Sabah uyandım ama bu sabah yeni hayatımı başlatan sabahtı tuvalete gittim yüzümü yıkadım. Hem gergin hemde mutluydum. Bugün yeni okuluma başlıyordum. Bu okul bana çok şeyi belki de aşkı öğretecekti. Bunu kim bilebilirdi ki. Ben yeni okulum hakkında hayallere dalmışken kendimi hazır bir şekilde beklerken buldum. Gözümi açtım kapattım nasıl olduysa okuldaydım. Okula girdim. İlk izlenimim bahçesinin ne kadar büyük olmasıydı.Ben etrafı incelerken okul müdürü olduğunu düşündüğüm adam mikrofonu eline aldı ve konuşmaya başladı.
"Gençler sınıfları açıklıyorum.."
Geri kalanını dinlemedim aradan bir hafta geçti. Yeni sınıfıma geçtim. Sınıfa alışmıştım ancak bir gariplik vardı. Sınıfta yoklama alınırken hep olmayan çocuk. "Göktuğ Göktaş"
İsmi ilk duyduğumda çok hoşuma gitmişti içimden geçirdim bu çocuk ne kadar şanslı adıda soyadıda çok güzel.
Kitabın bu noktasına kadar size kendimden hiç bahsetmedim. Ben Ada. Tabi o zamanlar yarım Ada'ydım. Sonra bir göktaşı düştü ve beni tamamladı. Ben sadece buydum. Yarım olan tamamlanmayı bekleyen kız.
Aradan haftalar geçti o çocuk ilk defa okula geldi.Meğer covid19 nedeniyle gelememiş coronaymış. Ben o çocuğu ilk gördüğümde aşık oldum. Aşık olan tek kişi ne yazık ki ben değildim. Okulun yarısı ona aşıktı. Ancak onu gerçekten seven tek kişi bendim.
Ona ilk kez bir şey sormaya karar verdim.
"Adın ne" bilmiyorum sanki adını ezberledim zaten aman bahane işte.
"Göktuğ senin" soğuk mu sanki buu
"Ada bende tanıştığıma memnun oldum" ayy kalbim çıkmazsa iyidir
O başka birşey söylemedi ancakk aradan çok az konuşarak ve platonik kalarak bir yıl geçirdik.