İçeriğe geç

Kayıp Kız..(Veliaht prenses)

Bölüm 31 · 4 dk okuma

Kayıp Kız..(Veliaht prenses)

Bölüm 31

Eh yuh ama yaaa!

Yazarın anlatımıyla...

1 hafta sonra

Alhan köşkü

"Khodaya,lotfan salamet aglaham ra hafz kon!"diye tısladı Alisa Farsça.

"Arkadaşlar Türkçesi; Allah'ım sen aklıma mukayyet ol!"

Şu anda annesi ve kardeşleri Alhan köşkündeydi,misafirliğe gelmişlerdi.

Annesi ile Gülbahar teyzesi, içeride kahkakalar ile sohbet ederken,O yarım saat önce Gülbahar teyzenin isteği üzerine taptaze olan kıymalı börekleri, Hugo'nun evine götürüyordu.

Arabayı heyecan içinde park edip,eline de börek dolu kabı alarak,siyah BMW 'den indi hızlıca.

Kapıya geldiğinde derin bir nefes alarak,"Hadi Alisa Mahsa Karaca!Göreyim seni kızım!"diyerek elini kapıya uzattı,tam o sırada açılan kapı ile beraber ,Hugo ile burun buruna geldi!

5 dakika önce...

Hugo sinirle siyah ceketini giydi,

Kurtadamlar yine çığrından çıkmıştı!

Diyar 'da tam 5 lonca vardı;

Kızıl tilki,

Beyaz Kartal,

Mavi Karga,

Zümrüt Kaplumbağa,

Kara Pars.

Bu loncalar kasabayı korumak için vardı,her loncanın bir lideri.

Loncalar bugün kasabaya saldıran kurtadamlar için acil bir toplantı düzenliyordu.

Ve prens olarak Hugo,Racky,Bernard,Ege ve Bulut 'da prens olarak bu toplantıya katılmak zorundalardı.

Kraliçeler ve prensesler bu toplantılardan muaf tutulurdu.

Başlarına bir iş gelmesin diye.

Birde savunma birlikleri vardı.

İki tane;

Kadın Kan Damlası Birlikleri

Erkek Kan Damlası Birlikleri

Bu birlikler kasaba saldırı altında olunca,kasabayı savunurdu.

Hugo'da Erkek Kan Damlası birliğindeydi.

Alisa 'da Kadın Kan Damlası birliğindeydi.

Hugo araba anahtarlarını alıp,tam kapıdan çıkacakken goğsüne sinek ısırığı gibi bir yumruk indi!

Şaşkınlıkla başını kaldırınca Alisa ile göz göze geldi!

"Alisa?"dedi şaşkınlıkla,"Senin burada ne işin var?Yani kötü anlamda değil,sakın yanlış anlama!Sadece seni ilk defa burada görüyorum da,o yüzden yani canım!"

Alisa Hugo'nun susmayacağını anlayınca cesaretini toplayıp,parmak uclarına yükselip,eli ile Hugo'nun ağzını kapattı.

"Siz susmak nedir bilmezmisiniz Bay Dawson?"

Hugo yüzü kızararak, Alisa'ya baktı,Alisa çekinerek börek kabını uzattı Hugo'ya.

"Bunu vermeye geldim.Annen yapmış,giderken sizede getireyim diye verdi."dedi gülümseyerek.

Hugo kabı alırken,"Nereye gidiyorsun ki?"diye sordu çekinerek.

"Loncalar toplantısına."

Hugo kaşlarını çattı.

"Nasıl yani? Loncalar toplantısına mı katılacaksın?!"

Alisa gözlerini devirdi.

"Biliyorum, biliyorum!Benim katılmam sakıncalı!Ama kim itiraz ederse etsin,bu toplantıya katılmak benim de hakkım!"

"Evet ama kuralı biliyorsun Alisa.Kadınlar bu toplantıya katılamaz!"

"Evet ama -"Alisa durakladı.

"Evet ama?Alisa,bu kural boşuna kurulmadı; kurtadamlar öyle İĞRENÇ yaratıklar ki,bu toplantıyı,hatta kasabayı her an basabilirler!"

"Olsun!"dedi Alisa kararlılıkla.

"Ben Kadın Kan Damlası birliğindeyim!"

"Biliyorum Alisa,bende Erkek Kan Damlası birliğindeyim."dedi Hugo nazikçe.

"Ama biliyorsun ki kadınlarımızı tehlikeye atamayız.Bu neredeyse 1000 yıl önce, Kraliçe Muhteşem Gülperinin koyduğu bir kuraldı.Bu kuralı annemde değiştiremez."

Alisa'ya bir adım daha yaklaştı.

Alisa'nın kalbi sanki yerinden fırlayacakmışçasına atarken,

Racky'nin sesi duyuldu,

"Alisa naber yaa?!"

Hugo sinirle Racky'ye döndü,

"Yani sende tam olmadık zamanda gelirsin Rüzgar!"diye söylendi.

Alisa gözlerini hemen kaçırarak,"Neyse ben gideyim artık."diyerek,hızla arabasına yöneldi.

Vampir hızında

Hugo arkasından endişeyle baktı, loncalar toplantısına gitmesinden korkuyordu,başına bir şey gelmesinden korkuyordu.

Hızlıca börek kabını Racky'ye uzatıp,dışarı çıktı.

"Abi ne oldu yaa?!"diye soran Racky'yi görmezden gelerek,hızla arabaya binip, Alisayı takip etmeye başladı.

Yarım saat sonra

Alisa muhtarlığın önüne geldiğinde,kapıdaki simsiyah giyinmiş,gözleri kıpkırmızı iki görevli onu durdurdu,

"Hanımefendi nereye?"

Alisa gözlerini devirerek,

"Tabii ki de toplantıya!Ben Kadın Kan Damlası birliği lideri,Alisa Mahsa Karaca.İçeri girmek benim de hakkım."dedi sakince.

Bir yandan da sağ eliyle sinirle sağ kulağında ki Güneş taşlı minik küpe ile oynuyordu.

Güvenliklerden biri kaşlarını çatarak,

"Kim olduğunuzu biliyoruz Alisa Hanım.Ancak bugün birlik toplantısı değil, Loncalar toplantısı var."dedi kuşkuyla.

Alisa derin bir nefes aldı.

"Evet,ve bende bu toplantıya katılmak istiyorum."dedi sakince.

Güvenlik tam bir şey diyeceği an bir ses duyuldu;

"Neler oluyor burada?!"

Alisa güvenliklerin bir anda saygı ile eğilmesi ve ses ile gözlerini yumdu.

Gelen Hugo'ydu.

Onu buraya kadar takip etmişti!

Alisa gözlerini açıp, arkasına döndüğünde Hugo ile göz göze geldi.

"Bay Dawson?"

Hugo gülümseyerek,

"Alisa Hanım?İsterseniz sizi gideceğiniz yere kadar bırakabilirim?"

Alisa içindeki "OLEEEEEEEY!"diyen iç sesini duymazdan gelerek,"Teşekkür ederim,ama katılmam gereken bir toplantı var,Bay Dawson."dedi sakin ve kararlı bir ses tonuyla.

Hugo sabırla hala kafir inadı ile inat eden Alisa'ya biraz daha yaklaştı.

Güvenlikler ise bu ikiliye bakarken "Biz nereye düştük anasını satayım?"diye düşünüyorlardı.

Hugo bir anda Alisa'yı belinden tutarak,omzuna attı!

"Aaaa!Bay Dawson,siz ne yapmaya çalışıyorsunuz?!Bırakın beni!"

Hugo omzunda ayaklarını çırparak debelenen ve çığlık atan Alisa'yı duymazdan gelerek, Alisa'nın cebinden araba anahtarlarını çıkarıp,güvenliklerden birine fırlattı.

"Mehmet abi,sana zahmet,Alisa Hanımın aracını evine götürürmüsün?"

Mehmet abi şaşkınlıkla"E-evet efendim!"diyerek,diğer güvenliğin"Ne oldu lan az önce?!"bakışları arasında,hızla BMW'ye yöneldi.

Hugo ise omzunda debelenen Alisa ile birlikte kendi aracına yöneldi.

"Sizi birlikler kuruluna şikayet edeceğim!Çabuk bırakın beni!"

Alisa böyle dese de iç sesi "YAŞŞASIIIN!"diye naralar atıyordu!

Hugo cebinden çıkardığı anahtarı ile kapıyı açıp, çırpınan Alisa'yı güç bela ön koltuğa fırlattı .Kapıyı da aynı hızla kilitleyip,hızla şoför koltuğuna bindi.

Alisa ise hala kilitli arabanın kapısını açmaya çalışıyordu.

Hugo arabayı çalıştırırken"Alisa özür dilerim,ama beni buna mecbur bıraktın!"dedi gülümseyerek.

Alisa'nın sinirden artık gözleri duman grisinden,kan kırmızısına dönmüştü,

"Bay Dawson,beni hemen şimdi bırakmazsanız,sizi kurula şikayet edeceğim!"dedi öfkeyle.

Birlikler kurulu ,iki birlikten birileri yanlış bir şey yapınca,verilecek cezaları belirlerdi.

Güneşte takısız tam 20 dakika kalmak bunların başıydı!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.