Yağmurlu bir gecede dışarıda dolaşan Kara, yani Edward panolarda asılı olan haberleri görünce hafifçe sırıttı. Bunlara alışıktı çünkü bayağı bir süredir bu işi yapıyordu. Nihayetinde bir tekel bulduğunda şemsiyesini kapattı ve içeri girdi ve içki reonuna doğru ilerledi, birkaç viski ve şarap alıp dükkandan çıktı.
Oturduğu evin binasına girdiğinde telefonu çaldı. Arayan onun sağ kolu Edgar'dı. Onlar kardeşlerdi, Edgar öldüreceği kişileri bulur o da öldürürdü. Edward telefonu açtı ve kulağına götürüp "Kim?" Diye sordu. Edgar bu sefer biraz tedirgindi ama konuya girdi. "Bir kadın var, ismi Jessica Pilwon. Onu öldüreceksin, tabii bu senin için çocuk oyuncağı olmayacak çünkü evde çok gelişmiş bir güvenlik sistemi var. Yapabilecek misin?". Edward sırıttı ve şöyle cevap verdi "Bana güvenmiyor musun? O kadını öldürmek için canımı bile verebilirim, şirketi kötü duruma soktu sonuçta." Edgar güldü ve "tamam o zaman, yarın saat 19.00 da hazır ol. Seni ben alacağım." Dedi ve telefonu kapattı. Jessica onların çalıştığı şirkette CEOluk yapmıştı ve o zaman şirketi çok pis zaralara uğratmış, yetmiyormuş gibi rakip şirketle iş birliği yapmıştı. Edward'ın şirketi çok ünlü bir inşaat şirketiydi ve aynı zamanda adam öldürüyorlardı. Şirkete ihanet edenin cezası ölümdü. Edward bu işlerin yanında nefret ettiği kişileri de öldürüyordu. Edward yeni aldığı içkileri mini barına yerleştirdi ve eski içkilerinden birini alıp bir bardağa doldurdu ve telefonunu alıp Edgar'a mesaj yazdı.
"Bana kadın hakkında daha fazla bilgi ver." Mesajı gönderdi ve içkisini tek yudumda bitirerek banyoya doğru yürüdü. Telefonunu aynanın önündeki rafa bıraktı ve musluğu açıp suyun küvete dolmasını bekledi. O sırada Edgar'dan mesaj geldi. "Bulduğum bilgilere göre bir kızı var, kocası bir trafik kazasında ölmüş. Kız 20 yaşlarında Too üniversitesinde okuyor, adı Jess Pilwon, Jessica'yı biraz da olsa biliyorsun. Şimdilik bu kadar bulabildim başka bulursam sana söylerim." Mesajı okudu ve küvete baktı. Küvet çoktan dolmuştu bile, küvetin içine girdi ve kendini rahatlığın kollarına bıraktı. Yaklaşık 1 saat sonra küvetten çıktı ve beline bir havlu doladı, saçlarını kurutmak için ayrı bir havlu alıp banyodan çıktı. Üstüne gri eşofman ve üstüne de siyah sweatshirt giydi ve koltuğa oturup saçlarını havlu ile biraz kuruttuktan sonra televizyonu açtı ve telefonunu sessize alıp cinayet belgeseli izlemeye başladı. Birkaç saat sonra koltuğa uzandı ve orada uyuyakaldı.
Sabah uyandı ve kafasını karıştırıp televizyona baktı. Televizyonun kapandığını gördü ve ayağa kalkıp mutfağa girdi. Kendine her zamanki kahvaltısını hazırladı ve mutfak masasınına oturup yemeye başladı. Telefonuna baktığında Edgar'dan mesaj geldiğini fark etti ve mesajı açtı. Mesaj şöyleydi; "Edward, çok kötü bir şey oldu. Kar yağışı başladı, her yer karla dolu. Bu yüzden seni alamayacağım, adresi atıyorum kendin gidebilirsen git." Edward sırıttı ve telefonu kapatıp boş kahvaltı tabağını tezgaha bırakıp üstünü değiştirmeye odasına doğru yürümeye başladı. Aklına bir soru takılmıştı. Bu kadını nasıl öldürecekti? Orası kolaydı ama nasıl oraya gidecekti? Derin bir nefes aldı ve üstünü değiştirmeye başladı. Bunu şimdi halledecekti, adres çok uzak değildi o yüzden şimdi işini halledip rahatlayacaktı. Üstüne siyah bir gömlek ve altına da siyah pantolon geçirip bıçaklarını, silahlarını ve gerekli eşyaları aldı ve odadan çıktı. Telefonunu almasıyla Edgar'dan cevapsız arama olduğunu gördü. O çok arayan birisi değildi o yüzden Edgar'ı tekrar aradı ve o sırada üstüne kalın siyah kabanını giydi. Edgar telefonu açar açmaz "Gidiyor musun?" diye sordu. Edward "Evet. Şimdi çıkıyorum, adres çok uzak değil o yüzden motorla gideceğim." dedi ve evden çıktı. Edgar güldü ve "Tamam o zaman. İyi işler." dedi ve telefonu kapattı. Edward otoparka girdi ve siyah yeni model motorsikletini çalıştırdı. Üstüne bindi ve hızla otoparktan çıktı.
Birkaç dakika sonra kadının evine ulaştı. Gelişmiş güvenlik sistemini biliyordu o yüzden arka kapıyı kontrol etti. Şansına arka kapı açıktı, içinden yazık. Keşke kapatsaydınız diye geçirdi ve evin bahçesine adımını attı. Kapıya ulaştığında bir göz gezdirdi ve birkaç güvenlik sistemini fark etti. Çantasından bir cihaz çıkardı ve onu kapıya yerleştirdi ve bir düğmeye bastı. Kapıdaki güvenlik sistemleri imha edildi ve kapı açıldı.