Her insan günün birinde ait olduğu yere dönecektir. Kimse ait hissetmediği bir yerde kalıcı olarak bulunmaz. Alina, yeni güne uyandığında kendini garip hissediyordu. Bir yandan huzursuz hissederken bir yandan ise mutlu gibiydi. Çok fazla bu hislerin üzerinde durmayıp lavaboya gitti. İhtiyaçlarını giderdikten sonra okula gitmek için yola çıktı. Son sınıf psikoloji öğrencisi olan Alina evde tek yaşayıp hayata tutunmaya çalışıyordu. Anne babası hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Çocukluğu teyzesiyle beraber geçti. Sonrasında bir kazayla kaybettiği teyzesinden sonra kimseyle yakınlık kurmak istemedi. Tek odağı dersleri oldu. Kendini hiçbir zaman yaşadığı hayata ait hissetmedi.
Psikoloji bölümünü seçmesindeki temel sebepte buydu aslında. Ne tür bir problemi olduğunu anlamak istiyordu. Fakat bölümü bitirmeye yakın olmasına rağmen buna bir açıklık getiremiyor. Dersleri çok iyi olmasına rağmen kendi durumu hakkinda hiçbir fikri yok. Daha fazla düşünmeyerek sınıfa geçti. Sıkıcı bir ders sonunda sınavlara hazırlanmak için kütüphaneye gitmeye karar verdi. Son sınavları atlatırsa artık mezun olabilecek. Sınav haftasının yaklaşması nedeniyle kütüphane dolmuştu. Nihayet boş bulduğu bir masaya yerleşip çalışmaya başladı.
Alina, çalışmaya başlayınca zaman kavramını unutanlardandı. Su içmek için kafasını kaldırınca etrafta kimsenin kalmadığını gördü. Saate bakınca kütüphanenin kapanma saatine beş dakika kaldığını gördü. Hemen toparlanmaya başladı. Çıkış saatini kaçırırsa geceyi kütüphanede geçirmek zorunda kalırdı. Hemen alt kata koştu. Tam çıkış kapısına yaklaşmışken raftan bir kitap önüne düştü. Başta irkilsede kitabın adına bakmadan yerine koyup kapıya ilerledi.
Arkasından bağıran görevliyle durmak zorunda kaldı. "Kitabınızı düşürdünüz hanım efendi!" dedi. Arkasını dönüp bakan Alina, az önceki kitabın arkasında olduğunu görünce çok şaşırdı. Şaşkınlığını atlattıktan sonra görevliye döndü: "Kitap bana ait değil." dedi. Fakat görevli kütüphane kuralları gereği kontrol etmesi gerektiğini söyleyince mecburen onaylamak zorunda kaldı. Kitap kontrolünü yapan görevli memur kitabın kendi ismine kayıtlı olduğunu söyleyince şaşkınlığı daha da arttı. Bugün olan garip olaylardan kaçmak için görevliye: "Aldığımı hatırlamıyorum. Madem öyle iade etmek istiyorum." dedi. Görevli ise "Maalesef kütüphane kuralları gereği üç gün geçmeden iade edemezsiniz." dedi. Alina, artık sabrının sonlarına gelmişti. Sinirle kitabı alıp kütüphaneden çıkmak için yürüdü. Tam görevliye kaçıncı günde olduğunu soracakken arkasını dönünce boş koltukla karşılaştı. Artık ne kadar şaşıracağını bilmiyordu. Oysaki az önce orda olduğuna emindi. Bir anda ortadan kaybolmadı imkansızdı. Daha fazla şaşkınlığı bünyesi kaldıramayacağı için arkasını dönüp kütüphaneden çıktı.
Eve gelip üzerini değiştirdi ve bugün yaşadıklarını düşünmeye başladı. Kitabı almadığına emindi. Bu hayatta belki de en çok güvendiği şey hafızasıydı. Bir kere gördüğü bir şeyi kolay kolay unutmazdı. Peki bu kitabı onun adına kayıt ettiren kişi kimdi?