunum anne..." 3 saat sonra babam elinde kahveyle geldi . Bana bazı hayat dersi verdikten sonra annem yanımda refakatçi olarak kaldı . Uyandığımda tarih 16 Şubat'ı gösteriyordu ve BUGÜN AMELİYATIM VAR . Eğer taburcu olursam acilen hastaneye gidip şeker hastası olan Tülay Hanım'ı ameliyat etmem gerekiyor . Odaya hemşire girmesiyle irkilmem bir oldu . Aklımdan ilk geçen taburcu olup olamayacağım . "Hemşire hanım taburcu olabilir miyim?" "Evet İrem Hanım artık taburcusunuz bir sorununuz kalmadı . Zaten tüm masraflarınızı Tunga Bey ödedi bile!" NE NASIL ÖDEYEBİLİR AŞAĞILIK ADAM SANKİ BEN KENDİM ÖDEYEMİYORUM . "TUNGA BEYİ ÇAĞIRIR MISINIZ?" "Tabii İrem Hanım..." Tunga içeri girdi . Camım açık olduğu için ceyran yaparak Tunga'nın kumral saçları rüzgarla adeta dans ediyordu . Saci uzun değil ama çok aşırı kısa da değil . "Beni çağırmışsınız." Aniden öfkelenerek ayağa kalktım ve yanağına tokadı yapıştırdım . "Sen ne hadle benim masraflarimi karşılasın?" Tunga suratıma boş ama anlamlı bir şekilde bakarken aniden elini belime götürdü ve belimi kavradı . Kulağıma yaklaşarak "Senin gibi birisini masraflarini karşılamak benim için bir onur." Ne diyor bu . Ne dediğini anlamadığımı belli edecek bir ifadeyle kendimi geri ittim fakat kendisine çekmeye devam etti . O sırada odaya İpek girdi . İpek benim dünyadaki en yakın arkadaşımdı. Ben Tunga'yı iterken ve İpek'e bakarken Tunga umursamaz bir tavırla odadan ayrıldı . "KANNKA BURAM BURAM AŞK KOKUYORSUNUZ" ... "Of kes lütfen zaten bu adam cinlerimi tepeme çıkardı." "Bak kankacim ben sizi sarmaş dolaş gördüm mü? GÖRDÜM. Bundan kurtuluşun yok artık best shipimsiniz." Saçmalama İpek benim ameliyata gitmem gerek beni bırakır mısın? Malum arabam paramparça oldu." İpek benim hastaneye bıraktı. Asistan doktor eldiven , önlük ve maskemi takarken sabah hastanede yaşanan olaylar aklımdan geçerken kalp atışım yükselmeye başladı. Ama kısa sürdüğü için ameliyata girdim . Gayet başarılı geçti ve Tülay Hanım narkozlu halde tüm hastaneyi kahkahaya bulmayı başardı . Tülay Hanım'ı odasına bırakmaya eşlik ettigimde kapının önünde arkamdan birisinin geldiğini hissettim ve çok tanıdık bir kokuydu. Aldırış etmeden odaya girdim ve Tülay Hanım; "Yakışıklı oğlum gelmiş beniim hoş gelmiş gönlümün kumral , başarılı prensi gelmiiişş gel seni yiyiiim." Narkozlu halde cümleler kurarken arkamda Tunga Altay'ın olduğunu gördüğüm an odadan fırladım . Ne demek benim hastamın oğlu Tunga'ydı ?
Bölüm 4
3. BÖLÜM
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.