İçeriğe geç

Kayıp duygular

Bölüm 3 · 7 dk okuma

Kayıp duygular

Bölüm 3

3.Bölüm

Yatağıma biri atladı hemen ardından ise koşma sesi bu adım sesleri Lina 'ya aitti. Yüzümdeki battaniye bir anda açılınca camdan yansıyan ışık gözüme çarptı. Anında yüzümü geri kapattım. Bu sefer abim açtı ve kendi saçlarımı burnuma sürttü. Burnumun ucu kaşındı ve hapşurdum. Abim ise bunun geleceğini bildiği için ben hapşurmadan önce elini çekmişti.

Gözlerimi açtım ve Emir abim ile Lina 'ya baktım sinirle abimi yatağımdan indirmeye ve Lina' yı kovmaya çalıştım. Yapamayınca da geri yattım.

-" Rahat bırakın beni uyuyacağım" dedim sesim biraz boğuk çıkmıştı.

-" Saat kaç oldu senin haberin var mı? " dedi

Battaniyeyi tekrar yüzüme kapattım. Abime kıçımı döndüm ve yattım.

-" saat kaç oldu bilmiyorum ve bu beni ilgilendirmiyor ben uyuyanzi tamam mı?" Dedim battaniye nin altından.

***

Evet tabiki de uyutturmamışlardı. Zorla mutfağa yardım ediyordum. Çorbayı karıştırıyordum. Abim ise evin eksiklerini almaya gitmişti. Leyla diğer yemeklerle ilgileniyordu. Lina odasındaydı. Abim ise şirkette ve bugün bize emir abimin timden arkadaşları gelecekti. Bir kaç saat sonra onlarda gelirdi. Leyla yetişmeyecek diyordu ama birçok çeşit yemek yapıyordu. Bana ise sadece çorba ve tatlı düşmüştü. Mercimek çorbası yapıyordum. Tatlı olarak ise magnolia yapacaktım.

-"Leyla Polat kim " dedim.

-" Emir'in çocukluk arkadaşı siz Konya da 2 yıl kadar bulunmuşsunuz. O zamanlar aynı mahalledeyemişsiniz. Ordan tanışıyorlar "dedi

Oda babam ve annemi biliyordu. Onları görmüştü. Belki anıları bile olmuştu. Bana onları anlatır mıydı?

Ben bunları düşünürken kapı çaldı. Ocağın altını kapattım. Kapıya koştum. Kapıyı açtığımda içeriye iki tane 25 veya 26 yaşlarında adam girdi.

-" Hoşgeldiniz ben Ayza siz Emir abimin timindensiniz değil mi?" Diye sordum.

-"Hoşbulduk bende Sinan övünmek gibi olsun evet ateş timindenim"dedi ve onlara uzattığım elimi sıktı.

Sarı kıvırcık saçları vardı. Yanındaki adamın ise siyah kıvırcık saçları vardı. Yüz hatları oldukça benziyordu. Sadece Sinan 'ın yüz hatları daha yumuşaktı.

-"Bu da Ali. Benim ikizim fazla konuşmayı sevmez o da timden " dedi Sinan

-"Memnun oldum "dedim ve gülümsedim. Daha sonra ise onları içeri davet ettim.

Diğer işlerimi hallederken abim dönmüş. Yavuz abi, karısı ve oğlu da gelmişti. O da timdendi. Karısı Bade abla çok tatlı biriydi. Leyla ile ikisi çok yakın arkadaştı. Bade abla ile dedikodu yapıyordu sabahtan beri. Böylelikle diğer işlerde bana kalmıştı. Ufuk abim ve Yavuz abi ise tarih konuşuyor. Sinan , Ali ve Emir abim ise şakalaşıyordu. Lina ve Ata yani Yavuz abinin oğlu ise odalarında oyun oynuyorlardı.

Ben ise yemeklerde son dokunuşları yapıyordum ki Kapı çaldı. Kimse açmayınca mecburen ben açtım.

Gelen Polattı. Üstünde bu sefer beyaz polo yaka tişört altında ise siyah kumaş pantolon vardı. Kahverengi saçları dün akşam dağınıktı. Şimdi ise taranmıştı.

Gözlerine baktığımda ela olduklarını farkettim. Onun da gözleri benim gözlerimdeydi. Kapıyı kapatmak için ona fazla yaklaştığımı farketmiştim. Göz temasını kestim ve bir adım geri gittim.

-" Hoşgeldin abim içerde sen geç istersen" dedim

Başını salladı ve salona doğru gitti. Ben de üstümü değiştirmek için odama çıktım. Sabahtan mutfak önlüğü ile dolaşıyordum.

Dolabımdan çıkardığım mavi elbiseyi giydim. Dizlerime kadar geliyordu. Dağınık bir şekilde topladığım saçlarımı ise taradıktan sonra bağlamamış öylesine bırakmıştım. Dudaklarımı hafif ruj gözlerime ise maskara sürdüm. Fazlada abartmaya gerek yoktu.

Mutfağa geldiğimde Leyla ve Bade abla sofrayı hazırlamış. Yemekleri içeriye götürüyordu. Bende elime birkaç yemek aldım ve içeriye götürdüm.Yemekleri servis ettikten sonra onlarda sandalyelerine oturmuştu.

Herkes önündeki yemeği yemek ile meşgulken ben çorba içenlere bakıyordum. Polat'ta gözlerim takılı kaldığında bana baktı. Çorbanın tadına bakmıştı.

Dudaklarını oynatarak " sen mi yaptın?" Dedi

Kafamı evet anlamında salladım.

Dudakları hafif kıvrıldı ve yanındaki abime bakarak birşeyler söyledi. Bende diğerlerine baktım. Sanırım beğenmişlerdi. Çünkü çoğu kişi ya bitirmiş yada çoğunu içmişti. Bende keyifle çorbamı içmeye başladım.

***

Yemekleri yemiş şimdi ise çay içiyorduk. Ufuk abim ve yavuz abi bir konu hakkında tartışıyorlar. Bade abla ve Leyla ise bir taraftan çaylarını içiyor diğer taraftan ise dedikodu yapıyordu. Abim Polat ve Ali ise Sinan hakkında konuşuyorlardı. Daha çok dalga geçiyorlardı. Bende onlara daha yakın oturuyordum. Ne konuştuklarını duyabiliyordum.

-" Komutanım siz gelir miydiniz ya buralara? " Diye sordu Sinan

-" Ne o sana mı soracaktım? " Dedi Polat

-" yok komutanım pek sevmezsiniz ya o yüzden sordum. " dedi Sinan ve ekledi "Derya niye gelmedi ki " dedi

-" Sana lan Derya' dan " diyerek yanıtladı Sinan'ı Polat

Sinan ise oturduğu koltuğa geri sindi.

Derya kimdi Polat'ın karısı mıydı?

"Derya Polat'ın karısı olsa Sinan niye sorsun? " Dedi iç ses

Haklıydı.

Salona Lina ve Ata girdi. Lina' nın odasında oyun oynuyorlardı. Bizim yanımıza geldiler ve hepimize teker teker baktılar. Üstelik bunu ikiside yapıyordu. Ata' nın kahverengi gözleri benim üzerimde durunca benim yanıma geldi.

-" Senden birşey isteyebilir miyim?" Diye sordu gözlerini kırpıştırarak

-" Tabi ki " dedim ve tombul yanaklarından makas aldım.

-" Bizimle oynar mısın?" Dedi tatlı tatlı

Bende burda oldukça sıkıldığım için

-" Olur neden olmasın " dedim

Ata kolumu çekiştirirken ona ayak uydurdum.

Lina ise Polat' a bir şeyler diyordu. Ama Polat' ın istemediği oldukça açıktı. En son dayanamayıp Polat'ta Lina 'ya ayak uydurdu.

İkimizi çekiştire çekiştire odaya getirdiklerinde Lina ve Ata halının üstüne oturdular. Polat ve bende onların yaptığını yaptık. Bize oyunu anlattılar. Anlattıkları şekilde oynamaya başladık. Bir kaç dakika geçtikten sonra Lina sıkıldı ve masanın üstündeki taçları alıp yanımıza geldi. İlk önce kendi kafasına taktı. Daha sonra bana taktı.

-"Bak şimdi biz prenses olucağız " dedi Lina

Ardından beklenmedik bir şekilde elindeki diğer tacı Polat' a taktı.

Bunu beklemediği şaşkın yüz ifadesinden belliydi. Ufak bir kahkaha attım onu böyle görünce daha sonra kahkahanın büyüdü. Polat'ın bakışları bana döndü.

-" komik mi " dedi kaşlarını çatarak sinirli görünmeye çalışıyordu ama değildi.

-" Evet komik prenses Polat " dedim daha çok gülerek.

-" Ulan var ya " dedi Lina' ya bakarak. Lina ise hiç oralı olmadı.

Daha sonra Polat benim yanıma yaklaştı. Ne olduğuna anlam veremeden saçlarımı olabildiğince karıştırdı. Dağılan saçlarımı düzeltmeye çalışırken.

-" bak şimdi sen de cadıya benzedin gerçi burnun biraz daha büyük ve uzun olması lazım ama olsun " dedi Polat

-" of ya daha yeni yapmıştım ya " dedim kaşlarımı çatarak.

Ayağa kalktım. Aynaya bakmak için biraz ilerledim. Aynaya baktığımda oflaya poflaya geri yerime oturuyordum ki ayağımın yerdeki bir oyuncağa takılıp sırt üstü yere düşmüştüm.

Polat tepemden bakarak gülüyordu

-"noldu lan yaşıyor musun" dedi

-"senin yüzünden oldu hayvan" dedim.

Düştüğüm gibi duruyordum çünkü kalkmaya üşeniyordum.

-"Rahat mı ora " dedi Polat

-"hı nasıl rahat" dedim.

Yanıma yaklaştı ve elini uzattı.

-" hadi kalk yeter bu kadar tembellik" dedi Polat

Uzattığı elini tuttum. Bir anda beni kendine çekti. Şaşkın gözlerle ona baktığımda fazla yakın olduğumuzu farkettim. Nefesi dudaklarıma çarpıyordu.

Gözleri gözlerimi inceliyordu. Bende neden onun gözlerini incelemeyeyim ki? Gözleri Ela renkliydi. Çilleri vardı. Bu onu sert yüz ifadesine rağmen tatlı yapıyordu.

-" Komutanım gid-" diyordu ki Sinan bizi görünce duraksadı. Şaşkın bir yüz ifade ile arkasına döndü.

-" özür dilerim komutanım. Biz çıkıyoruz da gelmeyecek misiniz diye soracaktım."diyerek yarım kalan cümlesini devam ettirdi.

Bizde birbirimizden hızla uzaklaştık. Polat ciddi bir tavır takındı.

-" tamam ben geliyorum" dedi

Bunun üzerine Sinan odadan hızla uzaklaştı. Odaya baktığımda ise çocuklar yoktu. Bizde salona gitmek için aşağıya indik. Salona yaklaştığımızda Polat bileklerimi tutarak durdu.

-" Dur saçlarını düzeltelim" dedi

Ben bunu tamamen unutmuştum düzeltmesi için ona döndüğümde saçlarıma dokunup dokunmamak arasında kaldığı yüz ifadesinden ve kararsız ellerindem belliydi. Ama neden ki iğrenmişmiydi? saçımı dizelttiğinde salona girdik.

Bade abla ve yavuz abi gidiyordu. Ama abim ve yengem ayaküstü sohbet ediyordu. Sinan ve Ali ceketlerini giymiş Polat'ı bekliyorlardı. Ata ve Lina bir şey konuşuyordu.

"göyüşüyüz atacık" dedi Lina dudaklarını bükerek

" Görüşürüz cekirdek" dedi Ata ve sarıldılar.

Bade abla ve yavuz abi uzun zaman sonra nihayet çikabilmişti.

Polat giderken Leyla bol bol iltifat ettikten sonra

-" Derya niye gelmedi "dedi Leyla

-" nöbeti vardı abla şimdi almaya gidiyorum" dedi Polat

Bir kaç dakika sonra nihayet vedalaşma faslı bitmişti. Bende mutfağı temizledim. Üstüme pijamalarımı giydim. Bugün oldukça yorulduğum için gözlerim yavaş yavaş kapanıyordu.

***

Biliyorum bölümler düzenli gelmiyor. Ders çalıştığım için uzun süre sonra geliyor kusura bakmayın bebeklerim

İg: Truelivnig._8

Beğenmeyi ve oylamayı unutmayın dostlarım sizi seviyorumm

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.