İçeriğe geç

KAYIP ELEMENTLER

Bölüm 7 · 5 dk okuma

KAYIP ELEMENTLER

Bölüm 7

İntikam Ateşi

Enes, daha doğrusu King of the Fire, aynı binanın tepesine çıktı. Hepsi oradaydı. King of the Fire her yeri ateşe verdi.

-NELER OLUYOR!?

-İntikam alınıyor bebeğim.

-NE İNTİKAMI?! NE BEBEĞİMİ!?NE YAPTIĞINI ALIYORSUN SEN!?

-STRONG BOY'UN İNTİKAMI!

-Spirit of Plants, ne diyor bu akılsız?

-B-BİLMİYORUM!

-Bence o nedenini çok iyi biliyor.

-YA BİLMİYORUM DEDİM! SÖNDÜR ŞUNU! YOKSA SÖNDÜRMEYİN BİLİRİZ!

King of the Fire, ateşi Spirit of Plants'ın üstüne saldı.

-Ay çok mu biliyormuşsun sen?

-AH, YANIYORUM! WATER QUEEN!! SÖNDÜR ŞU ATEŞİ!

-Sakın ol, söndürüyorum.

-Söndürürsen sana dokunurum. Sen de, ben de buhar oluruz.

-DİNLEME ONU SÖNDÜR BENİ!

-Kendi hayatın mı, onun hayatı mı?

Water Queen bildiğiniz delirmişti. Her yere su attı. King of the Fire suyu görünce hemen uçtu.

-Her yerim yanıyor!

-Tamam Spirit of Plants. Aşağı iniyoruz.

-Eeee, ben ne olacağım? 5'inizden birini öldürmeyi planlıyorum. Hanginizi öldürsem acaba?

-King the Evil, sen burada kal! Biz aşağı iniyoruz!

King the Evil dışında herkes aşağı indi. King the Evil ve King of the Fire baş başa kaldı.

-Kaldık baş başa, değil mi?

-Sonun geldi King of the Fire.

-Senin özel gücün ne? Hiç yenemezsin beni o bilmediğim güçle.

-Benim şeytani özel güçlerin var. Beni ateşle yakamazsın. Ateşe bağışıklığım var. İşte herkeze işkence ediyorum. O kadar özel değil. AH NEYSE BEN NİYE SENİNLE SOHPET EDİYORUM!?

-Sevilmeyecek biri değilim ondandır AHAHAHAHAHAHAHA!

King the Evil bıçaklar yarattı. Tüm bıçakları King of the Fire'a saldı.

-Sonun geldi demiştim. Hiç yakmaya çalışma, daha çok acı çekersin. Bıçaklar yanıp sana batarsa ölüm kaçınılmaz!

Bıçaklar son derece hızla King of the Fire'ın üstüne geliyordu. Kurtuluşu yoktu. Yüzlerce bıçaklar sallanmak için çoşturuyordu.

-Galiba benimde sonum Furkan gibi olacak...

-Bunlardan kaçmaya çalışma, 2 bıçağın arası 1 santimetre bile değil! AHAHAHAHAHAHAHAHAHA!

King of the Fire ölmeyi göze almıştı. Gözlerini ölmek üzere kapatmıştı. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu.Ta ki

Queen of Life gelip bıçakların yönünü değiştirene kadar. Bıçaklar tersine dönüp King the Evil'in üstüne uçmaya başladı.

-Neler oluyor? Neyse kimin umrunda? Ben yarattıysam yok etmesini de bilirim.

King the Evil bıçakları yok etti. O da onlara dayanamayacağını anlayıp aşağı indi. King of the Fire hala ölmeyi bekliyordu.

-Tam da şaka yapma zamanı!

Queen of World kıkırdadı.

-ENES! DOKTOR, ENES UYANDI!

-Mina, bana ne oldu?

-Yüzlerce bıçak saplandı sana. Kalıcı hasarın var. Artık bakıma muhtaçsın...

-NE!?

King of the Fire gözlerini açtı.

-Eee, nerede sargılar yaralar?

-AHAHAHAHAHAHAHAHHAHA!!

-Neden gülüyorsun?

-HALA ANLAMADIN MI ŞAKA YAPTIM AHAHAHAHAHHA!

-Yaaa kalp krizi geçirecektim. Böyle şaka mı olur?

-Neyse aşağı inelim. Akşam oldu. Eve gidelim. Gitmeden önce Furkan'a bakalım.

-Tamam.

Aşağı inip dönüştüler. Sonra hastanenin yolunu tuttular. Kübra ve Sinan yoktu. Görünüşe göre laboratuvara ya da evlerine gitmişlerdi. Furkan'ı bugün son kez görüp eve gideceklerdi. Çok yorgunlardı.

Furkan'ın odasına gittiler. İçeri gitmeden Mina:

-Bak sakın ağlama, Furkan tüm dediklerimizi duyuyor.

-Ee Furkan komada, nasıl duysun?

-Komadayken, aynı öldüğümüzde ki ilk 10 dakika gibi her şeyi duyarız ama tepki veremeyiz. Yani Furkan bizi duyuyor ama cevap veremiyor.

-Anladım.

Furkan'ın odasına girdiler.

-Furkan, şuan beni ve Enes'i duyuyorsun, ama istesende cevap veremiyorsun. Sende, bizde iğrenç bir haldeyiz. Sen, elini hissetmiyorsun, belki de tekvando kariyerin bitti...

-Acaba ne düşünüyorsun da bize söylemiyorsun Furkan...

-Belki de şuan konuşmak istiyordur bizimle ama beyni buna engel oluyordur.

İçeri o an bir doktor girdi.

-Ne oldu?

-Sol kolunu kurtarmak amaçlı ameliyata alıcağız.

-Ölümcül bir ameliyat mı?

-Hiç değil. Kopan sinirleri birleştirmeye çalışacağız sadece.

-Tamam. Furkan iyi olsun bize yeter.

Enes Mina'nın kulağına sessizce:

-Ben o insan yerine bir türlü koyamadığım kişilerin yanına gideceğim. Sen eve git. Sakın peşimden gelme.

-Enes, bu tehlikeli olabilir. Senin, benim, hepimizin iyiliği için, lütfen Enes, beni dinle.

-Olmaz Mina. Furkan'ın intikamını birinden almalıyım.

-Of tamam ya.

Enes dışarı, Mina eve gitti. Kübra ile Sinan ise nerede bilinmiyordu.

Enes dönüşüp tüm sokakları aramaya başladı. Genelde ara sokaklarda saklanıyorlardı. King of the Fire bir ara sokağa girdi. Çöp kutuları ile doluydu sokak. Elindeki kağıdı birine atmaya karar verdi. Elindeki kağıt, Furkan'ın sonuçlarıydı. Onları görünce içi parçalanıyordu. Bir çöp kutusunu açtı. Çöp kutusunun içi parlıyordu.

-Burası neden bu kadar parlıyor?

King of the Fire çöp kutusunun içine bakmak için eğildi. Yanlışlıkla içine düştü. Kendisini farklı bir yerde buldu.

-Ben neredeyim? Bir saniye, birilerinin sesi geliyor, saklanmak gerek!

King of the Fire bir makinenin arkasına saklandı. Sesleri dinliyordu.

-Biz şuan sadece hava elementine dokunduk ve 1 kere fırtına oldu, neden?

-Dokunduğunuzda çok bir şey olmaz.Ama çalarsanız, birkaç hafta sonra fırtınasız hafta olmayacak.

-Şimdi hangi elementi çalıcağız?

-Şimdiki göreviniz hava elementini çalmak. Hava elementi atmosferin uçlarında bir yerlerde gizli olmalı.

-Onu bulmalıyız!

-O değil de ateş elementini nasıl çalıcağız? Ateşin içine mi gireceğiz? Elementi yerinden çıkarmak için 4 insan gücü gerek. Ama sadece King of Evil ateşe girebiliyor.

-Benim aklımda bir fikir var! King of the Fire'ı tehtid ederek almaya zorlayabiliriz.

-Tehtid ne olacak?

-Strong Boy yoğun bakımda diye duydum. Onu öldürebiliriz!

-Ben yoğun bakıma soktum, ben öldürürüm!

King of the Fire o sinirle yerinden çıktı. Her yeri yaktı.

-SİZ NE HAKLA STRONG BOY'U ÖLDÜRMEYİ DÜŞÜNÜYORSUNUZ!?

-SÖNDÜR ŞURAYI!

-HAYIR! ÖNCE BİRİNİZ ÖLECEK! SONRA SÖNDÜRÜRÜM!

-NE YAPACAĞIZ!WATER QUEEN YOK! ÖLECEĞİZ!

King of the Fire ateşi güçlendirdi. Her yeri alevler sarmıştı. Herkes nefes almakta güçlük çekiyordu.

-1 can=alevi söndürme.

-KES SESİNİ! (öksürür)NEFES ALAMIYORUM!

M

an of the Dead içindeki ölüleri o sinirle dışarı saldı. Bilincini oksijensizlikten yavaş yavaş kaybediyordu.

-MAN OF THE DEAD!

-(öksürür) Ben iyi değilim. Nefes alamıyorum...

En sonunda Man of the Dead bilincini kaybedip alevlerin arasına yığıldı.

-Man of the Dead! (öksürür)

Water Queen içeri girdi.

-NELER OLUYOR BURADA!?

King of the Fire anladı ki, Water Queen heryere şu fışkırtacaktı. Hemen dışarı çıktı.

-WATER QUEEN! SANA İHTİYACIMIZ VAR! ATEŞLERİ SÖNDÜR! MAN OF THE DEAD ALEVLERİN ARASINDA ÖLÜYOR!

-NE!?

Water Queen tüm ateşi söndürdü.

-MAN OF THE DEAD!

Man of the Dead'ın her yeri yanık içerisindeydi. Bilinci kapalıydı. King of the Fire, Furkan'ın intikamını ateşin gücüyle almıştı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.