Gözlerimi açtığımda yerde 1.80 uzanırken buldum kendimi. Başımda dikilen ve hem şok hemde üzüntü ve sinirle karışık bir duygu yaşayan iki
iki arkadaşım bana bakıyordu. sebebini anlamak zor değildi elektirik le kaplı olan demirleri tutup açmaya çalışmıştım ama yere düşmem ve
bayılmamın asıl sebebi ben demirleri tutar tutmaz kenarda bulduğu taş ile beni kurtarmak(?) için taşı bana vurmuş ve bayıltmıştı macri
ama elektirikten hiç bir hasar almamıştım aksine sanki kendimi daha güçlü hissetmiştim ancak aldığım darbe bunu hemen sonlandırmıştı
"ulan iki manyak Allah sizi bana sınama olarak mı verdi ha? Bi manyak bilmem kaç volt elektirik içeren demirlere atlar diğer deli de gidip
taşla vuru onun kafasına manyakmısınız olum siz?!" haklıydı çocuk aramızda tek akıllı o olabilirdi bunun yükü ağırdı...
"nerden bileyim ben panik ettim birini elektirik çarparsa taşla vurun demiyorlarmıydı zaten?"diye sordu korkarcasına sinirle elini
anlına vurdu gabi "lan tahta o tahta taşla vurulurmu hiç"macri dönerek bana baktı "tahtamıymış o?" kafamı salladım ikimizde suç işlemiş
küçük çocuk gibi kafamızı eğmiş azar bekliyorduk yani ben öyle bekliyordum ama birden bana hızla sarılan kollar ile şaşırdım "Bi daha sakın"
devamını getiremedi derin bi nefes sesi duydum yanıbaşımdaki bedenden "Bi daha sakın kendini böyle risklere atma tamam mı" kafamı salladım
küçük bir çocuk gibi endişeliydi korkmuştu onu ilk kez böyle görmüştüm macri de olanları anlamaya çalışırcasına bakıyordu kafamı kaldırıp
macri ilede göz göze geldim onun gözlerinden de okunuyordu korku ve endişe geri çekildi gabi ne yapıcağımızı bilmez gibiydi
“tekrar yapıcam” diye atıldım öne “ sakın buna izin veremeyiz tekrardan” dedi macri “ neden bilmiyorum ama elektiriğe dokunmak bana zarar vermiyor aksine o an aydınlanmış gibi hissediyordum “ dedim heycanla “ beyaz ışığı görmüşsündürde ondandır salak” diyerek tersledi macri beni şaka yaparcasına . Kafamı gabiye çevirdiğimde düşünceli idikafasını kaldırıp bana baktı “dikkatli olucakmısın ya bişey olursa sana “ düşünceli ve bana katılırcasına bir ifade vardı yüzünde ama korku hala bırakmamıştı gözlerini “söz son birkez denemek istiryorum belki burdan kurtuluruz kapıyı açıp” diye konuştum büyük bir umutla ...
“peki” dedi gabinin azından dökülen harfler macri hala şaşkın bir ifadeye sahipti ve gabiye ters bi bakış attı “ onu ölüme mi yolluyacaksın?!” düşündü gabi kaldırdı kafasını ve cevap verdi “ o bunu yapabilir ona güveniyorum nedense içimdeki ses öyle diyor” demir parmaklıklarınn önünde idim ama arkamdaki seslerini çok net duyabiliyordum neden bilmiyorum iç sesim gabiyle aynı şeyleri söylüyordu. Elimi korkmadan hızlı bi şekilde demi parmaklık lı kapıya attım ve arkadan bir ses yükseldi “OHA ELEKTİRİĞE BAĞAŞIKLIK KAZANMIŞ LAN” bu ses macrinin di gabi nin de şaşırdığını hissedebiliyordum en azından öyle düşünüyorum.
“ kapıyı açtım haydi artık çıkma vakti “ dediğimde ikiside yanıma geldi ver kapıdan geçtiler neden bilmiyorum ama kendimi çok farklı hissediyordum . Kapıdan çıktığımızda koridor boştu ama korşdorun sonunda hafif parıltı saçan mavi ve mavi mor arası renklere sahip iki büst görünüyordu. İnsan mıydı bunlar? Sanmıyorum adamlar parlıyo ateş böceği gibi çok net görünmüyorlardı burdan buy yüzden tam çıkaramıyordum nasıl göründüklerini macri ise büyük bi hayranlık ile bakıyordu onlara “ bakmayı bırakta yürü hadi görecekler bizi “ uyarmama rağmen onlara bakarak ilerliyordu “ bak az daha bak da boynun kırılacak “ yavaş yavaş ilerlediğimizde bi pencere gördük oraya doğru ilerlerken birden bir şeyin düşme sesi geldi kafamızı hızlıca oraya çevirdiğimizde macri nin duran bir süse çarptığını gördüm yapmıştı yapacağını “ HEY NE ARIYORSUNUZ SİZ ORADA “ diye bağırmıştı ateş böcekleri . Bizi oradan nasıl görmüşlerdi? Hızla koşmaya başladık pencereye vardığımızda fazla yüksek değildi aşağıda göl vardı da zaten ama ben yüzme bilmiyordum öğrenme gereği duymamıştım “ yaptın yapacağını macri hadi atlayın aşağıda su var “ gabi bizi öne iterken konuştum “ lan ben yüzme bilmiyorum ki “ konuştu hızla ateş böcekleri geliyordu “ ölmezsin merak etme biz kurtarırız seni” hızla beni aşağı itti havada yere doğru düşerken sanki sonsuzluk gibi gelmişti bana ve düşünmüştüm o anlığına şerefsiz aşağı itti beni sorucam hesabını kendimi suda buldum gök yüzü görünüyordu aşağı da ilerlemiyordum? Doğrulduğumda suyun zatren çok sığ olduğunu fark ettim bel boyuma geliyordu hemen gölden çıktım macri ve gabi zaten çıkmışlardı gölden çıkar çıkmaz gabiye doğru ilerleyip yerden küçük bi taş aldım ve fırlattım “ öldürücen mi lan beni “ taştan kurtulup gülmeye başladı “ merak etme ölmezsin bu suda zaten o kadar kısa değilsin boğulmazsın “ dedi bilmiş bilmiş “ lan camdan aşağı ittin beni “ gülerken düşünür gibi yaptı “ evet yaptım “ dedi büyük bi sabırla ormana doğru ilerledim “hadi birazdan gelirler buraya “ onlarında arkamdan ayak sesleri gelmeye başladı “ haklı daha hızlı gitmeliyiz hızlanalım” dedi macri haklıydı ama üstümüz ve ayakabılarımız ıslaktı zor koşardık ama elimizden geldiğince koşmaya başladık.
Ormanın ortalarına doğru ilerlediğimizde durduk nefes nefese kalmıştık ne yapıcağımıza dahi bilmiyorduk . Neredeydik biz? Hangi zamandaydık ? Ateş böcekleri insanmıydı ? Bir sürü soru vardı ama hiç cevap yoktu kendimi pepe ağaçlarından birinin altına attım ve gövdesine dayandım yorulmuştum kafamı yaslayıp gözlerimi kapattım “ benden bu kadar “ son nefeslerim gibiydi ağzımdan çıkan kelimeler uyumak istiyordum ama üstümüz sırıl sıklamdı ateş olmazsa hasta olurduk “ ateş yakmalıyız “ dedi gabi sanki içimi okumuş gibiydi tuhaftı “ evet ama nasıl “ diye sordu meraklı macri “ sen yakabileceğimiz şeyler bul ben ateş yerini hazırlıyıcam flay çok yorgun görünüyor dinlensin o kalan işleri de ona kitleriz artık “ dedi gabinin sesi ne kadar da hayırlı bir arkadaştı kendimi uykunun kollarına bırakmıştım yorgunluk tüm bedenimi ele geçirirken bilincim yavaş yavaş gidiyordu ...
“bismillahirrahmanirrahim” macri idi bu seslerini duyuyordum ama gözlerimi açmıyordum bilincim hala tam yerine gelmemişti “ nereden buldu da boyadı saçlarını bu “ diyordu aynı ses “ bu nasıl oldu lan şirinlere dönmüş resmen ve cildi soluklaşmış hasta mı oldu acaba “ gabiydi bu bir dakika ne? Nasıl şirinlere dönmüşüm yavaşça gözlerimi açtığımda akşam çöküyordu gök yüzüne enerjim yerine gelmişti üzerimde ise bir battaniye vardı nereden gelmişti bu ateş yanıyordu az ileride ve çadır gibi bir şeyler kuruluydu nereden gelmişti bunlar ? “ ne oluyor niye dikiliyorsunuz başımda “ yüzleri garip bir ifade takınıyordu ne yapıcaklarını bilmezmiş gibiydi ama gabinin yüzünde memnun bir ifade vardı . Açıklama yapmak yerine bir ayna gösterdi bana macri “ BU NE LAN SAÇLARIMA NE OLDU SİZ Mİ YAPTINIZ LAN YOKSA “ saçlarım lacivert mavi arası bir renge bürünmüştü gözlerim kahve rengi olmasına rağmen mavi rengi ile birleşen bir şekil almıştı ağzım açık bakıyordum aynaya “ nasıl yapalım kızım biz şirinlere dönmüşsün biz gidince saçını mı boyadın yoksa “ saçmalıyordu biraz sanki “aynen bu kaosun içinde saçımı boyama isteği geldi “ derin bir nefes alarak ayağa kalktım “ nereden buldunuz bu eşyaları hem yeni kıyafetler de bulmuşsunuz ne halt yediniz yine ? “ cevabı gabiden beklerken ilk macri atıldı “ bende bilmiyorum yakacak bir şeyler ararken gabi alıp gelmişti sorgulayasım gelmedi benimde “ ikimiz de gabiye döndük “ hey bakmayın öyle tüccar gibi biri ile karşılarştım takas yaptık bunları aldım kötü mü yaptım yani? “ burada tüccar mı? Hem burada kimse insana dahi benzemiyor ne takas etmiş olabilir ki “nasıl takas yaptın hiçbir şeyimiz yoktu ki “ deyiverdim birden “ orasını boş verin senin elbiselerin çadırda al ileride ağaçların orda değiştir üstünü mavi kafa hasta olucaksın sonra gel yemek yapıcaz ateşte “ yemek de mi almıştı bu iş iyice garip bir hal alıyordu ve içimde garip bir şüphe uyandırıyordu . Çadıra ilerleyip kıyafetlerimi aldım çok güzellerdi hangi tüccar satardı ki bunları ? Kıyafetleri elime aldım ve çadırdan çıktım onlar ateşin başında bir şeylerle uğraşırken ağaçların arkasına doğru ilerledim ıslak ve kurumaya hafiften başlayan kıyafetlerden kurtulup yeni olanları geçirdim üstüme gerçekten çok güzellerdi kalın swite benzeyen ama swit olmayan değişik bir üsttü alta ise erkek pantolonu gibi bol bir pantolon almıştı etekle rahat edemiyeceğimi tahmin etmiş olmalıydı beni iyi tanıyordu ve neden bilmiyorum bir pelerin de vardı çok güzel ama dikkat çekmeyen siyah bir kumaştan tı dışı, iç tarafı ize kan kırmızısına yakın bir kırmızı idi şapkası vardı çok hoşuma gitmişti hemen ıslak kıyafetleri elime alıp yanlarına koştum “ bakıııınnn pelerinim vaarr şövalye oldum ben “ küçük bir çocuk gibi hissetmiştim o an yaşım kaç olursa olsun içimde ölmeyen bir çocuk vardı “ şövalyeler ne zamandan beri pelerin giyiyor hem bak benim de var “ diyerek şapkasını kafasına geçirdi macri sonra üçümüzde de aynı pelerinin olduğunu fark ettim moralimi bozmuştu bu “asma suratını hadi gel yemek ye acıkmışsındır “ gabinin bu kadar sakin olması içimi ürpertiyordu “ oha lan yemeklere bak “ bir sürü yemek vardı artık bu tüccar olayından iyice şüphelenmeye başlamıştım tavuklar , biftekler , salata ve soslar bunlar hangi tüccarda olurdu ki hem ne verip te bunları alabilmişti herşey çok kafa karıştırıcı idi yemekleri yiyip biraz sohbete başladık .
“nasıl kurtulucağız buradan “ macri cevap olmadığını bilmesine rağmen bir umutla soruyordu “ bilsek söylerdik zaten . Benim hala uykum var uyumak istiyorum “ diye esnedim sessizce “ çadır üçümüze de yeter büyük bir çadır istersen git uyu “ başka çare yoktu tek yatmayı seviyordum ama bu olduğumuz durumda isteklerimiz pek önemli değildi çadıra gidip en köşeye kıvrıldım üzerime battaniyeyi çekip kendimi uykuya bıraktım .
---------------------------------
---------------------------------
Okuduğunuz için teşekkür ederim yazım hataları olabilir bunun için özür dilerim ❤