Tam Rackynin kapısını çalcaktım kii,o sesi Hugo'nun sesini;
"Sen delirdin mi Racky?!Ya o kız vampir avcılarından biriyse?!"
Vampir avcısı mı dedi o,yoksa kulaklarım artık paslanmaya mı başladı?!
Allah'ım ne olur yanlış duymuş olayım,ne olur sadece kulaklarım paslanmış olsun!
"İren vampir avcısı mı dedi o az önce?Yoksa yediğin et bozuktuda,senin gibi benimde mi zihnim bulandı?!"
"İnşallah yediğim dana,bozuktur iç ses!"
"İnşallah!"
Ne duydum lan ben az önce?!
Allah'ım şu anda Vampir Diaries 'deki Elena Gilbert gibiyim anasını satayım!
Ne oluyor lağn?!
"Tamam sakin ol belki bir film hakkında tartışıyorlardır abi -kardeş? Vera ile bazen bizde filmler ve diziler hakkında tartışırız?"dememle Racky;
"Hugo saçmalama artık,İren vampir avcısı değil korkma!Hem eğer olsaydı üzerinden ufakta olsa bir mine çiçeği kokusu alırdım!"diye bağırınmasın mı?!
Ve Hugoş'ta -Aman!Yani Hugo'da "Allah Allah Racky,sen ne zamandan beri vampir avcıları konusunda bu kadar deneyimli oldun!"diye bağırınmasın mı?!
Ulan kırk yılda bir elbise giydim,o da mahvoldu yaaa!!
Aniden başım dönmeye başladı, elimle kapı çerçevesini tutarak destek alırken, başıma korkunç bir ağrı saplandı.
Son gördüğüm şey ise,kapının açılması ve gözlerimin kararması....
Rüyamda hiç tanımadığım bir adam bana elma ikram etti.Bende teşekkür ederek bir dilim alıp,yemeye başladım.
Upuzuuuuun bir meyve bahçesinin tam ortasındaydık.Adam bana çok tanıdık geliyordu,koyu kahverengi saçlar, çikolata kahvesi gözler....minnak burun ve uzun kirpikler.....
Bir dakika?!
Bu adam benim....... babam mı?
Hayır değil....Daha önce fotoğrafını görmüştüm.Benziyor ama o değil!
Ne oluyor yaa?!
Adam aniden portakal soymayı bırakıp bana döndü,
Tövbe estağfurullah!
Yani yaşlı olmasa var ya Hugo rüyama girdi diyeceğim!
Kız bu nasıl bir benzerlik!?
Adam bana sakince şunları söyledi;
"Git kızım, onların yanına git!Onlara güven,ne olurlarsa olsunlar,kalpleri iyilik dolu."
Sonra ayaklandı,elineki portakalı bana uzattı.
"Al kızım,kavuşmanız şerefine!"diyerek hızla oradan uzaklaştı!
Bu nasıl rüya yaaaa?!
Aniden nefes alarak yattığım yerde doğruldum.Gözlerimi odada gezdirince,Racky ile göz göze geldim.
Endişeyle "İren! İyimisin?"diyerek bana bir bardak su uzattı.
Tam bu esnada Hugo 'yu kapının eşiğinde durmuş bana baktığını gördüm.
Aha!Buyurun cenaze namazına!
Doğrulduğum yerden "Bana ne oldu?"diye sordum.
Racky cevaplayamadan,Hugo cevaplayıverdi;
"Ben dışarı çıkacakken seni kapı eşiğine yığılmış bir halde buldum.Sonra seni buraya getirdik."
Sonra kanımı donduran o şeyi söyledi,
"Bütün konuşmalarımızı duydun,değil mi İren?"
"İrenciğim tek kelime;SIÇTIN!"
"Evet,sıçtım iç ses..."
"Kelime-i şehadet getir istersen canım."
"Olur iç ses!"
