Ay ışığı, yatak odasının perdeli camlarından içeri süzülürken, Ezgi sessizce odasının köşesinde oturmuş gözleri dolu dolu pencereden dışarıya bakıyordu. Onun için bu saatler, geçmişe dalıp hatıralarını düşündüğü zamanlardı. Kalbindeki boşluk, yıllardır doldurulamamış gibi hissediyordu.
Ezgi'nin gözleri, karşı apartmandaki küçük kız çocuğuna takıldı. Çocuk, annesiyle masumca oyunlar oynuyor, kahkahalarla dolu bir dünyada yaşıyordu. Çocuğun kahkahaları sanki evin içindeymiş gibi yankılanıyordu. Ezgi, bu manzarayı izlerken iç geçirdi. Belki de hayat ona böyle bir şansı hiç vermemişti.