İçeriğe geç

Kayıp Okul

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Kayıp Okul

Bölüm 1

Bölüm 1 | Gitmeyin!

•herşeyin başlangıcı•

Bugün sadece sırandan bir okul gününden farkı olması gezi olmasıydı. Başka hiç bişey yoktu. Herşey sıradandı. O kadar sıkılmıştıkki artık bişeyler olsun diye dua ediyorduk. O sırada içeri hoca girdi ve aynen şunları söyledi: "haydi çocuklar hazırlanın geziye gidiyoruzzz!"







Ben biraz tırsıyordum çünkü yıllar önce aynı okulda aynı ormanda kaybolmuşlardı. Lisa ile Lina... Yıllar, Aylar, Haftalar, Günler, Saatler, Dakikalar, Saniyeler, Saliseler geçti. Ama hâlâ onlardan tek bir iz bile yok... Lina ve Lisa benim ablalarım. Aynı anneden olmasakta onları çok seviyordum onlarda beni. Bana çok ilgi gösterirlerdi. Gerçek kardeş üvey kardeş demeden severlerdi. Bir gün okul gezisinde yok olmuşlar. O geceyi hatırlıyorum kabus gibi bi geceydi.







Yine ayıcığımı almış uyuyacakken, telefon sesi duydum. Annemi uyandırıp telefonunu verdim. O sırada sallanmaya başladık. Annem beni hemen kucağına aldı. Fakat ayıcığımı yere düşürmüştüm. Ağlıyordum. Annem geri dönemeyeceğimizi söyledi. Ama o ablalarımdan kalan son şeydi. Evimiz depremde yıkıldı. Anılar yıkıldı. O günden sonra ne lisa ya ulaşabildik nede linaya...







Birden damlanın sesini duyunca sıçradım. Damla: "knk hadi yürüsene yaa geziye gidiyoruzz"

Hemen çantamı kapatıp sırtıma aldım. Hoca sınıfı sayıyordu. Karan, bora, fatih, kadir, jasmine, alya, damla, eva, esin.. Tamamdır haydi çıkıyoruz! Karan ve bora hocamm asansörle indirimisinizzz? Diye aynanda konuştular ve birden herkez ısrar edince hocamız dayanamadı. Asansörle indik. Mutluyduk. Servise bindik, hareket etmek üzereydik ki bi ses duyduk: Karan HAYDİ KOPMAYAAA!! diye bağırıyordu. Karanın telefonunu bluetooth la otobüse bağladılar. Çok güzel şarkı açtılar. Aslında müzik dinleyip kitap okuycaktım fakat en savdiğim şarkı çıkınca dayanamadım dans etmeye başladım. Bilmem kaç saat dams ettik ama çok eğlendik.







Piknik yapıcağımız yer çok güzel bir yere benziyordu. Herşey doğayla iç içeydi. kuş sesleri, bulutlar, güneşin sıcaklığı, yerde oturan köpekler, çimler, ağaçlar... Çok güzel bi yerdi. Hemen gidip boş bir masa kaptık. Herşey çok güzeldi bu piknik adeta bir kaç dakikada ruhumuzu iyileştirmişti. Kahvaltımızı yaptıktan sonra kulaklıklarımızı takıp ormanın derinliklerine gitmeye karar verdik.







Damla ve Esin aşağı tarafa gitmek istiyorlardı, fakat ben yukarı çıkmak istiyordum. Bu yüzden tek takılmaya karar verdim. Damla ve Esin istemediler. Onun yerine bizle gel dediler ama ben kararlıydım. Damla ve Esin gitti ben tek kaldım. Amacım bir ağacın altına oturup kitap okumaktı fakat yolumun üstünde yıkık dökük bir ev gördüm. İçine girmeye karar verdim lakin bu çok tehlikeliydi ve bunun farkındaydım. Ama yinede gitmek istiyordum.







Damlayı aradım. Şansıma telefonum bu sefer çekmişti. Damla telefonu açtı. Aramızda geçen konuşma aynen şu şekildeydi: "kanka yukarı gelin hemen çok acill

Ne neden noldu?

Ya sorgulama gelin"

Diyerek yüzüne kapattım. Çok geçmeden geldiler. Hemen olayları anlattım. Eve hemen girdik. Kapıyı açtığımda çok kötü bir rutubet kokusu olduğunu farkettim. Esin ve Damlanın elini tuttum. Fakat içeri adımımızı atmadan damla bizi geri çekti. Damla korktuğunu söyleyerek erkekleri arıyalım Dedi. Ben borayı esin fatihi damla da karanı aradı. Onlara olayları anlattık. Çok geçmeden onlarda geldiler. Erkekler önde biz arkada eve girdik. Girer girmez yaşadığım duyguyu anlatamam çünkü girince gördüğüm tek görüntü lisa ve linaydı sonrasını hatırlamıyorum.







Gözümü açtığımda başımda, Damla, Esin, Karan, Bora ve Fatih vardı. Herkez bi ağızdan "iyimisin?" Diye sordular.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.