Evet geldik fasulyenin faydalarına hikayenin devamını merak edenler ve özellikle İremcimiz için devam bölümü, iyi okumalar.
Başını omzuma dayadı nedensizce bi anlık kendimi kaybettim 2 saniyelik,daha önce yaşamadığım bir histi ama mutlu olmuştum belki başka bir evrende en güzel halinle diye mırıldanıyordu ya da benim duymam için hafif sesini yükseltti belki de bir göndermedir, bazı şeyleri bilemeyiz bu da onlardan biridir aslında bilebiliriz ama bilmek istemeyiz bu da ondan biridir derken bana baktığını fark ettim gözleri çok güzeldi daha önce görmemiştim bu tür gözleri derinlerinde acı var ama huzurlu olmaya çalışıyor bu savaşta galip gelmek için elinden geleni yapıcak gibi ve eğer İrem'i tanıyorsam yapar o güçlü bir kız gitar çalmak için o kadar uğraşmıştı buna da uğraşır o bana ''Eee bu kadar çok mu seviyorsun bana bakmayı?'' dedi biraz utandım ''Ne alaka be aaa manyak mısın kızım?'' dedim hafif gülerek ''Tabi tabi kesin öyledir Kira.'' filmi izlemeye devam ettik kardeşimde bana saçma saçma fotoğraflar atıyordu yanıt vermiyordum ama içimden aşırı gülüyordum derken İrem''Biraz canım sıkıldı zaten tekiz oyun mu oynasak film sıktı'' dedi ben tabii ki de müqemmel,bal,bi tane gibi zihnimi kullanarak ''Tabii neden olmasın ne oynayalım?'' dedim şimdi dalga geçiyor olabilirsiniz ama aaaa böyle oldu anca sorgulamayın VIEGO EMREDİYOR SORGULAMAYIN tamam mı? Anlaştık diye kabul edip İrem ile oyun seçip oynadık tabii ki de çok ağladı yenildiği için biraz da ağlak bir kız alışırsınız :D onu eve bıraktım ve bende eve geçtim sonuçta bir kartaliçe ile buluştum kardeşime bahsetmez miyim sanıyorsunuz?Yanılıyorsunuz canlarım ehehehehehe ertesi gün uyandım okula gittim tabii zorla beni kendi sınıfına geçirdi ve beraber oturmaya başladık sürekli sohbet eder derse katılırdık tabii ki de ben 1. Olurdum o da ağlamasın diye 2. Yapardım 1-2 ay sonra benle özel bir randevu yapmak istedi niye bilmiyorum, özel olduğu için güzel bir gömlek, pantalon giydim ve yanına gittik cafe de biraz kahve içtik ve bana dediği tek şey ''Benim Andrew'im olur musun?'' dedi, evet ben birinden çıkma teklifi alsam böyle almak isterdim ama o an donup kaldım 1-2 dk sonra ona ''Peki sende Gwen'im olmak ister misin?'' dedim biraz güldük,eğlendik,fotoğraflar çekildik ve günü çok güzel bir şekilde bitirdik tabii yorulmuştum orası ayrı ama en güzel yorulmalar en güzel yollara çıkar derlermiş, aslında demezler de ben demişim öyle sayın biraz. Ertesi gün oldu İrem ile okuldan kaçma planı yaptık her gün okul okul aaa yoruyor insanı biraz eğlenelim dedik ve bu sefer farklılık yapıp internet cafeye gittik evet internet cafeye gittik hep sinema kahve mi yapıcaz aa biraz eğlenelim, ona oyun öğrettim oynasın diye belki de beraber oynarız ilerde ben hep sona kaldığımda elimi tutuyordu kazanabiliyim diye, belki de bir erkeğin en güzel hayaliydi yaşadığım şanslı biriyim Isolde'm yanımda ya da Gwen'im ikiside birbirinden ayrı benim için ama işte ne Isolde'm ne Gwen'im o benim bilmİREM'im bunu niye yazdım bilmiyorum ama çok hoş duruyordu hatta İrem için böyle seslenebilirim ona karar vermedim sonuçta bilinmeyen bir kız kendisi ve yaklaşık 2-3 ay geçtikten sonra ilk ben ailesi ile tanıştım sonra da o benim ailemle tanıştı babamlar onu çok sevdi hatta bana ''Sakın bu kızı kaybetme çok kötü şeyler yaşarsın sen benim evladımsın ve kötü bir şey yaşamanı istemem.'' duygulandım sarıldım sadece sonra İrem'i alıp odama geçtim kardeşimle oyun oynadık,güldük,eğlendik sonra onu evine bırakmak için çıktım babamın arkadan attığı bakışı unutamıyorum yanım da kaybolmuş bedeni bulmuşum gibi bakıyordu. Hiç bir zaman unutamam o bakışlarını çok sevinmiş gibi bakıyordu evine götürürken bana sarılıp ''Senin gibi birini bulduğum için çok şanslıyım hatta Tuğra'larla bile buluşalım onları da özledim.'' diyip yanağımdan öpüp kollarıyla bedenimi sarmıştı 1 dakika boyunca sadece sarıldık o 1 dakika 1000 yıl gibi gelmişti babasını ve annesine selam verip ellerini öptükten sonra bende eve dönüp kardeşimi öpüp yattım ertesi gün İrem'i alıp okula gittim tabii yolda kimleri görelim kimleri Tuğra ve sevgilisi var çok komik duruyorlardı Tuğra'nın saçı çekiliyordu ben gülmemek için zor duruyom derken gülmeye başladım 2 si de arkasını dönüp bize baktı keşke fotoğraf çekseydim dedim içimden ''Oooo Tuğra'cım ne bu haller saç çekilmeler falan sen şimdi Elis'e de miyawlıyorsundur.'' diyip İrem de bende gülmeye başladık Elis ise beni öldürmek istercesine bakış attı''Ha ha ha çok komiksin Kira dikkat et o deftere benim ismim değil senin ismin yazılmasın.'' yalan yok ufak tırstım Tuğra da bana bakış attı ''İrem sende Tuğrayı öldür anlaşalım seri hadi.'' derken Tuğra ''Öhm öhm öhm neyse hadi gelin okula okuldan sonra gezeriz.'' diyip okula giderken sohbet ettik okulda yine İrem ileydim Tuğra ise Elisciğiyleydi biraz ölüyormuş gibiydi ama gülüyordum çaktırmadan , okul bitti buluşmaya geçtik bir tane top aldık Tuğra'nın evi daha yakındı biraz voleybol oynadık etraftan insanlar da geldi aşırı keyiflendik sonradan cafeye gitme kararı aldık biraz kahve içtik tatlı yedik iltifatlar ettik tabii ki de kitaplar hakkında konuşmazsak olmazdı özellikle İrem çok severdi kitapları ama gitardan daha çok değil. Bir sabah uyandık İrem bana yakının öldüğünü ve biraz yalnız kalmak istediğini söyledi tabii ki de onu dinlemedim ve yanına gittim ona komik şeyler gülmesi için fotoğraflar attım yanında oldum hatta gidip saçlarıyla oynadım film açtım izledik yanında durdum. Ertesi gün babası beni yanına çağırdı ve... DEVAM EDİCEK
Eveeeet sevgili okurum bu bölümü burada bitiriyorum bir sonra ki bölümlerde görüşmek üzere belki de daha güzel bölümler daha güzel hikayeler göreceğiz ama bu bölümlük bu kadarmış herhangi bir öneriniz varsa bana Instagram üzerinden ulaşabilirsiniz
Instagram: lostontus
buradan ulaşabilir öneri ve isteklerinizi yazabilirsiniz bu hikaye de olmasa da başka hikayelerde yazabilirim
iyi günler, iyi okumalar:) Sevgilerle Lyor