İçeriğe geç

Karranlık Yaz

Bölüm 8 · 3 dk okuma

Karranlık Yaz

Bölüm 8

Kayıplar

Gizem ve Beril, kayadan çıkan o korkunç silueti son bir kez daha gördüler, ama bir şey vardı, o varlık onlara yaklaşıyor gibiydi. Ne kadar korksalar da, geri adım atmak, her ikisinin de düşündüğü bir şey değildi. Kayaya kazınmış olan “Beni takip et…” yazısı, zihninde yankılanıyordu.

“Bu… bu ne demek Gizem?” Beril, hala kayaya bakarak, başını iki elinin arasına aldı. Sesindeki korku, gitgide artıyordu. O korkunç yazının ne anlama geldiğini bir türlü çözemediler.

Gizem, biraz daha cesaret alarak, kayaya dokundu. “Beni takip et… Ceyda, Yasemin… Bu bir uyarı olabilir. Belki de bize bir şey anlatmaya çalışıyorlar.”

Beril, derin bir nefes alarak, karanlık ormana bakmaya başladı. “Ama bu… bu bir şeyin başı mı? Kaybolanların ardında ne var Gizem? Karanlık bir şey var burada, ve biz bunu çok geç fark ettik.”

Gizem, karanlığın derinliklerine bakarken, birden kayadan gelen bir titreşim hissetti. Bir şey değişiyordu, her şeyin altı boşalmıştı. Derin bir hışırtı, bir zamanlar sessiz olan ormanı tamamen doldurmuştu.

Bir an için, gizemli figür, yine ortaya çıktı. Yavaşça, karanlıkta adım atarak onlara doğru geliyordu. Gizem, korkuyla, “Beril, dikkatli ol!” diye bağırarak geri çekildi.

Ama figür, bir adım daha atarak onlara iyice yaklaştı. Gizem, hemen yere çömelerek ellerini kulaklarına kapattı. O fısıldama, derin bir sessizlikle birleşerek kulaklarını dolduruyordu. "Beni takip et... Beni takip et…"

Beril, öne doğru ilerleyerek, “Gizem, bu sadece bir figür değil! O bir şey! O, bizleri çağırıyor, ama nasıl?” dedi. Fakat o an, birden, figür, bir adım daha atarak yavaşça onların yanına doğru yaklaştı.

O anda, bir çığlık duyuldu. Ceyda'nın ya da Yasemin'in sesi gibiydi. Ama bu, çok bozuk bir ses, titrek ve karanlık bir yankıydı. Gizem, korku içinde başını kaldırarak sesin geldiği yönü takip etti. O çığlık, hiç de yabancı değildi. Yasemin’di! Yasemin, kaybolmuştu! Onun sesini duymak, her şeyin daha da korkutucu bir hale gelmesine neden olmuştu.

“Gizem… Yasemin!” Beril, hızla sesin geldiği yöne doğru koşmaya çalıştı. Gizem ise, figürün ne yapacağını gözlüyor, aynı zamanda Yasemin’i bulmak için ne yapmaları gerektiğini düşünüyordu.

Bir yandan da, Gizem’in kafasında o korkutucu ses çınlıyordu. “Beni takip et… Yasemin burada…”

O an, kayadan çıkarak gizemli bir ışık hüzmesi göründü. O ışık, tıpkı bir kapı gibi görünüyordu. Gizem, şaşkınlık içinde ışığa doğru bir adım daha atarak, “Beril! Buraya gel!” dedi.

Beril, kaybolan seslerin içinde iyice kaybolmuş gibiydi. Ama ışık, onu çağırıyor gibiydi. Gizem, korkuyla ışığa yaklaştığında, ışık birdenbire kayboldu. Kaybolduktan sonra ise, aralarındaki karanlık iyice derinleşti.

“Bizi ne bekliyor?” Beril, telaşla etrafına bakarak, ışığın kaybolduğuna inanamıyordu. “Gizem, buradan gitmeliyiz! Burası… bir tuzak!”

Gizem, derin bir nefes alarak, ışığın kaybolduğu yerde bir iz bulmaya çalıştı. Ama ne kadar dikkatle baksa da, sadece bir boşluk vardı.

Birden, bir adım sesi duyuldu. Arkalarından gelen adımlar, onları takip ediyordu. Gizem ve Beril, hızla dönüp arkalarına baktılar, ama kimseyi göremediler. Ancak bir şey vardı… O adımlar, kesinlikle onlara doğru geliyordu.

“Beril, dikkatli ol!” Gizem, adımları takip etti. Ama o adımların ne olduğunu bilemiyordu. Karanlıkta, her şeyin bir anlamı yok gibiydi. Ama bir şey vardı, bir şey onları izliyordu.

Gizem, yavaşça ellerini açarak, “Beril, arkamda biri var!” dedi.

Beril, hemen dönüş yaparak, ne olduğunu anlamaya çalıştı. Fakat derin bir karanlık ve sesler, ikisini de tamamen kuşatmıştı.

Sonra, bir çığlık daha yükseldi… Ama bu sefer çığlık, Yasemin’in değil, başka birinin çığlığıydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.