İçeriğe geç

Kayıp Deniz

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Kayıp Deniz

Bölüm 1

Kayıp

Çok yorgundum. Gözlerim, masa lambasının altında kamaşıyor, her geçen dakika daha fazla yanmaya başlıyordu. Her bir rakam yazışımda biraz daha

tükeniyor, biraz daha dağılıyordum. Ama başka çarem yoktu. Takıntılıydım; başarılı olmak zorundaydım.

Eğer annen bir gün hiçbir şey söylemeden evi terk etmişse, ardından yaşadığı acıya dayanamayıp hastalanan bir baban varsa, zarlar hep altı gelmeliydi.

Hayat artık bir oyun değildi; savaşmazsam içine çekileceğim karanlık bir denizdi.

Peki, düşersem?

Beni bu denizden kim kurtaracaktı?

Annem mi?

Beni terk eden bir kadının, boğulurken elimi tutacağına inanmıyordum.

Babam mı?

Onun kendi nefes almayı bile zar zor becerdiği bir zamanda, bir de beni kurtaramazdı. Göz yumamazdım.

Peki o zaman, ders çalışmaktan başka neyim vardı? Babama daha iyi bir hayat sunabilmek için her şeyi yapıyordum: uykusuz geceler, iyi notlar, yarı zamanlı işler, hastane masraflarını ödemek, yurtta gece gündüz çalışmak gibi şeyler... Ama bunları yaparken kendimi çok ihmal ediyordum. Hayatımı seviyordum ama biraz kendime vakit ayırmak iyi olabilirdi.

Aynı Atlantis gibi, denizin içindeki kayıp bir şehirdim ben. Kimse göremez, hissedemezdi.

“Sen hâlâ uyumadın mı?”

Ses, yurttaki oda arkadaşım olan Alara’ya aitti. Hayatı yaşamak için yaşayan biriydi.

Hayatı kesinlikle benimkinden daha renkliydi. Her zaman kahkaha atan, neşeli biriydi. Bir düşününce, hayatta gülme nedenlerimin başında gelebilirdi. Benim siyah beyaz hayatımı, bir süreliğine renklendirebilen bir kızdı.

Elbette onun da sorunları vardı, ama benim gibi içine kapanmazdı. Bu sorunlarla mücadele eder, savaşırdı. Benim gibi bir denize düşse, kendini akışa bırakmaz; yüzeye çıkmak için çabalardı.

“En azından bir umut var,” derdi.

Bense kendimi denize bırakır, biri beni kurtarmadıkça içinde boğulmaya devam ederdim; ta ki vücudum nefes almaya ihtiyaç duyana, nefes alamadığımda da bilincim yavaşça kapanmaya başlayana kadar.

Söylediği cümle, uyumam için bir uyarıydı zaten. Uykum vardı, Alara’nın dediklerini bir bahane olarak kullandım ve yatağın içine girdim. Soğuk kış ayıydı, üşümüştüm. Hemen yorganın içine girip beklemeye başladım; ta ki ısınana kadar.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.