İçeriğe geç

Kayıp Mirasın Gölgesi

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Kayıp Mirasın Gölgesi

Bölüm 7

Bölüm 7

Küçük ahşap evin mutfağında kaynayan ılık sütün kokusu, gecenin dondurucu ayazını bir nebze olsun dağıtmıştı.

Kadın, bir bez parçasını süte batırarak bebeğin çatlamış minik dudaklarına dokunduruyor, Asami açlıkla ve can havliyle kadının parmağına sarılıyordu. Karnı doydukça yüzüne kan gelen bebeğin minik nefesleri düzene girmiş, sonunda o ölümcül titreme yerini derin bir uykuya bırakmıştı. Kadın, bebeği göğsüne bastırırken gözlerindeki o kırılgan şefkat adeta konuşuyordu; yıllardır boş kalan kucağı ilk kez bir canla dolmuştu.

Fakat masanın kenarında oturan kocasının yüzündeki endişe dinmek bilmiyordu. Çay fincanını tutan nasırlı elleri gergindi.

"Onu öylece bağrımıza basamayız Hana," dedi adam, ses tonunu olabildiğince yumuşak tutmaya çalışarak. "Yüreğini anlıyorum, benim de içim parçalanıyor. Ama aklımızı başımıza almalıyız. Bu çocuk gökten zembille inmedi. Ya kaçırıldıysa? Ya ailesi şu an dağ taş demeden feryat figan onu arıyorsa? Yarın bir gün kapımıza polis dayanırsa, hırsız damgası yeriz. İyilik yapalım derken ikimiz de parmaklıklar ardına gireriz."

Hana, kucağındaki Asami’yi daha sıkı sarıp başını eğdi. Kocasının mantıklı ses tonu, kalbindeki tüm umutları bir anda gerçekliğin soğuk duvarına çarpmıştı. Haklıydı; bu kadar temiz, boynundaki altın kolye zinciriyle bile asalet kokan bir bebek öylece unutulmuş olamazdı.

"Haklısın..." diye fısıldadı kadın, gözünden süzülen bir damla yaşı bebeğin alnına düşürmemek için hızla silerek. "Karakola ve hastaneye gidelim. Sağlığı da iyi mi baksınlar."

Sabahın ilk saatlerinde, kasabanın mütevazı devlet hastanesinin acil servis kapısından içeri girdiler.

Nöbetçi doktor, hipotermi tehlikesini kıl payı atlatmış olan bebeği muayene ederken odadaki sessizlik ağırdı. Asami’nin genel sağlık durumu mucizevi şekilde iyiydi; sadece üşümüş ve bitkin düşmüştü. Doktorun ardından devreye giren polis memurları, sistemdeki kayıp ihbarlarını taramaya başladı.

Memur, klavyenin tuşlarına basarak ulusal veri tabanına girdi. "Yeni doğan veya birkaç aylık kayıp bebek bildirimleri..." diye mırıldandı ekrana bakarken. Birkaç dakika süren arama, derin bir sessizlikle sonuçlandı.

"Hiçbir şey yok," dedi polis başını iki yana sallayarak. "Ne bu bölgede ne de çevre vilayetlerde böyle bir eşkalle kayıp bebek ihbarı yapılmış. Ne bir parmak izi kaydı ne de doğum belgesi izi... Sanki bu çocuk resmi olarak hiç doğmamış gibi."

Yeraltı dünyasının karanlık kuralları burada devreye girmişti; Kenji Sato’nun düşmanları kızı kaçırdıklarını saklarken, Kenji ise devlete ve polise tek kelime etmeden kendi ordusuyla sokakları kana bulamayı seçmişti. Yakuza’nın savaşı kayıtlara geçmezdi ve bu yüzden Asami, sistemin gözünde görünmez bir hayaletten ibaretti.

Polis memuru önündeki dosyayı kapatıp yorgun çifte baktı. "Resmi prosedürler başlatılacak, geçici olarak yetimhane yurduna sevk edilmesi gerekecek. Tabii siz koruyucu aile olmak için başvurmak istemezseniz..."

Hana ve kocası birbirlerine baktılar. Resmi sistemde bir hiç olan bu küçük kız, onların dünyasında çoktan en büyük gerçek haline gelmişti. Kadın, kocasının elini tuttuğunda adamın gözlerindeki o tedirgin bakış yerini kabullenişe ve derin bir koruma içgüdüsüne bırakmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.