Bilekliği bulmak için aşağı indiler. Çünkü o bileklik çok önemliydi. Bileklik başkasının eline geçerse kötü şeyler yapabilirdi. Ve bu çok kötü sonuçlar ortaya çıkarabilirdi.
Bilekliği bulmak için gösterilen konuma doğru yola çıktılar. Yere inip dönüştüler. Çünkü o halde arasalardı bilekliği takan çocuk korkup kaçabilirdi. Çünkü Dünya'daki tüm çocuklar süper kahramanların var olmadığına ve sadece masallardan ibaret olduğuna inandırılmıştı. Ama aslında masallardan ibaret değildi hiçbir şey...
Konumu çok yakındı. Sadece bir kaç sokak ötedeydi.
-Enes koş!
Çocuğu yakaladılar. Çocuk bileklik ile oynuyordu. Mina yere çöktü.
-Tatlım o bizim bilekliğimiz. Rica etsem verir misin? O bileklik çok önemli.
-Hayır! Bu benim!
-Bak velet bizi sinirlendirme ver şu bilekliği!
-Hayır ya vermiyeceğim!
-Ama sen bunu çalmış oluyorsun bitanem, çok ayıp bir şey bu.
-Ya napim! Ben bunu yerde sahipsiz bir şekilde buldum! Sizin olduğunuzu nereden bileyim!
-O zaman sokaklarda seni takip etmezdik.
-BENİ SİNİRLENDİRME VER ŞU BİLEKLİĞİ YOKSA KÖTÜ OLUCAK!
Enes çocuğa yapıştı. Birbirlerini çekiştiriyorlardı.
-OF BİLEKLİK AL SENİN OLSUN!
Çocuk bilekliği bıraktı ve Enes'i son gücü ile itti. Enes kafasını kaldırım taşına çarptı.
-ENES!!
-Kafam, ç-çok acıyor Mina...
Çocuk Enes'in düştüğünü görünce hemen kaçtı.
-Enes iyi misin!?
-Kafam...
Enes yavaş yavaş bilincini kaybetti. Halk Enes'in başında toplandı. Herkes Enes hakkında konuşuyordu.
-Ne olmuş çocuğa?
-KAFASI KANIYOR!
-Kafasını mı vurmuş?
-Kim yapmış?
Halk o panikle ambulans çağırdı. Ambulans geldi. Enes'i sedyeyle aldılar.
-Mina...
-Enes sakın ol ben senin yanındayım!
-Kafam çok acıyor Mina...
-Biliyorum Enes, dayan hadi hastaneye gidiyoruz.
-B-bilekliği aldın mı...
-Aldım Enes, çocuk bilekliği bırakıp gitti.
-Mina...
-Efendim Enes?
-S-seni çok seviyorum...
Enes'in gözleri bunu söyledikten sonra yavaşça kapandı.
-O iyi olacak mı?
-Yara çok derin değil. Sadece beyni sarsılmış o kadar. Bir kaç dikiş atılır veya zımbalanır.
-İyi değil mi!? Uyanacak değil mi!?
-Evet, uyanacak.
Hastaneye vardılar. Enes'in bilinci hala kapalıydı. Kafasına 23 dikiş attılar. Serum takıp bir odaya aldılar. Mina orada bekleyemezdi. Enes'in yattığı yatağın yanınaki sehpaya bir not yazdı ve oradan ayrıldı. Notta şunlar yazıyordu:
Enes, ben Kübrayı aramaya çıkıyorum. Konumuma bilekliğinden bak ve kalktığın zaman hemen yanıma gel. Kübra'yı bulmamız gerek. Gelirken Sinan'ı almayı unutma. 2 kişi bu işi beceremeyiz.
Mina odadan çıktı. Bir ara sokağa girip dönüştü. Sonra Miraculous Girl'ün kaybolduğu binanın tepesine çıkıp Miraculous Girl'i aramaya başladı.
Enes ise uyandı.
-N-neredeyim ben?
Doktor içeri girdi.
-Enes, uyanmışsın bakıyorum.
-N-neden buradayım? Hiçbir şey hatırlamıyorum. Ne oldu bana?
-Kafanı kaldırıma vurdun ve bilincini kaybettin. Sonra hastanemize geldin. Kafana 23 dikiş attık. İyi misin?
-İ-iyiyim. Serumun bitti, çıkabilir miyim?
-Tamam, ben taburcu evraklarını getireyim.