İçeriğe geç

Kayıpların Çağrısı

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Kayıpların Çağrısı

Bölüm 1

Giriş:Kılıçların sesi

168 saat 24 dakika ve 16 saniye.

7 gün boyunca her saatim insanların bana dönük olan acıyan gözleriyle geçmişti.

Hizmetçiler ve bölgeyi kuşatmış askerler benden emir bekliyorlardı.

Ama hazır değildim.

Annem ve babamı kaybedemezdim.

1 haftadır ailemden hiçbir haber gelmemişti.

Herkes onları arıyordu.

Hatta çoğu kişi umutsuzluğa kapılmış ve krallığımızın kralsız ve kraliçesiz kaldığını kabullenmişlerdi.

Bütün gözler benim üstümdeydi.

Sanki çoktan İmparatoriçe ilan edilmişim gibi.

Askerler tekrardan gözlerini bana çevirdiklerinde yutkundum.

"Karşısını kontrol ettiniz mi?"dedim sesimin titremesine engel olmaya çalışarak.

"Evet efendim."dedi hepsi dik bir şekilde.

"Bütün çevreyi ve şehrin sonuna kadar tekrar arayın."dedim benden istedikleri gibi emir vererek.

Askerler cümlemin bittiği an yola koyuldular.

Tekrar sıra halinde ilerleyip sarayı terk ettiler.

Oda boşaldığı an kendimi arka koltuğa bıraktım ve gözlerimi yumdum.

Ellerimle kıvırcık saçlarımı ittim ve yüzümü kapattım.

Annem ve babamın harika hükümdarlar olduğunu ve kimsenin onların yerine geçemeyeceğini hepimiz biliyorduk.

"Lütfen"diye düşündüm içimden.

"Annem ve babama bir şey olmuş olmasın."

Bu cümle bile gözlerimin yanmasına sebep oldu.

Ellerimi yüzüme bastırdım ve tekrar saçlarımı geriye attım.

7 gündür ilk defa yanlız kalmıştım.

Sonunda sessizlik.

Gözlerimi sıkıca kapattım.

Keşke bir daha açılmasalar.

◇

"Prenses Merida!"dedi endişeli ses.

Aniden saraydaki herkes başıma toplanmıştı

Yüzümü sese çevirdim.

Çocukluk bakıcım ve askerler kafalarını bana çevirmişti.

Amelia beni sarsarken onun ellerini tuttum ve kendimi geri çektim

"Neler oluyor? Uyakalmışım."

Amelia'nın gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.

"Annen ve baban Merida."

Birden ayıldım ve doğruldum.

"Ne buldunuz mu?"dedim bağırarak.

Amelia'nın yaşlarla parlayan gözleri daha da kısıldı.

"Evet o-onları bulduk."

Aniden gelen şifa arabasının sesiyle ayağa fırladım ve kapıya yöneldiö

Amelia arkamdan bağırdı.

"Dur Merida!"

Ama o cümlesini bitiremeden ben merdivenlere gelmiştim bile.

Hızla önümdeki askerleri geçerek sarayın kapısına koştum ve kapıyı açtım.

Şifa arabasının arka kısımında sedyelerde yatan iki beden vardı.

"Anne baba! İyi misiniz?"

Ama cevap uzun sürmedi.

Doktor iki sedyenin yanına gitti ve bedenlerin üstünü beyaz bir örtüyle başlarının sonuna kadar kapattı.

Sedyelere yaklaştım.

Ellerimin ve bedenimin titrediğini hissedebiliyordum.

"A-anne,baba?"

Başka bir doktor önüme geçti ve kollarımdan tutarak beni geri çekti.

"Üzgünüm prenses Merida onları kaybettik."

Bu gerçek olamazdı.

Onlar ölmüş olamazlardı.

Dizlerimin kırıldığını ve kalbimin belki bin parçaya ayrıldığını hissettim.

"Onları nerede buldunuz?"

Etrafımızı saran askerlerden aban en yakın duranı cevap verdi.

"Onları Dorian krallığının sınırında bulduk efendim."

Birden içimde yayılan sinir dalgasını bütün damarlarımda hissettim.

"Dorian krallığı mı?"

Yumruğumu o kadar sıktım ki neredeyse damarlarımı hissedebilirdim.

"Kılıçları ve kıyafetleri getirin."dedim emin bir sesle.

"Gidiyoruz."

Bölüm sonu

1 yorum