İçeriğe geç

Kayıp Kız..(Veliaht prenses)

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Kayıp Kız..(Veliaht prenses)

Bölüm 4

Türkiye'de bir Rus kızı!

1 hafta sonra...

Rampusha havaalanı

YAŞASIN,BAŞARDIM ULAAAAAAAAN!

Neyi mi?!

Annem ve Vera'dan izin kopardıım!

Tabii,bir dizi kuralla;

Vera'nın tüm itirazlarına rağmen,'Gidenin önünde dağ olsan duramazsın 'sözü annem için bir hayat felsefesi olduğundan,uçak biletim alındı,valizim hazırlandı ve ilaçlarımda annem ile Vera'nın gözetiminde valizime girdi.

Ve şu anda Türkiye uçağımı bekliyorum!

Tabii ki annem ve Vera'nın uyarıları ile birlikte....

"İren,kalp ilaçlarını aldın değil mi?"

"Anne bak, aynı soruyu 5 defa sordun,bende şu an 5.defa cevaplıyorum;EVET,ALDIM!"

"Tamam,bir kez daha tekrar edelim;eğer bir adam yanına gelip,sana sarkmaya çalışırsa ne yapacaksın?"

"Aman Veraaa!Ne yapacağım,tabii ki de hemen cebimden biber gazını çıkarıp,ona sıkacağım.Sonra da imdat diya bağırarak,koşacağım.Bak şöyle;İMDAAAAAAAAAAAAAAT!TACİZCİ VAAAARR!!!!!"

"Aynen öyle ikiz!"

Vera'nın bu cümlesine kıkırdağım esnada,arkamdan gelen sesle donakaldım;

"Ooo bakıyorum,bizimle vedalaşmayı unutacaktınız,Bayan Cengiznovna?!"

Dönüp bakmam ile,çocukluk ve okul arkadaşlarım (aynı zamanda. Serge çocukluk aşkım olur kendisi,ama tabii çocukken!)Dimitri Boyka ve Serge Boyka karşılaşmam bir oldu!

"Dimitri,Serge?! Oğlum siz Fransa'da değil miydiniz lan?"diyerek üstlerine atladım!

Serge kıkırdayarak"Evet,ama şu işe bak ki;dönüş günümüz inatçı keçimizin gidiş günü ile kesişti!"diyerek bana sarıldı.

Dimitri 'de gülerek"He valla, böyle bir durum oluştu bu yüzden!"dedi.

Sonra Vera'ya dönüp (ki kendisi ikizimin yavuklusu olur!)"Naber Vera?"dedi

Vera'nın suratı domates gibi kızarırken,annem alt dudağını ısırmış bu ikisini izliyordu,benim gibi...

Dimitri ve Serge ile vedalaştıktan sonra,uçak anonsum duyuldu....

Evet,işte gidiyorum...Hayellerimin ülkesine...babamın küçük yaşta evlat edinilerek koparıldığı ülkeye....

Babam,yani Cengiz Romanoviç Akay ....8 yaşındayken,Babaannem ve dedem tarafından evlat edinilerek Rusya'ya gelmiş.

Babaannem 'in o civarlarda yani Ordu'da,bir kereste fabrikaları varmış.Bir gün fabrikada büyük bir yangın çıkmış . Bir karı koca'da orada mahsur kalmış ve yardım gelene kadar da ikiside ölmüş...

Babaannem ve dedem,çiftin cenazelerine gittiklerinde orada adamla kadının hayatta kalan tek akrabalarını görmüşler.Yani 8 yaşındaki oğullarını.....

Ne tuhaf değil mi?Eğer babaannemler,babamı evlat edinmeseydi,belkide babam bütün hayatını Türkiye'de geçirecekti.Annem ile hiç tanışmayacaktı ve Vera ile ben,hiç var olmicaktık....

Hadi size bir bomba daha, babaannem aslında anneannem!

Yani babamı evlat edinen kişiler,anneannem ve dedem!

Hayat gerçekten çok garip!

"İren,umarım orada kriz geçirmezsin canım "

Hah bi sen eksiktin!

"Susarmısın lütfen?"

"Aaa!Niye?Ben sadece umarım dedim."

"Canım şimdi sen mi sesini kesersin,yoksa gene atışalım mı?!"

"Offfffff tamam be!"

İç sesim ile atışa atışa uçağa girip koltuğuma oturdum, Allah'ıma şükürler olsun ki,cam kenarındaydım!

Etrafa dikkatlice baktıktan sonra;sinsi bir gülümseme ile,sırt çantamdan yeşil soğan ve süzme peynir aromalı PATATES CİPSİMİ,çıkardım!

Biliyorum, biliyorum..Bu minik şeyler, sağlıksız....

E ama napim?!

Zaten şu dünyada kaç günlük ömrüm kalmış ki?......

Cipsimi açar açmaz, hemen içinden bir tane alıp, hunharca yemeye başladım.

Yalnız o değilde Allah'tan yanımda kimse oturmuyor,yoksa biraz ıııı....Neyse,boşverin

"Oooo, bakıyorum başlamış bizim mesai!"

La havle!!...

"Canım iç sesim benim,şimdi o çeneni kapa,bende huzurla cipsimi yiyip, Türkiye'ye gideyim! Olur mu tatlım?!!"

"Aman bee,ne halin varsa gör!"

Ay ömrümü yedi bu iç ses, ÖMRÜMÜ!!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.