İçeriğe geç

KAYIP GÜNLÜK

Bölüm 1 · 2 dk okuma

KAYIP GÜNLÜK

Bölüm 1

Tavan Arasındaki Sır

Arda, yaz tatilinin başlamasıyla birlikte şehir dışında yaşayan dedesinin eski evine gitmişti. Dedesi birkaç ay önce vefat etmişti ve ailesi evi satmaya hazırlanıyordu. Bu yüzden evdeki eski eşyaların toplanması gerekiyordu.

Ev yıllardır kullanılmadığı için her yer toz içindeydi. Ahşap zeminler yürüdükçe gıcırdıyor, duvarlardaki eski fotoğraflar sanki onu izliyormuş gibi görünüyordu.

Arda, sıkıldığı için tavan arasına çıktı. Burada eski sandıklar, kırık oyuncaklar ve sararmış kitaplar vardı. Tam aşağı inmeyi düşünürken duvarın köşesinde yarısı örtülmüş küçük bir sandık fark etti.

Sandığın üzerinde paslanmış bir kilit vardı ama kilit çoktan kırılmıştı.

Merakla kapağı açtı.

İçinde yalnızca siyah deri kaplı eski bir günlük vardı.

Günlüğün kapağında hiçbir isim yazmıyordu.

Arda sayfaları karıştırmaya başladı. İlk sayfaların çoğu boştu. Ancak ortalara geldiğinde kırmızı mürekkeple yazılmış bir yazı gördü.

"Bu günlüğü bulan kişi dikkatli olsun. Yazılanları değiştiremezsin."

Arda hafifçe güldü.

"Ne kadar saçma..."

Sayfayı çevirdi.

Karşısında bugünün tarihi yazıyordu.

Altında ise şu cümle vardı:

"Yarın saat 14.17'de mutfaktaki cam bardak yere düşüp kırılacak."

Arda kaşlarını çattı.

"Bunu kim yazmış ki?"

Günlüğü çantasına koyup aşağı indi.

Ertesi gün ailesiyle öğle yemeği yerken saatine baktı.

14.16

Bir saniye sonra annesi mutfaktan seslendi.

"Eyvah!"

Arda yerinden fırladı.

Mutfağa koştuğunda yerde kırılmış cam bardak parçalarını gördü.

Telefonuna baktı.

Saat tam 14.17'ydi.

Kalbi hızla atmaya başladı.

Bu sadece tesadüf olmalıydı.

O gece günlüğü tekrar açtı.

Dün boş olan sayfada yeni bir yazı belirmişti.

"Yarın okuldan eski arkadaşın Emir seni arayacak."

Arda sinirli bir şekilde güldü.

Emir ile iki yıldır konuşmuyordu.

Telefon numarası bile yoktu.

Ertesi gün öğleden sonra telefonu çaldı.

Ekranda tanımadığı bir numara vardı.

Açtığında duyduğu ses onu dondurdu.

"Arda? Ben Emir..."

Arda'nın eli titremeye başladı.

Bu artık tesadüf değildi.

O gece günlüğün son sayfalarına baktı.

Son sayfalardan birinde kendi adını gördü.

Yavaşça okumaya başladı.

"15 gün sonra Arda kaybolacak."

O an odanın içindeki sessizlik daha da ağırlaştı.

Arda sayfaya tekrar baktı.

Yazı hâlâ oradaydı.

Kalbi deli gibi çarpıyordu.

Çünkü bu kez yazan şey bir bardak ya da telefon görüşmesi değildi.

Bu kez yazan şey kendi kaderiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.