İçeriğe geç

KAYIP ELEMENTLER

Bölüm 14 · 4 dk okuma

KAYIP ELEMENTLER

Bölüm 14

Beni Duyuyor Musun

King of the Fire şehri yakmıştı. Tüm şehir alevlerin atasında kavruluyordu. Artık herkes şehirde kötü kahramanların olduğunu biliyordu. Bu haberlere kadar çıkmıştı. Artık tüm halk, şehirde iyi ve kötü kahramanların olduğunu öğrenmişti. Arda ve Leyla çok kızacaktı. King of the Fire'ın başı çok büyük dertteydi.

Şehirdeki çoğu ev yanıyordu. Minaların, Sinanların bile...

-QUEEN OF LİFE!

-Ne oldu The Braın of the World?

-EVİN!!

-Ne olmuş?

-KİNG OF THE FİRE EVİNİ YAKMIŞ!

-NE!?ANNEM!

Queen of Life telaş ve korkudan ateşleri gücüyle yok etmeyi unutmuştu. Evine koşuyordu. The Braın of the World arkasından koşuyordu. Çünkü o uçamıyordu.

Eve vardı. Kapının önünde dönüştü. Kapıyı açmaya çalıştı.

-ANNE!!ANNE BENİ DUYUYOR MUSUN!? ANNE!!

Mina kapıyı tekmelemeye başladı. Ama işe yaramıyordu.

-MİNA ÇIK!

Sinan var gücüyle kapıya omuz attı. Kapı kırıldı. Ev çok fena yanıyordu.

-ANNE!!

-HATİCE TEYZE!!

Ev yandığından adım atacak yer yoktu.

-MİNA SEN BURADA KAL! ANNENİ GETİRECEĞİM!

-SİNAN LÜTFEN KURTAR ANNEMİ!

Sinan içeri girdi. Haykırışları dışarıdan duyuluyordu.

-HATİCE TEYZE, BENİ DUYUYOR MUSUN!? NEREDESİN HATİCE TEYZE!?

Mina dışarıda korkudan tir tir titriyordu. Bir anda Sinan'ın acı dolu çığlıkları duyuldu.

-AH, BACAĞIM!! MİNA!!

-SİNAN NE OLDU!?

-MİNA KİTAPLIK ÜZERİME DÜŞTÜ!! AYAĞA KALKAMIYORUM! MİNA ALEVLER ÜZERİME GELİYOR!! MİNA LÜTFEN KURTAR BENİ!!

-SİNAN!!

-MİNA LÜTFEN KURTAR BENİ ÇOK KORKUYORUM!!

-BEKLE SİNAN! DAYAN NE OLUR!?İTFAİYEYİ ARIYORUM!

-MİNA LÜTFEN HIZLI OL!! MİNA BEN ÖLMEK İSTEMİYORUM!!

-LÜTFEN DAYAN SİNAN!!

Mina ambulansı ve itfaiyeyi aradı. Sinan'ın sesleri kesildi.

-SİNAN!? CEVAP VER SİNAN!! SİNAN BENİ DUYUYOR MUSUN!? ANNE!? BARİ SEN CEVAP VER!? BENİ DUYUYOR MUSUN!?

10 küsür dakika sonra itfaye ve ambulans geldi.

-İÇERDE ANNEM VE ARKADAŞIM VAR!LÜTFEN KURTARIN ONLARI!

-Sakın olun küçük hanım.

-LÜTFEN SÖNDÜRÜN YANGINI!!

İtfaye içeri hortumla girdi. Yangın dört bir yana yayılmıştı. Ateşten hiçbir yer görünmüyordu.

-HORTUMU AÇIN!!

Hortum açıldı. Yangını birkaç dakikada söndürdüler. Mina bunu görünce içeri girdi. Kendi odasına girdi. Sinan yerde yüzüstü yatıyordu. Kitaplık ayaklarına düşmüştü. Yanıklar ile doluydu vücudu...

-SİNAN!?

Ambulans ekibi ve itfaye odaya girdi. Sinan'ın üstünden kitaplığı kaldırdılar. Bacakları mosmordu. Sedyeyle aldılar. Bilinci kapalıydı.

-SİNAN KALK HADİ NE OLUR BIRAKMA BİZİ!!

Mina, annesi Hatice teyzeyi bulmak için mutfağa girdi, yoktu. Salona girdi, annesi koltukta baygın bir şekilde uzanıyordu. Kapı kapalı olduğu için salon eskisi gibiydi. Hiçbir şekilde yanmamıştı. Sadece annesi gazdan zehirlenmişti.

-ANNE, HADİ KALK ANNE!!

-Kızım...

-ANNE, İYİ MİSİN!?

-Nefes çok zor alıyorum kızım...

-Her şey geçti anne, hastaneye gidiyoruz! Anne ben seninle gelemeyeceğim, arkadaşım seni kurtarmak için alevlerin arasına girdi, benim kitaplığım üstüne düştü. Her yeri yanmış.

-Sen onunla git kızım...

Hatice teyzeyi de sedyeyle aldılar. Mina Sinan'ın olduğu ambulansa bindi. Hastaneye doğru gitmeye başladılar.

-Durumu ağır!

-NE!?

-2. dereceden yanıklar çok fazla!

-Hızlı sür! Durumu kritik.

-Şu kıza sakinleştirici vurun!

Mina'ya sakinleştirici verdiler. Gözleri kayıyordu. Oturduğu yerde bayıldı.

Gözlerini bir odada açtı.

-ANNE, SİNAN!? Oh, rüyaymış... BİR DAKİKA, O BİR RÜYA DEĞİLDİ!!

Mina yatağından kalktı ve acile doğru koştu.

-ANNE!! SİNAN!! NEREDESİNİZ!!

Bir kadın doktor yanına geldi.

-Sinan Yürek adlı hastayı mı arıyorsunuz?

-EVET!! NEREDE, İYİ Mİ?!

-Ben Sinan Bey'in doktoru Semanur Deler, durumu maalesef ağır. Doku parçalanması ve karbonmonoksit zehirlenmesi var. Ayrıca bacaklarda ezilmeler var.

-İyileşecek mi, uyanacak mı?

-Kalıcı hasar var, yüzünde büyük bir iz kaldı ama uyanıcak, endişelenme güzelim. Söz veriyorum sana.

-Peki annem? O iyi mi?

-Hastanın adı ne?

-Hatice Yapıcı.

-Onun durumu iyi. Sadece biraz oksijen desteğine ihtiyacı var. , Bugün çıkar, merak etme. Ama Sinan'ın çıkabileceğini sanmıyorum. O 2-3 hafta kalır diye düşünüyorum. Durumu ağır.

-Peki ne yaptınız veya ne yapacaksınız?

-Debridman ameliyatına aldık. Yani yaralarını temizledik, enfeksiyon riskini azalttık ama tamamen yok da değil. Bu yüzden bir süre yoğun bakımda tutacağız. Hem oksijen desteği gerekli. Hem ölüm riski var maalesef.

-Peki, annemi görebilir miyim?

-Tabi ki, ben annenizin taburcu evraklarını getireyim.

-Odası neresi?

-2. katta 688 numaralı odada.

-Teşekkür ederim.

-Rica ederim.

Mina asansör ile yukarı çıktı. Gözleri 688 numaralı odayı arıyordu. Koridorun sonuna geldi. Kapıyı yavaşça tıklattı. İçeriden "Gir" sesi duyuldu. Yavaşça kapının kolunu tuttu ve aşağı doğru indirdi. Kapıyı açtı.

-Girebilir miyim anne?

-Gir kızım niye girmeyesin?

-Ne bileyim anne? Belki rahatsız olursun diye. İyi misin?

-İyiyim.

Doktor içeri girdi. Taburcu evraklarını imzaladı. Peki nereye gideceklerdi? Evleri yanmıştı. Nerede kalacaklardı? İstanbul'da hiçbir şekilde akrabaları yoktu, babası yurt dışındaydı.

-Anne, biz nerede kalacağız?

-AFAD'ın verdiği konteynerlerde kalmak zorundayız kızım.

-Sen tek başına gidebilir misin anne?

-Giderim de ne oldu ki kızım?

-Ben arkadaşımın yanında kalacağım.

-Bende geleyim. Sonra giderim.

-Yoğun bakım 1. katta, hadi gidelim.

Asansör ile 1. kara indiler. Doktor Sinan'ın yaralarına pansuman yapıyordu. Camdan Sinan'ı izliyordular.

-Her yeri yara olmuş yazık çocuğa. Bunları sırf beni kurtarmak için mi yaptı?

-Evet. İçeri girdi. Benim odama gelmiş. Kitaplığım çocuğun üstüne düşmüş. Biliyorsun zaten benim kitaplığım çok ağır. Çocuk oradan çıkamayınca orada yanmış...

-Yazık çocuğa...

Doktor içeriden çıktı. Sinan yatakta kaskatı yatıyordu. İki bacağı da alçıdaydı.

-Gidelim anne, baktıkça moralim bozuluyor.

-Peki kızım.

-Ben biraz dışarıda gezeceğim. Sen konteynerle falan ilgilenirsin.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.