İnsanlar dünyanın bir cennet olduğunu düşünüyorlar ama bu yalnızca korkakların uydurduğu bir yalan. Annem ve babam birbirlerine her zaman çok aşık olduklarını söylerlerdi ama bu beni kandırmak için söylenmiş bir yalandı. Annemler kısa süre önce boşandı ve ben babamla Mısır'da kaldım. Şimdi elimde bir zarf tutuyorum babamla bir kadının evlilik davetiyesini sarmalayan bir zarfı. Ben Ales ismim annem ile babamın isimlerinin birleşiminden oluşuyor. Babam Aladdin annem ester'ı çok sevdiğinden bana bu adı koyduğu masalını anlattı durdu fakat şimdi evleniyor ve benden bir onay bekliyor. Karşımda oturan babama hüzünle baktım.
"Evlenip evlenmemene elbette karışmayacağım baba ama senden bir isteğim var bu kadına gerçekten aşık olduysan beni annemin yanına San Francisco'ya gönder."
Babam ellerini saçlarına daldirdi ve yavaşça saçlarını karıştırdı.
"Ales bak Ester seni yanında ister mi bilemiyorum."
"O benim annem baba, o seni terk etti beni değil ! "
"Lanet olsun ! Seni bir kez bile aramadı."
" Hayır baba yalnızca seni aramadı..biz.." dedim çekinerek "annemle konuşuyoruz."
Babam şaşkınca bana baktı ve işaret parmağını bana karşı salladı.
"Benden bunu sakladığına inanamıyorum Ales derhal Ester'ı arıyorsun onunla konuşacağım."
Hiçbir şey demeden telefonuma uzandım ve annemi aradım , telefon birkaç kez çaldıktan sonra açıldı.
"Ales ?" Dedi annem.
"Ester benim Aladdin seninle konuşmalıyız."
"Ne istiyorsun Aladdin ?"
"Ales seninle yaşamak istiyor..lütfen ona seninle yaşayamayacağını söyler misin ? "
"Ales istiyorsa gelebilir. O senin olduğu kadar benimde kızım." Diyen annem telefonu babamın yüzüne kapattı.
Babam şaşkınca bana baktığında,
"Duydun mu ? Gelebilir dedi." Dedim.
"Evet ama bunu gerçekten istediğine emin misin Ales burada bir düzenin var arkadaşların var " gözlerimin içine baktı "Ben varım." dedi.
"Biliyorum ama eminim baba kararım değişmeyecek."
"Peki madem öyle diyorsun istediğin zaman biletini alacağım tamam mı ?"
Şimdi söyleyeceğim şey onu çok kıracaktı biliyorum ama bunu söylemek zorundaydım.
"Baba ben yarın ilk uçakla San Francisco ya gitmek istiyorum."
Babam şaşkın gözlerle Baba baktı "Ne?" dedi. "Bu kadar çok mu gitmek istiyorsun.."
Elimle babamın elini sıkıca kavradım ve mahçup bir şekilde gözlerine baktım. "Üzgünüm." diyebildim sadece, babamsa kafasını sallayıp "Peki." dedi. "Halledeceĝim." yavaşça odamdan çıktı bense ardından kapattığı kapıyı izledim.
İnsanın bir yere ait hissetmemesi çok ızdırap vericiydi. Kimdim ben ve ne için yaşıyordum , kimin hayatının ışığıydım bilmiyordum ama ışık saçtığımdan bilr emin değilim.
~~~~
Saat 08.00 ve o kadının sesi kulaklarımda yankılanıyor..
"Ales canım kalkmazsan geç kalacaksın."
"Rahat bırak onu tatlım belli ki annesine gitmek istemiyor."
Uyanmak istiyorum ama gördüğüm bu rüya o kadar gerçekçi ki karşımda ki küçük çocuktan gözlerimi alamıyorum. Çocuğun masmavi gözleri korku ile parlıyor "San Francisco" diyor biri "senin lanetin çocuk." diye devam ediyor.. "Lütfen beni öldürmeyin!" diyor çocuk sonra bana dönüyor "Beni görüyorsun değil mi lütfen bana yardım et !" Ben hiçbir şey söyleyemiyorum yalnızca korkuyla çocuğa bakıyorum.
"Ales !"
Ve gözlerimi tekrardan iğrenç dünyaya açıyorum. Kafamın dibinde dikilen babamla göz göze geliyorum kızgın yüzü ile bana bakıyor.
"Biraz daha yatarsan uçağını kaçıracaksın."
"Afedersin baba..ben hemen hazırlayacağım."
"Peki." Dedi Babam " Yuri aşağıda kahvaltı hazırladı eğer bizi katılmak istersen.."dedi babam ama sert bakışlarım onu susturdu.
"Yuri 'nin böyle davranmasını gerek yok.baba , onun beni burada istemediğini biliyorum siz edin kahvaltımızı ben annemle ederim."
"Yalnış düşünüyorsun Ales o.." dedi babam ama onu bana savunmasını istemediğimden sözünü kestim.
"Baba lütfen hazırlanmalıyım."
"Tatlım nerede kaldın !" Diye bağırdı Yuri
"Geliyorum. Birtanem " dedi babam.
"Midemi bulandırıyorsunuz." Diye fısıldadım ama babam bunu duymadı bile odamdan aceleyle çıktı bildiğim tek doğru babamın Yuri den korkmasıydı.
Şimdi en iyi bildiğim şeyi yapmalıydım, kacmalıydım. Hazırlamış olduğum bavuluma göz ucuyla baktım ve aynanın karşısına geçtim. Kahverengi kalçalarına kadar uzanan saçlarımı sıkı bir topuz yaptım, pijamalarımla bir süre bakıştıktan sonra siyah diz üstü elbisemi üstüme geçirdim. Elbise dar ve uzun kolluydu üzerine siyah hırkamıda alıp ilk önce siyah sırt çantamı takip bavulumu elime aldım. Hoşçakal baba..ve mutluluklar.
Bavulumu çekiştire çekiştire aşağı indiğimde Yuri bana gülerek baktı.
"Gitmek için çok acelecisin Ales kahvaltı yapmaz misin? " dedi.
Güldüm, "Sen mi hazırladın ?"
"Evet."
"O zaman yemeyeceğim. Gidelim mi baba?"
Yuri bana sinirle bakarken babam endişe ile ayağa kalktı.
"Ales böyle davranman doğru değil.."
"Baba eğer Yuri den korkuyorsan kendimi gidebilirim."
"Ne saçmalama tabikide korkmuyorum seni ben götüreceğim."
"Bu kız fazla olmaya başladı artık !" diye söylendi Yuri onu duymamazlıktan gelip kapıdan dışarı çıktım. Babam bavulumu elimden alıp arabanın bagajına yerleştirdi. Kapıları açtığımda arabaya bindim.
"Emin misin Ales ?" diye sordu babam arabayı çalıştırmadan önce.
"Kesinlikle." dedim ve gözlerimi kapatıp telefonumdan rastgele bir şarkı açtım.
"I don't wanna talk right now
I just wanna watch TV.
(Şimdi konuşmak istemiyorum
Sadece TV izlemek istiyorum)"
Bu şarkı beni bana anlatıyor gibiydi. (Billie eilish-TV) kadının sesi huzur vericiydi. Yol boyu aynı tarzda bor sürü şarkı dinledim ve sonunda hava alanına vermiştik artık veda etmeliydim, babama mi hayır hayır vedayı Mısır'a edeceğim çünkü biz babamla çoktan ayrıldık sadece bunu sözlü bir şekilde hiç dile getirmemiştik.
Arabadan indiğimde babamda inmişti bavulumu barajdan çıkarıp bana uzattı.
"Sana içeriye kadar eşlik etmemi ister misin Ales ? "
"Hayır hoşçakal baba, umarım Yuri seni annemden çok mutlu eder."
"Ales.." diyebildi babam bense ona sadece gülümsedim ve bir daha arkama bakmamak üzere ona sırtımı dönerek yürümeye başladım. Hoşçakal Mısır , hoşçakal hayallerim ve hoşçakal baba..
~~~~~
Yaklaşık yarım saattir bekliyordum ki o anaosu duydum.
"Sayın yolcularımız San Francisco uçağı 5 dakika sonra havalanacaktır lütfen uçağınıza binmek için 07 nolu kabine gidiniz."
~~~~~
12 saatin sonunda San Francisco'daydım. İndiğim gibi annemi aradım, telefon 3.çalışında açıldı.
"Ales ?" Dedi annem.
"Anne ben indim."
"Tamam canım ben seni almaya geleceğim hemen." Sesi fazlasıyla uykulu geliyordu.
"Yeni uyandın değil mi ?" Dedim.
Yalnızca "Özür dilerim." Diyerek telefonu kapattı. Evet o yeni uyanmıştım benin aylar sonra ona dönmem onu hiç heycanlandırmamış olmalıydı. Acaba aylar önce onu sevmediğim için kızgın miydi ?
Yarım saat kadar hava alanında annemi bekledim ve o yarım saatin sonunda karşımda belirdi.
"Anne" diyerek ayaklandığımda annem daha hızlı yürümeye başladi ama yüzünde pekde samimi olmayan bir gülümseme vardı.sonunda yanıma vardığımda bana sıkıca sarıldı ve "Canım" dedi. "Hadi eve gidelim." Bavulumu bile alma zahmetine girmeden bana öylece arkasını döndü ve yürümeye başladı. Bu kadın benim tanıdığım kişi olamazdı çok değişmişti ama bir insan kısa bir sürede bu kadar değişebilir miydi? Annemin bir arabası yoktu bu yüzden bir taksi çevirdik taksi durur durmaz bindi ve ben öylece dışarıda kalakaldım. Taksici adam dışarı çıkıp bavulumu aldı ve bagaja koydu böylece bende taksiye binebildim. On on beş dakika sonra 15 katlı beyaz bir binanın önünde durduk annem bir sitede yaşıyor olmalıydı.arabadan indi ve yine beni beklemeden sitenin kapısına yürümeye başladı, taksici adam bagaji açıp aban bavulunu verdiğinde tam peşinden gidecektim ki adam "Para?" deyince öylece kalakaldım şaşkınca "ödemedi mi ?" Diye sordum. Adam kafasını sağa sola sallayarak çüzdanımdan 50 dolar çıkarıp adama uzattım. Adam "San Francisco ya hoşgeldiniz" diyerek arabasına geri bindi. Bende annemin peşinden siteye girdim. Asansörün orada beni bekliyordu. Sonunda beni beklemek gibi bir çılgınlık yapmıştı. Beraber asansöre bindiğimizde 11. Kata bastı ve tam kapı kapanacakken içeri yaşlı bir kadın girdi,beni görünce anneme dönüp "Kızın mi? " diye sordu annem kafasını sallayınca "Dikkat et." dedi.
"Çocuklar bu günlerde yeniden kaybolmaya başladı efsaneye göre yıllar yıllar önce öldürülen bir çocuğun ruhu çocukları çalıyor!"
Annem yapmaçık bir şekilde güldü. " Hanımefendi ben efsaneleri inanmıyorum.'
Kadın başka bir dilde birşeyler söyledi söyleyiş tarzına bakılırsa küfrediyor olmalıydı asansör 6.katta durunca kadın indi. 11. Katra geldiğimde annem hızla asansörden çıktı.bende onu takip ettim koridorun sonuna doğru yürüyordu duvarlarda kaybolmuş bir sürü çocuğun resmi vardı, hepsi yakın tarihlerde kaybolmuşlardı. Kapının açılma sesini duyunca hemen sese doğru döndüm , kapıyı annem değil bir adam açmıştı ve o adam anneme "Sevgilim." Diyordu. Olduĝum yerde kalakaldım ve. Öylece annemin o adama sarılmasını izledim..buna yağmurdan kaçarken doluya yakalanmak deniyor olmalıydı.