Merhaba arkadaşlar yeni ve seveceğiniz bir kurgu yazmaya karar verdik.
Severek okuyacağınız bir kurgu olması dileğiyle...
İyi okumalar dileriz.
Yorum ve oy vermeyi unutmayınız. Şimdiden teşekkürler.
Seviliyorsunuz...😘❤
*Bilmediği için değil, çok şey bildiği için susar bazen insan...
Giriş
GEÇMİŞTEN...
Geçmişin izleri çabucak geçmezmiş insandan. Ne yapsak da insanın ruhunda izler bırakırmış. Bir yara, bir söz, bir yaşantı...
Asel de bu kişilerde sadece biriydi.
Sokaklarda yürürken minik ayakları üşüyordu. Güneş yavaş yavaş batmaya başlamıştı ve yine sokakta kimsesizdi. Sokaklar ona sahip çıkmıyor, soğuk hava ona hiç yardımcı olmuyordu. Küçük bedeninde bulunan ince ve yırtık olan kıyafetler onun var olan o küçücük gücünü de yitirmesine sebep oluyordu.
Ayaklarında hal kalmadığı için yine her zaman yaptığı gibi bir parkın banka oturdu. Bugünün her zamankinden daha soğuk olduğunu hissediyor, etraftaki insanlara yalvaran gözlerle bakıyordu. Ama kimse ona bakmıyor, bakanlarda tiksinerek bakıyordu. Küçük kız içinden geçiriyordu insanların neden bu kadar tiksinerek baktıklarını. Ama bu bakışların sebebine bir türlü anlam kazandıramıyordu. Küçük kız içinden geçirdikleriyle bakışlarını üzerine yöneltti. Ne vardı ki bende diye düşündü. Üzerinde yırtık ve salaş olan minik pembe kazağı, altında ise dizleri yırtılmış olan mavi kotu vardı. Düşünürken esen rüzgârla pembe minik kazağına sarıldı.
Arkasından gelen ani fren sesiyle başını arkasına çevirdi. Arkasına döndüğünde gördüğü siyah ve bir o kadar büyük arabalarla ister istemez kaşlarını çattı. İçinden kesinlikle pahalı bir şey olduğunu düşündü.
Arabanın açılan kapı sesini duyduğunda küçük kız ister istemez daha dikkatli bakmaya başladı. Şoför koltuğundan inen, şık bir giyim tarzı olan adamın ne yaptığını merakla bakarken şık adam arabanın arka tarafına geçip kapıyı açtı. Yaşlı ve ak sakallı bir dedenin indiğini gördüğünde dudaklarının kenarı kıvrıldı. Neden sevindiğini kendi de anlamadı ama sevinmişti işte. Yaşlı Dede ilk önce etrafına baktı sonra adama bir komut verdiğinde adam arabaya doğru eğilip içeriden bir poşetle geri çıktığında küçük kız içinde ne olduğunu merak etmişti. Yaşlı, ak sakallı dedenin ona doğru yaklaştığını fark ettiğinde önüne döndü. Kızın içine bir korku yerleşti. Yaşlı Dede niçin onun yanına geldiğini bilemedi.
Yaşlı Dede gelip kızın yanına oturduğunda kıza döndü.
"Burası soğuk değil mi? Niçin buradasın? " Aslında Yaşlı Dede onun kimsesiz olduğunu çok iyi biliyordu. Ama sorası gelmişti.
Kız önce tereddüt ederek kafasını kaldırmadı. Ancak Yaşlı Dede'nin tekrardan konuşmasıyla yavaşça kafasını kaldırdı.
" Korktun mu benden? " Olumsuz anlamda kafasını sağa sola salladı. Korkmamıştı ama dışarıdakilerinin nasıl biri olduğunu bilecek kadar yaşantısı vardı.
Adam kızın konuşmayacağını anladığında yanındaki adama işaret verdi. Adam elindeki poşetle birlikte yanlarına yaklaştı ve poşeti Yaşlı Dede'ye uzattı. Yaşlı Dede de için bir gofret çıkardı. Poşeti yanına koyup elindeki gofreti kıza uzattı. Kız ise ilk başta şüpheli bakışlarla Yaşlı Dede'ye baksa da daha sonra çekingen bir tavırla gofreti aldı.
Yaşlı Dede'nin yüzünde belli belirsiz bir tebessüm oluşurken " Ailen buralarda mı?" diye sordu cevabı bilmesine rağmen.
Kız Yaşlı Dede'ye doğru başını iki yana salladı. Yaşlı Dede ise bu duruma memnuniyetle bakıyordu. Çünkü kızın ona cevap vermesiyle biraz da olsa kızın ona güvendiğini anlamıştı. Bundan yüz alarak kıza bir soru daha sordu.
" Ailen burada değilse sokakta kalma, bu soğukta kalma. İstersen benimle gelebilirsin."
Kız bu sözlerle Yaşlı Dede'ye tekrardan şüpheyle baktı. Bunu fark eden Yaşlı Dede kızın rahatlaması için tebessüm etti. Kız biraz da olsa sakinleşmişti ama yine de tereddüt ediyordu. Onu tanımadığını ve onunla gitse bir sorun olup olmayacağını içinde tartışıyordu.
Yaşlı Dede ona bakmaya devam ederken içindeki mahkeme son bulmuş ve Yaşlı Dede ile gitmeye karar vermişti. Adama bakıp başını olumlu anlamda salladığında Yaşlı Dede de tekrardan tebessüm etti.
ŞİMDİKİ ZAMAN...
Yürüdüğüm soğuk koridorlarda topuklu ayakkabılarımın sesleri yankılanıyordu. Yanımda bulunan yakın arkadaşım ile birlikte az önce işlediğimiz cinayetlerden çok uzaktık. Sanki hiç bir şey yapmamışız gibi sakin adımlarla olay yerinden yani binadan çıkıyorduk. Delilleri çoktan üyelerle halletmiştik.
Dışarıda bulunan siyah Audi Q7'ye doğru ilerledikten sonra arabaya bindik. Konuşmadan bitirdiğimiz yolculuğumuzla arabadan indik. Ancak Işık'ın bana bakarak sırıtması ile anlamamış bir ifadeyle ona baktım. ' Ne var? ' derecesinde ona bir bakış attım.
" Öldürdüğümüz adamlar çok yakışıklıydı be! Hepsi bir ayrı yakışıklıydı. Efsanelerdi. Öldürmeseydik iyiydi. Bulurduk bir tane kendimize..." Bu dediklerine artık alıştığım için göz devirmekle yetindim.
Eve doğru emin adımlarla ilerlerken kapı açılınca içeri girdik.
Uzay bize hemen önümüzde dikilmiş sırıtarak bakarken " Bu sefer ki bir ayrı olmuş sanırım canım arkadaşlarım ne dersiniz?" dedi bir yandan sırıtışını hiç bozmadan...
_________________________
Merhaba sevgili okurlarımmm.
En güzel yerinde bıraktığımın farkındayız fikirlerinizi alalım.
Diğer bölümde görüşmek üzere...
Seviliyorsunuz...😘❤
