Hayatım boyunca fazla zekanın iyi bir şey olduğu hakkında şeyler duydum.Ama gerçek hayat hiçte böyle değildi.Hayat bana acımasız bakışlarıyla ezip geçerken sakin durmam gerektiğini söyleyip durmuştu. İlk defa okula gitmiştim , matematik dersiydi. Öğretmen arkadaşlarıma 2+2 yi öğretirken ben 2 nin kare kökünü bulmak istemiştim. Bunu öğretmenime söylediğimde onun dediklerini yapmadığım için sınıfın ortasında beni aşağılayarak yüzüme bir tokat indirmişti. İlk defa o zaman tatmıştım acıyı. Tenefüslerde benimle dalga geçerlerdi kitap okuduğum için . Okul tuvaletine dövmüşlerdi beni sadece zeki olduğum için. Artık acımıyordu ama yine ağlıyordu kalbim. Gecenin bir yarısı sahilde oturmuş elimde bira şişesi bunu düşünüyordum. Sanki bana yanıyordu kuma vuran dalgalar. Bir kaç dakika sonra yanıma 1.90 boylarında resmen kas kütlesi olan bir adam geldi.elini omuzuma attı ve garip bir sırıtışla "Naaaber" dedi ifadesiz bir suratla ona döndüm ve omzumdaki kolunu itekledim. tek bir kelime kullanarak iyi dedim ve cebimde kalan son 50 tl yi adama uzattım. adam du sefer hoop abicim napıyorsun ya ? Ben paranı almaya gelmedim. Bizim arkadaşlarla kart oynuyoruz eksik oyuncu kaldı sen oynasana dedi.Kısa süre düşündüm. Kafamı dağıtmak istiyordum yanlarına gittim. kuma oturduk az önceki adam hem kartları dağıtıyor hemde bana sorular soruyordu .
-Adın neydi?
-Cedric.Cedric Pumbler
- Bende Born
-karşındaki adam Sold, kadın olan Marry ,kızıllı olan ise Bark
Artık kağıtları dağıtması bitmişti. Herkes ortaya para attı ve oyun başladı. Bütün ihtimalleri hesaplayarak İlk oyunu kazanmıştım. Sonra 2. oyunda kazandım herkes bana nefretle bakıyordu en son Born benimle tek oynamak istemişti . Ona her baktığımda nefret dolu bakışlarını görüyordum . Akıllı biriydi ama onu yenmek kolay olmuştu. En son Born kalktı ve yumruğunu kafama geçirdi yere düştüm ve hareket edemedim.