Sabah telefon sesim ile uyandım ama alarm değildi birisi beni arıyordu yatakta doğrulup telefonuma baktım arayan Luca’ydı
[Stella hemen hazırlanıp yola çık kız okula gidiyor]
“Tamam hemen çıkıyorum” dedim uykulu bir ses ile
Banyoya gidip yüzümü yıkadım dişlerimi fırçaladım saçımı tarayıp at kuyruğu bağladım
Hemen formalarımı giydim çantamı alıp evden çıktım kahvaltı yapmaya vaktim yoktu okula yürümeye başladım
Yine başka bir cinayete maruz kalmıycağım için çok mutluydum telefonumda bana papatya tarlalarını hatırlatan bir yaz şarkısı çalıyordu
Kasabada hava ne kadar soğuk olsada bu şarkı içimi ısıtıyordu okula gelmiştim yolda Luca aramıştı takip ettiğimiz kızın kütüphanede olduğunu söyledi
Çantamı sınıfa bırakmadan kütüphaneye geçtim kız tek başına bir masada oturuyordu bizimkiler ise onun arkasında
Yapıcağımız şey kıza her şeyi anlatıp o bilekliği almaktı yuna etrafta gözükmüyordu hemen gidip kızın yanına oturdum
“Merhaba” dedim
Kızın açık sarı saçları masmavi gözleri vardı daha önce gördüğüm birisine çok benziyordu ama kim olduğunu bilmiyordum
Kız şaşırmış gibiydi bizimkiler yanıma geldiler ve kızın etrafına toplanıp oturduk
“Selam” dedi Olivia
“Merhaba Olivia” dedi kız
Hepimiz şaşırmıştık kızın evine gittiğimizde Olivia’yı tanımıyordu
“Sen beni nerden tanıyorsun” dedi Olivia
“Aynı sınıftayız ya Crisi James’ı da tanıyorum” dedi Kız
“Sen 10. Sınıf değil misin” dedi Olivia
“Hayır 12.sınıfım” dedi kız
“James’ı nerden tanıyorsun” dedi Emily
“Beni tanımadın mı James” dedi kız
“Hayır” Dedi James
“İsmin ne” dedi Luca
“İsmim Maria Ophelia” dedi Maria
Hepimiz tam olarak donmuştuk Maria Mia’nın kardeşiydi Mia’yı öldürdükleri yetmemiş kardeşinide öldürmek istiyorlardı
“Nasıl yani sen Mia’nın kardeşimisin” dedi Andres
“Evet ablasıyım” dedi Maria
“İnanamıyorum” dedi Jake
“Şimdi sana bir şey söyliycez Mia’yı öldürenler seni de öldürmek istiyorla o yüzden o kolunda ki bilekliği bana vermen gerekiyor” dedi Luca
“Nasıl yani bu bileklikle ne alakası var” dedi Maria
“Her şeyi anlatıcaz ama şimdi vermen gerekiyor” dedi Luca
Maria bilekliği çıkartıp Luca’ya verdi Luca bir kaç dakika Maria’ya konuyu anlattı ve kimseye söylememesi için uyardı
Maria çok üzülmüştü neredeyse ağlıycaktı ama kendisini çok zor tutuyordu
“Ne yani okulda ki bütün kızları öldürmek isteyen birisi mi var” dedi Maria
Kütüphanenin kapısından bağıran birisi dikkatimizi çekti hepimiz dönüp ona baktık
“Darkness geri geldiii” diyordu
Kız gidince birbirimize baktık
“O ne biçim bir isim ya” dedi Cris
“O isim değil çete “ dedi James
“Çete mi” dedi Olivia
Kütüphaneden çıkıp okulun giriş kapısında ki kalabalığın yanına gittik aralardan geçip en önde durduk
Karşımızda iki öğrenci vardı birisi siyah saçlı uzun kaslı ve çok neşeliydi diğeri ise koyu mavi saçlı uzun ,kaslı ve ciddi’ydi
İkisi’nin görünüşü de bakışları da hatta duruşlarıda çok farklıydı
“İki kişimiydi bahsettiğin çete” dedi Jake
“Üç kişiler ama Leon yok” dedi James
“O çete lideri o kadar değişik bir insandır ki yeri geldiğinde en neşeli insan yeri geldiğinde dünyanın en ciddi adamıdır onlar okuldakilerden iki yaş büyükler 20 yaşındalar disiplinden sınıfta kaldılar” dedi Maria
“Ha bunlar o çocuklar okulda hep bi kavga gürültü olurdu” dedi Emily
“Bunlar bizimle aynı yaştamıymış” dedi Cris
“Öyleymiş” dedi Jake
“Peki neden bu çocukları bu kadar çok seviyorlar”dedim
“Okulun popüler çocukları ayrıca fiziklerine baksana aşırı kaslılar bizim okulda ki diğer erkeklerden farklılar en popülerleri Leon” dedi Maria
“Leon’un vicudu daha kaslı ve dövmeleri çok fazla olduğu için onu daha havalı buluyorlar” dedi James
“Ne var oğlum bizde de var” dedi Andres
“Benden daha fazla olamaz” dedi Jake
“Senden daha fazla” dedi Maria
“Sağ kolu dövme ile kaplı sol göğüsünün üzerinde kocaman bir yıldız dövmesi var sırtında da iki tane kanat dövmesi var elinde annesinin ölüm tarihi ve babasını öldürdüğü tarih var” dedi James
“Öldürdüğü derken” dedim korkuyla
“Babası’nın pis işlerinden dolayı annesi ölmüş oda babasını öldürmüş” dedi James
“Sen dövmelerini nerden gördün çocuk okulda çıplak mı dolaşıyor” dedi Cris
“İnstagram profilinde fotoğrafları var ayrıca okulda box yapıyor ve bunu çıplak yapıyor” dedi James
“Okulda box yapmamız için bir yer vardı ve sen bunu bana söylemedin” dedi Jake
“Bu kadar derdin içinde gidip box mu yapıcaksın” dedi James
“Yaparım sanane” dedi Jake
James gözlerini devirdi ve önüne döndü ders zili çalmıştı hepimiz sınıflarımıza gittik sınıfta bi kalabalık vardı kapıdan adımımı atmadan önce James’a döndüm
“O çocuklar bizim sınıfta deme sakın” dedim
“Bizim sınıftalar” dedi James
“İnanmıyorum ya” dedim
Sakince sınıfa girip yerime oturdum kalabalık çocukların etrafındaydı herkes önlerinden çekilince yüzlerini gördük siyah saçlı olan sıranın üzerinde oturuyordu
Mavi saçlı olan da camın kenarında dikelmiş kollarını önde birleştirmiş sınıfı gözetliyordu siyah saçlı çocuk kafasını bize çevirdi
“James naber bro” dedi siyah saçlı
“İyidir senden” dedi James
“Sınıfa yeni öğrenciler gelmiş bakıyorum da” dedi siyah saçlı çocuk
Bizden kastediyordu Jake,Andres ile beraber aynı anda kafalarımızı kaldırıp çocuğa baktım
“Kasaba içindeki okuldan geldik geçici bir süre” dedi Andres
“Okulunuza neoldu” dedi çocuk
“Okulumuz yıkılıcak depreme dayanıksızmış” dedi Jake
O ikisi çok garipti galiba çocuklardan hoşlanmamışlardı kafamı arkaya çevirip James’a döndüm
Fısıldayarak konuştum
“Onların nesi var” dedim
“Anlamadım” dedi James
Tekrardan önüme döndüm siyahlı çocuk ismimizi sordu
James Jake’i göstererek
“Bu benim kardeşim Jake benden iki yaş büyük” dedi
“Demek sende sınıfta kaldın” dedi çocuk
“Evet disiplinden dolayı” dedi Jake
“Ben de Andres” dedi Andres
Çocuk kaşları ile beni işaret etti
“Senin ismin ne” dedi
Tam ben cevap vericekken sınıf kapısından giren Robert benim yerime ona cevap verdi
“Stella Smith” dedi
Hızlıca gelip kolumdan tuttu beni ayağa kaldırdı
“Napıyorsun Robert” dedim kolumu çekmeye çalışırken
Robert beni sınıftan çıkartmaya çalışıyordu ben ise kolumu ondan ayırmaya çalışıyordum sınıfın ortasında onu durdurup kolumu hızlıca çektim
“Naptığını sanıyorsun sen” dedim sinirlice
“Dün söylediğin şeyleri unuttuğumu mu sanıyorsun” dedi Robert
“Unutmaman iyi olmuş o söylediğim her şey aklına kazılsa iyi olur sen busun” dedim ve geri yerime oturmak için arkama döndüm Robert tekrardan kolumdan tuttu
James,Jake ve Andres ayağa kalkmışlardı
“Robert rahat bırak kızı” dedi James
“Yok ya sanane lan” dedi Robert
Robert tekrardan beni sınıftan çıkartmaya çalışıyordu o sırada tanımadığım bir ses Robert’a seslendi
“Sen kendini hala bişiy mi sanıyorsun Robert Luke” dedi yabancı
İkimiz’de sesin geldiği yöne döndük karşımda ki çocuk herkesin aşık olduğu anlata anlata bitiremedikleri Leon olmalıydı
Gerçekten de anlattıkları gibiydi kaslıydı gömleğini büktüğü yerden kolunda ki dövmeleri görebiliyorduk ve elinde ki tarih dövmelerini
Çocuktan gözlerimi çekip James’a baktım oda bana bakıyordu Andres ve Jake ise çocuğa bakıyorlardı
“Ben kesinlikle bişiyim ya sen” dedi Robert
Çocuk ayağa kalkıp yavaşca bize yaklaştı diğer iki arkadaşı da bir adım öne geldiler
“Sen hiç bir halt değilsin Robert sen korkağın tekisin” dedi Leon
Robert kolumu hala bırakmamıştı ve çocuğa bir adım daha yaklaştı birbirlerine çok yakındılar
“Korkak olduğumu düşünüyorsun ama senden korkmuyorum Leon” dedi Robert
Çocuk sırıtıyordu
“Öyle mi hiç sanmam istersen bir geçmişe git bak bakalım” dedi Leon
“Ben asla senden korkmuyorum Leon” dedi Robert bağırarak
James yanımıza gelip Leon ve Robert’ı birbirinden uzaklaştırdı kolumu Robert’dan çekip kurtardım
“Hadi git otur Robert olay çıkartma” dedi James
“Sanane lan sen ne karışıyon” dedi Robert James’ı iterek
Sınıfın kapısından olaya dahil olmak isteyen iki kişi daha girdi
“Selam gençler noluyor” dedi Tylor
“Bi siz eksiktiniz” dedi Andres
“Bizsiz olurmu domates salçası” dedi Edwin
Andres yumruğunu sıkıyordu Tylor yanımıza geldi benim olduğum tarafa geçip Robert’ın omuzuna yaslandı
“Naber prenses” dedi bana bakarak
“Seni görene kadar çok iyiydim Tylor” dedim
“Biliyorum bana hayransın canım” dedi Tylor kahkaha atarak
Daha sonra Leona baktı sonra da James’a döndü
“Sen ne istiyorsun beyaz şövalye” dedi Tylor
“Sen neden geldin Tylor dersin yok mu senin” dedi James
“Okulda hazırlık var ya canım hocalar onunla ilgileniyor” dedi Tylor
“Hazırlık mı neden” dedim
“Sınavlardan önce stresimizi almamız için bi eğlence düzenliyorlarmış” dedi Andres
Zil çalmıştı herkes birbirine bakıyordu
“Neyse hadi uza çık git sınıftan” dedi James Tylor’a
Tylor hızlı davranarak James’a yumruk attı ellerimle ağzımı kapattım James’ın yanına gidip kolundan tuttum
“İyi misin” dedim dudağı kanıyordu
Yeni çocuklardan mavili olan koşup Tylor’a yumruk attı ortalık birbirine karışıcaktı ama Edwin Tylor’ı kolundan tutup sınıftan çıkarttı
Bu haraket asla Edwinlik değildi ama yapmıştı
“İyi misin James” dedi mavili çocuk
“İyiyim Justen sağol” dedi James
“Hadi gidelim diğerleri bizi bekliyordur” dedi Jake , ve Andresle beraber sınıftan çıktılar
Sınıftan çıkıcakken siyahlı çocuk arkamızdan bağırdı
“Bu arada ben de Albert memnun oldum prenses” dedi bağırarak
Çocuğa dönüp baktım ve hiç bir şey söylemeden sınıftan çıkıp gittik
Bizimkiler kantinde her zaman ki yerimize oturmuş sohbet ediyorlardı Luca yine cinayetlerden bahsediyordu
“Nerde kaldınız ya” dedi Olivia
Gidip yanına oturdum
“Sınıfta bi sorun çıktı da” dedim
“Galiba bu sefer kavga eden James olmuş” dedi Emily
“Minik bir tartışma” dedi James
“O çocuklar bizim sınıftalar” dedim
“Malesef” dedi Andres
“Sizde bi haller var ” dedi James
“Ben çocukları sevmedim” dedi Andres
“Ben nefret ettim” dedi Jake
“Ben sevdim James’ı da onlar korudular” dedim
“Korumalarına hiç gerek yok kardeşimi ben korurum” dedi Jake
“Çok abartıyorsunuz” dedi James
“Neyse konuyu kapatın, akşam eğlence varmış ne giyiceksiniz kızlar” dedi Olivia
“Bilmem bunu hiç düşünmedim” dedi Emily
“Sen Stella” dedi Olivia
“Ben pembe elbise giyicem” dedim
“Ben de kırmızı” dedi Olivia
“Kızlar şu an bunu mu konuşucaz” dedi Luca
“Evet ya ne konuşucaz” dedi Olivia
O sırada kantine Maria geldi
“Merhaba” dedi
“Selam Maria otursana” dedi Olivia
“Okul çıkışı bana gelsenize akşam eğlence varmış beraber hazırlanırız” dedi Maria
“Olur tabi ben gelirim” dedi Emily
“Ben de gelirim” dedi Olivia
“Stella sen gelir misin” dedi Maria
“Gelirim” dedim
Biz sohbet ederken koridordan büyük bir çığlık koptu hepimiz birbirimize bakıp koridora koştuk
Tekrardan bir cinayet görmemek için dua ediyordum koridora çıkınca Robert ve Leon’un kavga ettiğini gördük
Leon Robert’a o kadar hızlı vuruyordu ki resmen kemiklerini kırıcaktı arkadaşları bi köşede durmuş onu izliyordu
James koşup onu engellemeye çalıştı ama Leon’un arkadaşları yani Justen ve Albert James’ın ona karışmamasını söyleyip engellediler
Leon, Robert’ı ayağa kaldırdı yakasına yapıştı biz Robert’ı arkasından Leon’u ise önünden görüyorduk
Leon Robert’ı bize doğru fırlattı Robert yere düştü Leon Robert’a doğru yaklaşınca Jake Leon’u kolundan tuttu
“Bırak lan artık öldürücek misin onu” dedi sert bir ses tonu ile
“Seni ne alakadar ediyor” dedi Leon
“Şov yapmayı çok seviyorsun galiba” dedi Jake
Jake gerçekten de bu çocukları sevmemişti James Onlara doğru yürüyünce Cris ve ben de gittim
“Jake saçmalıyorsun” dedi James
“Şu çocukları korumayı kes” dedi Jake
“Jake saçmalıyorsun kimse kimseyi korumuyor” dedi James
“James bırak biz gideriz” dedi Leon
Leon arkasına döndü
“Neoldu şovunu mu bozduk sıkıntı yok herkes hala sana bakıyor devam et” dedi Jake yüksek sesle
Leon kafasını yere eğdi elini ensesine koydu daha sonra tekrardan kafasını kaldırıp bize döndü yavaş yavaş yaklaştı
Justen ve Albert’da onun arkasındaydı Leon Jake’in tam önünde durdu yakasını tuttu
“Bilmediğin işlere burnunu sokma” dedi Leon
Jake Leon’un elini itti ve yüzüne yumruk attı Leon’un dudağı kanadı
“Sokarsam nolur lan” dedi Jake bağırarak
Jake’in kolundan tutup geriye çektim
“Jake naptığını sanıyorsun” dedim
“Sen karışma Stella” dedi Jake
“Ben şov yapmıyorum ama sen yapmak istiyorsun gibi sanki Jake” dedi Leon
“Ben senin kadar iyi oynayamıyorum malesef Robert’ı güçsüz buldun saldırıyor musun kendine daha iyi rakipler bulmalısın Leon” dedi Jake
Jake’e hamleyi Leon değil Justen yaptı Jake’in karnına bir tekme attı Jake yere düşmüştü hepimiz Justen’e bakıyorduk
Maria koşarak yanımıza geldi Jake oksürüyordu
“Naptığını sanıyorsun sen Justen” dedi Maria
Justen yere eğilip Jake’in yakasına yapıştı
“Haddini bil yoksa sonun hiç iyi olmaz Jake kardeşine dua et” dedi Justen
“Ne olurmuş haddini bilmezse” dedi Andres
“Andres yeter artık” dedi Emily
“Sen karışma” dedi Andres
“Ne demek sen karışma ya Jake’i revire götürüceğine hala kavga çıkartmaya çalışıyorsun Andres” dedi Emily
“Tabi ki de kavga çıkarıcam şu çocuğun haline bak” dedi Andres
“Yeret Andres Jake’i revire götür” dedim
“Hiç bir yere götürmüyorum” dedi Andres
“Bu olanların tüm suçlusu Jake Robert’ı korumak da nerden çıktı şimdi” dedim sertce
“Stella haklı” dedi Cris
“Haklı mı nasıl ya asıl siz şu anda arkadaşınızı bu hale getiren çocuğu koruyorsunuz” dedi Maria ayağa kalktı
Emily Maria’ya yaklaştı
“Jake neden seni bu kadar alakadar ediyor Maria onu daha henüz üç saattir tanıyorsun” dedi Emily
“Sen çok uzun zamandır tanıyorsun ama onu korumuyorsun senin görevini ben üstleniyorum” dedi Maria
Emily’nin kolundan tuttum yanıma çektim
“Bizim arkadaşlığımızın ölçümünü sen yapamazsın Maria biz nasıl arkadaşlık yapıcağımızı senden öğrenmiycez” dedim
Emily’i de alıp ortamdan uzaklaştık Olivia ve Cris arkamızdan geliyorlardı ön bahçeye çıkıp banklardan birisine oturduk
“O kızı ilk gördüğümden beri sevmemiştim zaten yılan” dedi Emily
“Emily” dedim
“Haklı Jake’i bu kadar önemsiycek kadar ne yaşamış olabilirler” dedi Olivia
“Andres ve Jake o çocukları kıskanıyorlar” dedim
Biz konuşurken James ve Luca yanımıza geldiler
“Neoldu” dedi Emily
“Bizi yanlarında istemediler” dedi James
“Beni salın hepsini döviyim” dedi Emily
“Aman bırak deymez” dedi Olivia
“Bunu onlar istedi” dedi Cris
“Maria sonraki kurban umarım onu koruyabilirler” dedi Luca
“Merak etme Jake’i var yanında” dedi Olivia
“Şu çocuklar okula neden geri dönmüşler” dedi Luca
“Bilmem” dedi James
“Öğle arası nerde olurlar bi fikrin var mı” dedi Luca
“Genelde box yaparlar ya da basketbol” dedi James
“O zaman yemekten sonra çocukların yanına gidiyoruz” dedi Luca
“Neden geri geldiklerini merak ediyorsun” dedi Cris
“Bu konuyla bir alakası olabilir” dedi Luca
“Hadi gidelim yemek yiyelim” dedi Olivia
Yemekhaneye gittik herkes ordaydı Jake,Andres ve Maria bizden ayrı oturuyorlardı
Yemekte pek konuşmadık yemeklerimizi yedikten sonra spor salonuna gittik kapısına geldiğimizde herkesi durdurdum
“Bir dakika Leon box yaparken çıplak yapıyor demedin mi” dedim
“İçeriden top sesleri geliyor demek ki basketbol oynuyorlar” dedi James
“Umarım” dedi Cris
James kapıyı açtı biraz ilerledik ve durduk Leon çıplaktı kızlarla beraber gözlerimizi kapattık Olivia Cris’e sarılıyordu Emily arkasını dönmüştü ben ise ellerim ile gözlerimi kapatmıştım
Gerçektende çok kaslıydı kolları çok kalındı omuzları çok genişti beli inceydi karın kasları’nın altısıda belirgindi göğüsünde ki yıldız dövmesi de sandığımdan daha büyüktü
Erkekler gülüyordu hatta kahkaha atıyorlardı James’ın kolunu dürttüm
“Gülme söyle de üzerini giysin” dedim
“Kendimi durduramıyorum gerçekten” dedi James
Kolumdan tutup beni yanlarına götürdü
“Leon lütfen üzerini giyermisin” dedim
Onlarda gülüyordu Leon’un giyinme sesini duyabiliyordum
“Aç” dedi Leon
İlk önce parmaklarımın arasından baktım giyinmişti daha sonra kompile ellerimi yüzümden çektim
“Neden geldiniz” dedi Justen
“Size bir şeyler sormamız gerek” dedi Luca
Tribünlere oturduk
“Evet ne sorucaksınız” dedi Leon
“Okulda ki garip olayları duydunuz değil mi” dedi Luca
“Duyduk” dedi Leon
“Bu yüzden okula geri döndünüz” dedi James
“Evet de neden soruyorsunuz bunları bize” dedi Albert
“Bize yardımcı olabiliceğinizi düşünüyoruz” dedi Luca
“Siz ne biliyorsunuz” dedi Justen
“Biz bi çok şey biliyoruz” dedi Luca
“Kızlara tecavüz edip sonra öldürdüklerini” dedi James
“Kızların sıraya dizildiğini” dedi Cris
“Sırada ki kızın numarasına göre bileklik taktıklarını” dedi Luca
“Ve bir casuz” dedi Olivia
“Birde arka bahçede ki depo” dedi Emily
Hepsi dona kalmıştı bize yardım edip etmiyceklerini düşünüyorlardı
“Size yardım edicez ama bildiğiniz her şeyi anlatıcaksınız” dedi Leon
Luca başladı anlatmaya Leon bunu bir kızın yapabileceğini sanmadığını söyledi ölmeyen tek kız suçlu olucaktı sıra ona gelince açıkta kalıcaktı Luca okul dışından birisinin olabileceğini söyledi ama Leon bunun da imkansız olduğunu düşündü elimizde ki deliller çok yetersizdi
Zil çalmıştı hepimiz sınıflarımıza çıktık Jake ve Andres bize düşmanlarıymış gibi bakıyorlardı Sırama oturduğumda
Eteğimde bir ıslaklık hissettim hemen geri ayağa kalktım arkamdakiler gülmeye başladı eğilip sıramdaki şeffaf şeye dokundum
Elime geleni kokladım bu yapıştırıcıydı daha sonra eteğimi elledim orayada yapıştırıcı bulaşmıştı kafamı kaldırıp James’a baktım
“Yapıştırıcı” dedim
“Kim yaptı lan bunu” dedi bağırarak James
“Ben yaptım” dedi öğretmenler masasının arkasından çıkan Tylor
Yavaş yavaş yanıma yaklaştı
“Ne demek lan ben yaptım” dedi James
“Aramızda ki bağ daha çok güçlensin diye süprizimi beğenmedin mi Prenses” dedi Tylor
“Senin amacın ne Tylor ne bekliyordun boynuna atlamamı mı yoksa ağlayarak sınıftan gitmemi mi” dedim
“Sana acıyorum senin kadar güzel bir kız bu eziklerin içinde harcanıyor” dedi Tylor
“Konuştu bal kabağı asıl ben sana acıyorum lan o kadar aptalsın ki” dedi James
Tylor dik dik bakıyordu James Tylor’a yaklaştı James’ın kolundan tuttum
“Bırak James oda bunu istiyor sinirlenip kavga çıkartmanı istiyor bırak deymez” dedim
Ve sınıftan çıktım tuvalete gittim eteğimi üzerimden çıkarttım altımda siyah dar şortum vardı eteğime biraz sabun döküp yıkamaya başladım
Yapıştırıcı tam olarak kurumadığı için çabuk çıkmıştı elimizi kuruttuğumuz makinada eteğimi kuruttum bu biraz zaman almıştı eteğimi üzerime giyip tuvaletten çıktım
Sınıfa doğru gidiyordum sınıfın kapısını açıcakken birisi durmamı sağladı arkama dönüp sesin kime ait olduğuna baktım
Kızın saçlarının üst kısmı siyah uçları ise mordu gözleri de yeşildi üzerinde okulun forması vardı
“Pardon” dedi ince sesi ile
“Buyurun” dedim
“Leon harvey bu sınıfta mı” dedi kız
“Evet bu sınıfta” dedim
“Çağırabilirmisin lütfen” dedi kız
“Kim diyim” dedim
“İsmim Mahina” dedi kız
Sınıfın kapısını açıp içeriye girdim Tylor gitmişti Robert’da yoktu Leon ayaklarını sıraya uzatmış camdan dışarıya bakıyordu
“Leon” dedim
O dahil bütün sınıf bana bakıyordu
“Dışarıda Mahina isminde bir kız var seni çağırıyor” dedim
Leon ilk önce Justen ve Albert’a daha sonra da bana döndü
“Öyle birisini tanımıyorum” dedi
“Kız seni bekliyor ne söyliyim” dedim
Leon ayağa kalktı ellerini cebine koydu yavaş yavaş yanımdan geçip kapıdan çıktı kapıyı açık bıraktı ve kızın yanına gitti
“Leon” dedi kız heyecanla
Yerime geçip oturdum sınıfın hepsi onları izliyordu ben ise onlara bakmaktan kaçınıyordum
Albert,Justen ve James da onlara bakmıyordu
“Neden geldin” dedi Leon
“Seni merak ettim okula geri dönmüşsün” dedi Mahina
“Beni merak etmene hiç gerek yok bir daha sınıfıma gelme” dedi Leon sonra da sınıfa girdi
Kapı hala açıktı kafamı çevirip Leon’a baktım daha sonra da kıza baktım kafası yere eğik bir şekilde gidiyordu
Tekrardan önüme döndüm sınavlar pazartesi günü başlıyordu bunun için de çok çalışmam gerekiyordu kasaba dışında yaşarken okulumda okul birincisiydim
Bunu babama borçluyum okuldan eve geldiğimde onun suratını görmemek için ders çalışmak için odama giderdim
Eğer ders çalışmayıp odamda boş boş oturursam babam kızardı yanında oturup onunla beraber televizyon izlememizi söylerdi
Arada odama gelip ders çalışıyormuyum çalışmıyormuyum kontrol ederdi bu yüzden o uyuyana kadar ders çalışırdım
Herkes sınıfta kafasına göre takılıyordu birden sınıftan içeriye birisi girdi nefes nefeseydi bizden küçük duruyordu
“Noluyo lan” dedi Albert
Çocuk yorgunluktan konuşamıyordu Elinde bir kağıt vardı yavaşca yürüyüp kağıdı masama bıraktı kim olduğunu soramadan koşup gitti
Kağıt ikiye bükülmüştü açtım
-son umudum sensin yeni kız okulda ki olanların suçlusu sensin sana aşığım eğer sende beni fark etmezsen okulda ki bütün kızları öldürücem buna arkadaşların da dahil eğer sen de beni istemezsen seni de öldürücem seni seviyorum kır çiçeği- yazıyordu
Yazanların karşısında dona kaldım zil çalmıştı James yanıma geldi kafamı kaldırıp ona baktım
“Neymiş o kağıt” dedi James
Cevap veremedim ne diyiceğimi ya da ne yapacağımı bilemiyordum James kağıdı alıp okumaya başladı
“Ha siktir” dedi fısıltıyla
Leon, Justen ve Albert da yanımıza geldi
“Kantine gitmiyormusunuz” dedi Albert
“Gidicez gidicez” dedi James
Ayağa kalkıp James’ın elinde ki kağıdı aldım hızlıca sınıftan çıktım nereye gidiceğimi bilmiyordum sadece koşuyordum ağlıyordum
*yazardan anlatım*
Stella aldığı bu nottan sonra kendisini suçlu bulmuştu arkadaşları ona nasıl bir gözle bakıcaklardı bilmiyordu belki onu anlarlardı ama Stella bu işin içinden nasıl çıkıcaktı hayatı altüst olmuştu dünyası yıkılmıştı ve o dünyasının altında kalmıştı onu ordan kurtarabilicek kimse yoktu
-sınıf-
Albert: neoldu şimdi
Leon: James ne yazıyordu o kağıtta
James: bunu sınıfta konuşmayalım Stellayı bulmalıyız
Hepsi sınıftan çıktı diğerlerine de haber verip Stella’yı aramaya başladılar
*Stella’nın anlatımı*
Okulda gidebilicek pek bir yer yoktu o yüzden terasa çıktım elimde ki notla terasın bir köşesine oturup ağlıyordum ne yapıcaktım
Bundan sonra olaylara nasıl bakıcaktım eğer bir kız daha ölürse onun benim yüzümden öldüğünü düşünüp buna nasıl katlanıcaktım hiç bir şey bilmiyordum
O kişinin kim olduğunu düşünmekten başka hiç bir şey yapamıyordum kendimi fark etmeden elimi terasın zemininde gezdiriyordum o sırada elimin acısını hissettim
Elimi kaldırıp avucuma baktım kan içindeydi yerdeki sivri taşları sıktırdığım için avucum kan içinde kalmıştı
1-saat sonra
Gözümü açtığımda birisi’nin beni taşıdığını fark ettim aklıma terasta olduğum geldi orada uyuya kalmıştım elimi kaldırıp avucuma baktım hala kanıyordu
Gömleğim kan olmuştu daha sonra kafamı kaldırıp beni taşıyan kişiye baktım bu Leon’du şaşırmıştım daha sonra etrafıma baktım kimse yoktu
Anladığım kadarıyla beni revire götürüyordu ansızın konuştum
“Dur” dedim
Leon kafasını eğip gözlerime baktı
“İndir beni” dedim
Leon hiç bir şey söylemeden beni kucağından indirdi onun kokusu çok tanıdık birisinin kokusu gibiydi
“Diğerleri nerde” dedim
“Eve gittiler” dedi Leon
“Sen neden gitmedin” dedim
“Herkes seni aramaya evine gitti ama ben terasta olduğunu biliyordum” dedi Leon
“İyi o zaman beni görmedin” dedim
Arkamı dönüp gidicekken Leon kolumdan tuttu ona doğru dönünce gömleği’nin kan olduğunu fark ettim bileğimden tutup avucumu bana gösterdi
“Revirin yolu bu tarafta papatya” dedi Leon
Kafamı kaldırıp ters ters baktım
“Papatya mı” dedim
“Evet” dedi Leon
“Nerden çıktı” dedim
“Papatya gibi kokuyorsun” dedi Leon
Bu lakabı üçüncü kez birisinden duyuyorum ben daha çok küçükken abim bana papatyam derdi ve eski okulumuzda Rose bana papatya kokulu kız derdi
“Papatya severmisin” dedi Leon
“Severim neden sordun” dedim
“Öylesine” dedi Leon
“Revire falan gitmiycem” dedim
Tekrardan arkama dönüp gidicekken yüksek sesle konuştu
“Sınıfların kapısı kilitli okulun kapısı da kilitli istesen de çıkamazsın” dedi Leon
Bu nedemek şimdi o zaman revirde boştur ayrıca okulda eğlence vardı hızlıca arkama döndüm
“Çantam sınıfta kaldı hem nasıl çıkıcaz biz burdan” dedim
“Çantanın nerde olduğunu biliyorum okuldan çıkma’nın yolunu da biliyorum” dedi Leon
Yanına yaklaştım
“Nerde çantam” dedim
“Elini pansuman yaptırırsan söylerim” dedi
“Okul kapalıysa revir de boştur kendi kendime pansuman yapamam” dedim
“Sana kim dedi sen yapıcaksın diye” dedi Leon
Daha sonra arkasını dönüp yürümeye başladı mecburen arkasından gittim
Revire gidiğimizde kimse yoktu
“Otur şuraya” dedi Leon
“Pansumanı sen mi yapıcaksın” dedim
“Ben yapıcam” dedi Leon
“Ne” dedim
“Merak etme biliyorum pansuman yapmayı annem hemşireydi” dedi Leon
Söylediği yere gidip oturdum Leon elinde tentürdiyot , pamuk ve sargıyla geldi karşıma oturdu
Tentürdiyot’u pamuğa döktü
“Sen nerden biliyorsun pansuman yapmasını” dedi Leon
“Annem hemşireydi” dedim
O sırada pamuğu elime bastırdı sızlanmıştım o kadar çok acıyordu ki elimde bir elma olsa şu an parşalaya bilirdim pamuğu geri çektiğinde kalbim çok hızlı atıyordu sargıyı sarmaya başladı
“Annen neden öldü” dedi Leon
“Annemin öldüğünü nerden biliyorsun” dedim
“Annem hemşireydi demedin mi eğer annen hayatta olsaydı annem hemşire derdin” dedi
“Babam yüzünden öldü onun pis işleri yüzünden düşmanları annemi ve abimi vurdu” dedim
“Baban mafya mıydı” dedi
“Neden soruyorsun” dedim
“Aynı hayatı yaşadım ama benim babam da yaşamıyor”
“Neden babanı öldürdün”
“Annemin katili ile beraber yaşayamazdım”
Ayağa kalktı ardından ben de kalktım elindekileri yerine koydu daha sonra kapıdan çıkıcakken koridordan seslerin geldiğini duyduk
Birbirimize baktık Leon kolumdan tutup kapının arkasına çekti saklanmak için gerçekten kapının arkasını mı seçmişti
Ayak sesleri yaklaşıyordu Leon önümde kafası dik bir şekilde içeriyi kontrol ediyordu ona yakındım gerçekten de kokusu çok tanıdıktı
Bu anı Jake ile birlikte yaşamıştık o gittiğinde onu merak edip aramıştık okulun Terasına gitmişti o zaman kardeşinin babasına benziyceğini düşünüyordu
Bana içini döküyordu o çok iyi bir insan ama Leon ve çetesi geldiğinden beri çok farklı davranıyor
İçeriye birisi girdi Leon hala kontrol ediyordu içeriye giren kişi tekrardan dışarıya çıkınca bizde yerimizden çıktık
“Hadi gidelim artık burdan yoksa müdüre yakalanıcaz” dedim
“İçeriye giren revir görevlisiydi” dedi Leon
“Sonuçta yakalanıcağımız birisi hadi gidelim” dedim
Leon kapıdan kafasını çıkartıp koridoru kontrol etti daha sonra eli ile gelmemi işaret etti
Çıkış kapısına doğru değilde spor salonuna gidiyorduk çantamın yerini hala söylememişti salona geldiğimizde durduk
“Ee nasıl çıkıcaz” dedim
Eli ile tepedeki camı gösterdi
“Gördüğün yerden” dedi
“Ne sen iyimisin ordan nasıl çıkıcaz” dedim
“Biraz sabret çıkıcaz” dedi
Leon tribünlerin en sonuna çıkıp üzerine bastı fakat boyu hala cama yetişmiyordu çıkmamız için camı açmamız gerekiyordu
“Kıravatını ver” dedi
“Kıravatımı mı” dedim
“Evet hadi ver” dedi
Kıravatımı çıkartıp verdim kendi boynunda ki kıravatıda çıkartıp iki kıravatı birbirine bağladı ucuna bir düğüm attı
Daha sonra kıravatı sallayıp camın kulpuna geçirdi hızlıca aşşağıya çekti ve camı açtı iki eli ile camı tutup kendini yukarıya çekti ve camdan çıktı kafasını içeriye sokup bana seslendi
“Hadi” dedi Leon
Tribünlere çıktım ama boyum cama yetişmiyordu Leon camın dışındaydı ona seslendim tekrardan kafasını içeriye soktu
“Boyum yetişmiyor” dedim
Camdan bir elini uzattı
“Elimi tut seni yukarıya çekicem dikkatli ol” dedi
Elini sıkıca tuttum beni yukarıya çekti bir ayağımı cama koyup kendimi yukarıya ittim sonunda çıkmıştım
O sırada aklıma avucumdaki kağıt geldi ceplerimi kontrol ettim ama yoktu
“Bunu mu arıyorsun” dedi Leon
Elinde salladığı kağıdı göstererek hızlıca gidip kağıdı almaya çalıştım ama Leon elini geriye çekti
“Neden sende” dedim
“Terasta düşürmüşsün” dedi
“Ama bana ait o yüzden bana ver” dedim
“Veremem” dedi
“Neden” dedim
“Bu bir delili o yüzden bende durucak” dedi
Yanımdan geçip motorun yanına gitti bu kasabada herkesin motoru vardı kaskını taktı diğerinide bana uzattı
“Ben yürüycem çantamı ver” dedim
“Yürüyerek gidersen eğlenceye hazırlanamazsın” dedi Leon
“Geliceğimi nerden çıkarttım çantamı ver hadi” dedim
“Çantan bende değil James götürdü” dedi ve motora binip çalıştırdı
“O ne demek o zaman neden bende diyorsun” dedim
Hızlıca yürümeye başladım Leon hızla yanımdan geçti ve gitti neyin peşindeydi bilmiyorum
Hızlıca eve gitmeye başladım havanın kararmasına az kalmıştı o not aklıma geldikce ağlamak istiyordum
Eve geldim kapıyı açtım içeriye girdiğimde herkes giyinmiş hazırlanmış koltuklarda oturuyordu Leon,Albert ve Justen yoklardı
Olivia koşup sarıldı
“Stella nerdeydin meraktan öldüm” dedi
“Siz neden burdasınız” dedim
“Seni merak ettik” dedi Olivia
“İyiyim” dedim
Ve odama çıktım gözlerim dolmuştu üzerime pijamalarımı giyip balkona çıktım evde olan biteni umursamadan balkonumda oturuyordum
Gözlerimden akan yaşlara engel olamıyordum engel olmak istemiyordumda ben balkonda ağlarken kapı çaldı Olivia açmış olmalıydı bu yüzden aşağıya inmemiştim kapım çaldı hiç bir şey söylemedim
İçeriye Olivia girdi yanıma geldi
“Stella iyi misin” dedi
“İyiyim siz eğlenceye gitmiyormusunuz” dedim başım eğik bir şekilde
“Sensiz gitmiycez” dedi Olivia
Ardından odaya Emily geldi
“Stella hala hazırlanmadın mı” dedi Emily
“Ben gelmiycem Emily siz gidin” dedim
“Stella sensiz bu ayaklar gitmez iyi o zaman bana göre bir pijaman vardır değilmi bende giyiyim oturayım yanına” dedi Emily
“Emily haklı kahve de yaparız erkekleri yollayalım gitsinler biz kız kıza konuşalım” dedi Olivia
“Olivia kendimi suçlu hissediyorum Lütfen beni bırakın” dedim
O sırada odaya Leon girdi
“Noluyor burda” dedi Leon
“Stella kendisini suçlu hissediyormuş gelmek istemiyormuş” dedi Olivia
Odaya diğerleride girdi
“Stella hadi ama söz ben seninle dans edicem” dedi Albert
“Lütfen beni yalnız bırakın hepiniz notu okudunuz biliyorum” dedim ve ayağa kalktım hepsi karşımdaydı
“Evet okuduk ama akıl hastası bir sapık sana aşık diye kendini suçlayamazsın” dedi Cris
“Ne demek ya okuldaki bütün kızlar benim yüzümden tehlikede” dedim
“Ama onu bulucaz ve cezasını çekicek” dedi Luca
“Ben gelmiyorum” dedim
“Arkadaş partiye pijamalar ile gelmek istiyor galiba” dedi Justen
Ne demek istediğini anlamamıştım ama anlamam çokta uzun sürmedi Leon bir eli ile belimi sarıp beni sırtına aldı ve aşağıya indirmeye başladı
“Leon indir beni” diyerek bağırıyordum
“Leon”
“İndir beni”
“Tamam gelicem indir”
Leon durmuştu arkasına dönüp diğerlerine baktı daha sonrada beni sırtından indirdi dik dik gözlerine baktım
“Napıyorsun” dedim
“Sıkıntı yok” dedi Leon
“Sıkıntı var oda sensin deli” dedim arkamı dönüp odama çıktım kızlar arkamdan geldiler
Dolabımdan pembe elbisemi ve beyaz topuklu ayakkabılarımı alıp giydim
* Resim *
“Hadi gidelim” dedim
“Ne bir ayakkabı bir elbise ile olucak iş mi” dedi Emily
“Evet neolmuş” dedim
“Saçmalama otur şu makyaj masasına” dedi Olivia
Oturmak istemesemde kızlar zorla oturtup saçlarıma dalga yaptılar birazda makyaj yaptılar beyaz çantamı da elime tutuşturup aşağıya indik
“Hah şöyle ya çok güzel oldunuz valla hayran kaldım” dedi Albert
“Yalnız şu kırmızılı hanfendi benim sevgilim” dedi Cris Olivia’nın elini öperek
“Sıkıntı yok bro” dedi Albert
“Evet hadi gidelim artık” dedi Olivia
“Stella kiminle gidicek” dedi Emily
“Ben motora binmem” dedim
“O nedenmiş Jake yok diyemi” dedi Luca
“Saçmalama Luca elbisem kısa nasıl biniyim” dedim
“Stella doğru söylüyor elbiselerimiz çok kısa nasıl binelim motora” dedi Olivia
“Olivia bizi arabanla götürsene” dedi Emily
“Aa evet doğru söyledin ben hemen alıp geliyim arabayı” dedi Olivia
“Nasıl yani arabayla mı gidiceksiniz” dedi Cris
“Evet beğenemedin mi” dedi Emily
“Beğenemedim baldızcım” dedi Cris
“O niye” dedi Emily
“Arkamda aşırı güzel bir kızla okula havalı bir giriş yapmıyim mi” dedi Cris
“Yapma bak arkadaşların yapıyor mu” dedi Emily
“Olsa yaparız canım bizde” dedi Luca
O sırada Olivia gelmişti kornaya basıyordu
“Hadi Emily” dedim
Hepimiz evden çıktık kapıları kilitleyip arabaya bindim erkekler arkamızdaydı Leon şöför camının yanında durup kaskının camını açtı ilk önce arkadaki Emily’e daha sonra bana sonra da Olivia’ya baktı
“Dikkatli gidin biz gidiyoruz okulda görüşürüz” dedi ve gitti
Diğerleride arkasından gidiyordu biz ise yavaş yavaş okula doğru gitmeye başladık arabada son ses müzik açıp dinliyorduk ve eşlik ediyorduk okula geldiğimizde Olivia bahçeye arabayı park etti bizde inip erkeklerin yanına gittik
Eğlence başlamadan önce Müdür konuşmaya başladı Emily müdürü dinlemek yerine yanımıza gelip fısıltıyla bir şeyler söyledi
“Kızlar alkol de varmış almazmıyız” dedi Emily
“Ne alkolü ya ben hiç içmedim” dedi Olivia
“Bende” dedim
“Ya denersiniz pazartesi sınavlar başlıyor çözmemiz gereken bir olay var bir günlük cinayeti engellemişiz eğlenmeyelim mi hem dertlere deva bu ya” dedi Olivia
Etrafıma baktım Jake,Maria ve Andres ordalardı onlara baktıkca sinir oluyordum Andres ve Jake asla bizim söylediklerimize takılıcak insanlar değillerdi onları Maria’nın doldurduğundan şüpheleniyordum
Başka bir tarafa baktığımda ise Robert,Tylor ve Edwin vardı daha çok sinir oldum
“Haklısın Emily sana katılıyorum” dedim ve masada duran bir bardak şarabı kafama diktim
Masada ki herkes bana bakıyordu
“Oha kızım naptın sen” dedi Emily
“Iyy bune ya” dedim yüzümü buruşturarak
“Stella napıyorsun delirdin mi” dedi Cris
“Delirdim delirdim tabi” dedim
“Kızlar biz yan masaya geçelim erkekler çok sıkıcı” dedi Emily
Onlardan sadece iki masa uzaklıkta duran masalardan birisine geçtik onları çok net görebiliyorduk onlarda bizi çok net görüyorlardı garson geçtikce şarap alıyorduk
O kadar çok içmiştim ki sarhoş olmuştum erkeklerde içiyordu ama henüz hiç biri sarhoş olmamıştı Emily de sarhoştu ama Olivia ve ben daha çok sarhoştuk birden INNA’nın Sun Is Up şarkısı çalmaya başladı
“Ohaa kızlar hadi eğlenmeye” dedi Olivia
Beni kolumdan tutup sahneye çıkarttı Emily gülerek bizi izliyordu şarkıya bağırarak eşlik ediyorduk ve deli gibi zıplayıp eğleniyorduk
Cris yanımıza gelip bizi durdurmaya çalıştı ama başaramamıştı ayakkabılarım çok sıktığı için onları çıkartıp Cris’e fırlattım Olivia da aynı şeyi yaptı ayakta daha fazla duramıyorduk
Sendeleye sendeleye erkeklerin masasına gittik ayakkabılarımızı almaya çalıştık ama o kadar çok başım dönüyordu ki eğilip yerden ayakkabılarımı alamadım
Masaya dayanıyordum belimi doğrultup etrafıma baktım herkes bulanıktı ama çok az ayırt edebiliyordum masa da duran son kadehi elime aldım ama Leon elimden geri aldı
“Yeter artık” dedi
“Ya bırak içicem” dedim
Leon elindeki bardağı kafasına dikti
“Şarap bitti yeter bu kadar” dedi Leon
“O sapık buraya gelicek duydun mu bana hesap vericek” dedim
Dengede zor duruyordum Leon bir eli ile belimi bir eli ile de kolumu tutuyordu vicudumu dikleştirdim parmağım ile burnuna dokundum Leon şaşırmış gibiydi
“Bana bak yakışıklı beni bu hareketlerin ile tavlayamazsın”
“Ben öyle bir kız değilim” diye bağırdım
“Sessiz ol” dedi Leon
Daha fazla dayanamayıp kendimi saldım Leon beni kıcağına almıştı ellerimi boynuna doladım kafamı göğüsüne koydum kokusunu içime çektim
“Oha o neydi hem yakışıklı diyor hem de kokusunu içine çekiyor” dedi Albert kahkahayla
Resmen uyukluyordum gözlerim kapalıydı ama etrafımda ki olan biteni duyuyordum bazen gözlerimi açıp ne olup bittiğine bakıyordum
Olivia hala ayaktaydı Cris’in koluna girmişti Emily yanımıza gelmişti
“Luca şu kıza sahip çık” dedi Cris
“Ne münasebet canım ben gayet kendimdeyim” dedi Emily
O sırada ayağı bir yere takılmıştı Luca kolundan tuttu Emily’nin elini omuzuna koydu
“Napıcaz bunları Motorla götüremeyiz” dedi Luca
“Arabayla götürücez” dedi Leon
“Luca Emily’i arabaya götür” dedi Cris
“Cris sen ve ben gidicez sizde evlere gidin” dedi Leon
Yere eğilip ayakkabılarımı parmaklarına geçirdi ve arabaya doğru yürümeye başladı Arabaya gelmiştik Leon ön kapıyı açıp beni oturttu ve kemerimi bağladı ayakkabılarımı yere koymuştu
Cris Olivia’nın ayakkabılarını ayağına giydirmişti Cris Olivia ve Emily’nin ortasında oturuyordu diğerleri de yanımızdalardı
“Luca sende git arabaya sığamayız” dedi Leon
“Sizin motorlar nolucak” dedi James
“Geri gelip alırız” dedi Leon
“Leon bro dikkat et bu kız seni öper falan” dedi Albert kahkaha atarak
“Oğlum bi git hadi” dedi Leon
Diğerleri gitmişti Leon arabayı çalıştırdı ilk önce benim evime gelmiştik Leon kapımı açıp kemerimi çıkarttı sonra da tekrardan beni kucağına aldı
Cris de bizimle beraber geliyordu Leon’a kapıları açıyordu Cris çantamı açıp içinden anahtarı çıkarttı kapıyı açtı odama çıktık Leon beni yatağa yatırdı kapıdan çıkıcaklarken
Ayağa kalkıp tuvalete girdim midem bulanmıştı o yüzden kustum Cris içeriye girip beni ayağa kaldırdı saçlarımı tutup yüzümü yıkadı sifonu çekti
Leon yanıma gelip kolumdan tuttu beni odaya götürdü o an kimsenin beklemiyceği bir şey yaptım Leon’u öptüm hem de dudağından
Kısa bir öpücüktü hemen kendimi ayırıp boynuna sarıldım Leon beni yatağa tekrardan yatırdı üzerimi örttü telefonumdan alarmı kurdu şarja taktı ve odamdan çıktılar
Ben de uyudum