Bölüm 2 – Zamanlar Arası Diyâr Uyandığında havada süzülüyordu. Altında parlayan nehirler, yüzen adalar ve gökyüzüne kadar uzanan saat kuleleri vardı. “Zamanlar Arası Diyâr’a hoş geldin,” dedi bir ses. Eren başını kaldırdı. Uzun, gri cübbeli bir adam ona bakıyordu. Gözleri sanki yüzyılların bilgeliğini taşır gibiydi. “Ben Zamanın Kütüphanecisiyim,” dedi adam. “Zamanın efendisini arıyorsan, doğru yerdesin.” Eren şaşkınlıkla etrafına baktı. Hava metal gibi kokuyor, her yanda dişliler dönüyordu. Kütüphaneci elini salladı. Bir anda devasa bir kuleye çıktılar. Gökyüzü, dönen saatlerin ışığıyla dans ediyordu. “Zaman bir bütünken, onu Kayıp Saatçi korurdu,” dedi adam. “Ama biri onu zincirledi. Şimdi zaman parçalandı. Her parça başka bir dünyada saklı. Parçaları bul, zamanı onar.” Eren başını salladı. “Nasıl yapacağım bunu?” Adam, cebinden yukarıya doğru akan bir kum saati çıkardı. “Bu sana rehberlik edecek. Ama her parça bir gardiyan tarafından korunur. İlk gardiyan geliyor.” Gökyüzü çatladı. Devasa, mekanik bir kuş kanatlarını açtı. Gözlerinden kıvılcımlar saçılıyordu. “Uçan Zaman Kuşu,” dedi Kütüphaneci. “Onu yenmeden yoluna devam edemezsin.”
Bölüm 2
Bölüm 2 – Zamanlar Arası Diyâr
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.