Sabah saat 10:00 olmuştu. Baş Komiser Jennie dün gece ki macera dan dolayı evine saat gece 5'te gelmişti. Bu yüzden de bu saate kadar uyuya kalmıştı. Jennie'nin Baş Yardımcısı olan Kim Jisoo saat 7'de uyanıp polis merkezine gitmişti bile. Jennie Baş Komiser olduğu için rahattı. Fakat Jisoo için aynısını söyleyemeyiz. Jennie ve Jisoo aynı evde kalıyorlardı. Aslında ayrı evlere gelecek kadar paraları vardı. Sonuçta polislerdi. Ama birbirlerini çok sevdikleri için aynı evde kalıyorlardı. Çok yakın arkadaşlardı. Birbirlerini ilk okuldan beridir tanıyıp seviyorlardı. Bütün okul yıllarını birlikte, aynı okulda, ve aynı mahallede geçirmişler, hattâ yetmemiş, bir de aynı meslekle çalışıyorlardı. Jennie'nin en çok olmak istediği şey şarkıcıydı. Jisoo ise öğretmen olmayı çok istiyordu. Çocuklara karşı ayrı bir ilgisi vardı. Jennie ise sevdiği şarkılarını sürekli olarak dinler, sürekli kendini şarkıcı olarak hâyal ederdi...
Jennie uyandığında yorgun gözlerle önce etrafına, sonra ise saatine baktı. Saatin 10:00 olduğunu görünce gözleri birden faltaşı gibi açıldı. Çünkü Jennie hayatı boyunca sadece bir kere bu kadar geç uyanmıştı. Kendisinin nasıl bu kadar uzun uyuduğuna bir anlam veremedi. Hemen kalkıp üzerindeki Hello Kitty'li pijamasını çıkardı. Onun yerine her zaman işinde giydiği polis üniformalarından birini giydi. Makyajını yaptı, saçlarını taradı derken saat 11:00 oldu. Arabasına binip hızlıca polis merkezine geldi. Hızlıca arabasından inip polis merkezinin girişine geldi. Kapıyı açtığı gibi Jisoo, Jennie'nin üstüne atladı. İkiside gülüştü. Jennie Jisoo'ya "Ne yapıyorsun Jisoo, ödümü patlattın. " dedi. Jisoo ise Jennie'ye "Ama ne yapayım, seni çok merak ettim. Uyandırmaya çalıştım ama uyanmadın, bende herhalde uykusu var uyandırmayayım. Dedim. Ama burda hep seni merak ederek geçti vaktim, yani daha doğrusu geçmedi. ".Jennie arkadaşının kendisine olan bağlılığını görünce daha mutlu oldu.
Bu olayların yaşandığı sırada Jennie'nin aklında hâlâ dünkü cinayet vardı. Cinayeti yapan Ünlü Kâtil Lalisa'yı bir an önce bulup hapse atmak istiyordu. Aslında hapse atmaktan çok onu öldürmek istiyordu. Ama kanun gereği bunu yapamazdı. Her ne kadar bunu çok istesede...