İçeriğe geç

Kayıp Zamanın İzleri(KaZİ)

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Kayıp Zamanın İzleri(KaZİ)

Bölüm 1

Bölüm-1 {Karşılaşma}

Sabah olmuştu.Gördüğüm kabus sebebiyle terler içinde,nefes nefese ve küçük bir çığlıkla uyanmıştım.Oğlum Isaac benim çığlığımı duymuş olmalı ki koşarak odamın kapısına geldi.Odanın içine girip yanıma doğru aceleyle geldi.Bana bakarak "Anne iyi misin? Sanırım kabus gördün." dedi.Isaac'a baktım.Babasına ne kadar benzediğini farketmiştim.

19 yıl önce

Isabella bir sabah vakti gördüğü kabus sebebiyle çığlıklar içinde uyanmıştı.Boncuk boncuk terler üzerinden akıyordu.Nefes alışverişi düzensizdi.

William,erkenden kalkıp kahvaltı sofrasını hazırlamak istemişti.Isabella'nın çığlıklarını duyar duymaz yukarı doğru koşmaya başlamıştı.

William,kapının önüne gelmişti.Isabella'ya endişeyle bakıyordu.Yanına doğru aceleyle gelip ellerini tuttu.Gözlerinin içine bakarak "İyi misin Hayatım? Sanırım kabus gördün." dedi. Isabella ona bakarak "Çok kötüydü!" dedi ve William'a sarıldı.William,Isabella'nın beline kollarını doladı.Bir elini omuzlarından yukarıya doğru götürüp saçlarını okşadı. Başına öpücük kondurdu. "Geçti güzelim.Sakin ol.Ben burdayım." dedi.

• • •

Isaac'in "Anne daldın yine!" demesiyle ona baktım.Gülümsedim."Bir sorun mu var?" dedi. "Hayır,sadece eskileri hatırladım biraz.Bir sorun yok." dedim ve Isaac'in saçlarını okşadım. Isaac ayağa kalkıp "O zaman ben hazırlanıyorum annecim.Sende hazırlan.Yürüyüşe çıkıyoruz!" dedi. Ona şaşkınlıkla bakarak "Şimdi mi?" dedim. "Evet annecim.Şimdi.Hemen.Hazırlan sen.Ben seni aşağıda bekliyor olacağım." dedi.Cümlesini bitirir bitirmez kapıya yöneldi.Koşarak aşağı inmeye başladı.Arkasından küçük bir kahkaha attım. "Deli oğlan!" dedim.Üstümdeki örtüyü kenara attım.Yataktan yavaşça doğruldum.Dolabıma döndüm.Yavaşça yaklaşıp kapağını açtım.Dolabımın içine bakındım.Gözüme kestirdiğim bir elbiseyi elime aldım.Dolabın kapağını kapattım.Dolabın üstündeki aynaya bakarken elbiseyi üstüme tuttum.

Elbisem siyah ve omuzları açık bir elbiseydi. Elbisemin boyunun uzunluğu dizime kadar geliyordu.Neyse ki oğlum annesini bu konuda kıskanmıyordu da bu tarz elbiseleri giyebiliyordum.Genç görünümlü bir anne olduğum için bu elbiseler üstümde pek de sırıtmıyordu.Dar olmaması da benim açımdan çok iyiydi.Rahat kıyafetleri hep sevmişimdir.

Elbiseye biraz daha baktım.Tanıdık geliyordu.Gözlerimi kısarak dikkatli inceledim.O anda kafama dank etti.Bu William'ın bana doğum günüme aldığı o elbiseydi! Nasıl atmamıştım bunu? Belki de kıyamamıştım.Görüp görebileceğim en güzel elbiselerden biriydi...

• • •

Isabella,işten eve dönmüştü.Oldukça yorgundu.Çantasını açtı.Anahtarını çantasından aldı.Çantasının fermuarını kapattı.Anahtarı anahtar deliğine sokup çevirdi.Kapıyı kulpundan tutup itti.Kapı açılınca William karşısında bir konfeti patlatmış,düdük öttürmüştü.Isabella heyecanlanmıştı.Hiç beklemiyordu.

Isabella içeri girip mutlulukla etrafına baktı.Ardından William'a sarıldı ve yanağına minik bir öpücük kondurdu.William "Öylece öpücükle kurtulamazsın güzelim." dedi.Isabella'yı belinden tutup kendine nazikçe çekti.Ellerini yavaşça doladı.Gözlerine odaklandı.Kafasını yavaş yavaş eğdi.William'ın dudakları Isabella'nın dudaklarıyla buluştu.Isabella,ellerini sakin ve yavaş bir biçimde William'ın boynuna sardı.Bir süre dudakları birbirine kenetlenmiş biçimde kaldı.

William yavaşça Isabella'nın dudaklarından ayrıldı.Gözlerine baktı ve "Sana bir hediyem var." dedi.Arkalarında duran koltuğa gitti.Koltuğun üstünden parlak bir poşet aldı.Isabella'nın yanına geldi.Poşeti uzattı."Giyin gel."dedi.

Isabella poşeti alıp üst kattaki odaya çıktı.Odaya girip poşeti yatağın üstüne attı.Kapıyı kapatıp kilitledi.Arkasını dönüp poşeti eline aldı.İçindekini çıkardı.Bu bir elbiseydi.Yepyeni ve gıcır gıcırdı.Isabella heyecanlanmıştı.Hemen üstünü değiştirip elbiseyi giydi.Odadaki aynaya doğru döndü ve baktı.Çok güzel olmuştu.Kilitlediği kapıyı açtı ve doğruca aşağı indi.

William o sırada ayakta durmuş dışarıyı seyrediyordu.Isabella "Hayatım,nasıl olmuşum?" dedi.William arkasına döndü.Nutku tutulmuştu resmen.Isabella'yı baştan aşağı süzdü ve gözlerine bakıp "Bu elbisenin tek ve en yakıştığı kadın sensin." dedi.

• • •

Anılarım canlanmıştı.Elbiseye tekrar baktım.Gerçekten atmaya kıyamıyordum.Daha fazla oyalanmadan kapıya doğru ilerledim.Odadan çıkıp merdivenlerden aşağı indim.Isaac beni bekliyordu.Beni görünce bi anda prenslee gibi önümde eğildi."Prenses,güzelliğiniz önünde diz çöküyorum efendim." dedi.Güldüm. "Hadi ama normal bir elbise oğlum." dedim. Isaac " Anne bu elbise çok hoş bence.Elbiseyi taşıyabilen tek ve en güzel kadın sen olabilirsin."dediğinde gülümsemem yavaş yavaş solmuştu.Isaac durumu farketti ve bir hata yaptığını düşündü.Durumu toparlamak için aceleyle dışarı yönlendirdi beni.

Dışarı çıkmıştık.Hava o kadar güzeldi ki anlatamazdım.Isaac'in koluna girdim.Yürümeye başladık.Birkaç saat yürüyüp sonunda sahile vardık.Sakin sakin yürümeye devam ettik.Güzel deniz kokusunu içime çekiyordum.Isaac,bir dondurmacı farketmişti fakat biraz uzaktı.Bana döndü. "Anne benim canım dondurma çekti.Şurdan alıp gelicem hemen.Neli istersin?Ben çikolatalı yerim." dedi.Gülümsedim."Ben italyan karamelli seviyorum.Çok güzel tadı var." dedim."Tamam o zaman anne.Sen beni bekle ben geleceğim."dedi ve dondurmacıya doğru yürümeye başladı.

Isaac artık 19 yaşındaydı.Çocuk değildi fakat onun için hep endişelenecektim.Ben onun arkasından bakıyorken kulağıma çocuk ağlama sesi gelmişti.Önüme baktım.Bir kız çocuğu yere düşmüş ve ağlıyordu.

Koşarak kızın yanına gittim.Yere doğru eğildim."İyi misin tatlım?"dedim.O ise sadece ağlıyordu."Benimle konuşabilirsin." dedim.Yutkundu ve bana baktı."Yere düştüm.Canım çok acıyor."dedi.Gözyaşları dinmiyordu.

Ne yapacağımı bilmiyordum.Aklıma cebimdeki peçete geldi.En azından dizindeki kanayan yeri silebilirdim.Cebimdeki peçeteyi çıkardım.Küçük kızın dizini yavaşça ve minik minik sildim.Üfledim dizine acımasın diye ama pek de işe yaramamıştı.

O sırada bir adam geldi yanımıza ve kızın yanına eğildi.Bir kıza bir de bana baktı.Bana bakmaya devam ediyordu.Ben ise kızın dizini sildim güzelce ve ayağa kalktım.Adama hiç bakmadan arkamı dönüp yürümeye başladım.

Tam denizin havasını güzelce çekiyorken arkamdan tanıdık bir sesin seslendiğini duydum.

"Isabella!"dedi o tanıdık ses.

Tanıdıktı ama kime aitti bu ses?

Merak ettim ve arkamı döndüm fakat gördüğüm kişi konusunda şaşkındım.Kaynar sular başımdan aşağı dökülmüştü resmen.Oydu bu.Evet oydu.

Şaşkınlıkla ona bakarken ağzımdan bir anda ismi dökülüverdi.

" William..."

-----------------------------------------------------------

Bu hikayeyi wattpadde yazmıştım fakat yayınlayamadım.O yüzden burda yazmak istedim.Yorumlarınızı bekliyorum.Beğenirseniz devamı gelecek.İyi okumalar dilerim.💖

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.