Neden her şey benim başıma gelir? Neden hep yenilirim? Neden sevgiyi hiç olmayan yerlerde ararım? Neden ilk terk edilen ben olurum? Neden her-
Günlüğüme içimi dökmeye çalışırken annemin odayı dolduran sesi aniden defteri kapatmama sebep oldu.
Oya: Sabahtan beri seni çağırıyorum. Duymuyor musun Talya?
Talya: Üzgünüm dalmışım anne.
Oya: Neyin var?
Talya: Hiçbir şeyim yok.
Oya: Ben kızımı tanıyan bir kadınım bir şeyler var. Ve bana söylemiyorsun.
Talya: Anne bak gerçekten hiçbi-
Oya: Bu son olaylar seni çok etkiledi değil mi?
Oya: Baban ve benim boşanmamız. Ve şimdi bu kimseyi tanımadığın yere taşınmamız.
Talya: Evet...
Oya: Ama bu benim sana olan sevgimi azaltmayacak ki. Sen her zaman benim kızımsın.
Talya: Biliyorum. Sadece bazı şeyler üst üste geliyor.
Oya: Söz veriyorum her zaman yanında olacağım. Hem sürekli güçlü gözükmek zorunda değilsin.
Oya: Arada ağlamak ya da düşmek seni güçsüz biri yapmaz sadece o an öyle yapman gerekiyordu.
Bu ve bu tarz bir sürü konuşma yapmıştık. Annemin sarılışı her şeye iyi geliyor. Sanki bir panzehir gibi içime işliyor...
Belki her şey geçecek, belki de annem haklıdır. Yoruldum ama devam etmek zorundayım.
Bugün okulun ilk günüydü. Yani en azından benim için. Yolda düşüncelerimin nehrinde bıcı bıcı yaparken bir ses beni böldü.
Melis: Hey sana sesleniyorum duymuyor musun?
Talya: Kusura bakma dalmışım.
Melis: O belli oluyor tatlım. Herneyse ben Melis.
Talya: Bende Talya.
Melis: Bu okulun temsilci öğrencisiyim.
Talya: Yani?
Melis: Yani sana okulu tanıtmak için buradayım.
Talya: Sizin burada insanlar tek başına bir şey yapamıyor mu? Kendim hallederim.
Melis: Talyacık merak etme buradaki herkes emin ol senin geldiğin yerdekilerden daha akıllı.
Talya: (Melis'i süzer) Pek öyle görünmüyor.
Melis: Hahahah kendince laf sokmaya çalışıyorsun ama sana bir sır vereyim mi Talyacık? Senin gibi kızlar havalı görünmek için yalnız takılırlar. Ama asıl gizlemeye çalıştıkları şey ailevi problemleri ve ilgiye olan açlıklarıdır.
Talya: Vay be! Ne de bilir kişi gibi konuştun. Bende sana bir sır vereyim mi ego tavancığım? Senin gibi kızlar zorbalık yaparak kendilerini üstün sanarlar. Ama asıl gizlemeye çalıştıkları şey içlerindeki o eziktir.(💅Periodt)
Onun cevabını vermesini beklemeden hemen hızla yürüdüm. Ondan korktuğumdan ya da kaçtığımdan değil. Sadece değerli vaktimi onun şişkin egosunu tatmin etmesine ayırmayacaktım.
Buse Öğretmen: Evet arkadaşlar aramıza yeni bir arkadaşınız katıldı. Kendisi Talya. Bu yıl bizimle birlikte olacak. Onun yabancılık çekmemesini istiyorum. Lütfen ona belirli konularda yardım edin.
Sınıftaki yüzleri tek tek süzerken bir de kimi göreyim? EGO TAVANCIĞIM da buradaymış! Ne derler bilirsiniz bahtsız bedeviyi çölde kutup ayısı öpermiş.
3. Sırada bir kız gördüm bana çok tatlı bir şekilde gülümsüyordu. Yanı da boştu. Onun yanına oturdum. Önleri sevmediğim için bu yer idealdi.
Ceren: Selam ben Ceren tanıştığıma memnum oldum.
Talya: Ben Talya, bende tanıştığıma memnun oldum Ceren.
Ceren: Biliyor musun? Şu cadıya haddini nasıl bildirdiğini gördüm öyle mutlu oldum ki.
Talya: Melis'ten mi bahsediyorsun?
Ceren: Evet. Kendisi tam bir cadıdır.
Talya: Neden öyle dedin? Hep kötü mü?
Ceren: Ah hayır erkeklere karşı tam bir melektir. Ama söz konusu kendinden güçsüz kızlarsa işte o zaman şeytana pabucunu ters giydirir.
Talya: Demek öyle... Bilmiyorum ama tuhaf ve sinir bozucu biri.
Ceren bunları fısıltıyla söylerken bir anda son söyledikleri bir sitem gibi çıktı dudaklarından.
Ceren: Çünkü o tam bir CADI!
Sınıftakiler (özellikle Melis) ve öğretmenimiz bize bakmaya başladı.
Buse Öğretmen: Ceren'ciğim ne oldu bir sorun mu var yoksa?
Ceren heyecandan paniklemişti. Bu yüzden ben cevap verdim.
Talya: Şey Ceren bana yeni gelen Cadı filimine gitmeyi teklif ediyordu da.
Talya: Heyecandan sesli bir şekilde konuştu.
Melis: Hayret ben her haftasonu sinemaya uğrarım ama bu sözde "cadı" filmini hiç duymadım.
Ceren: Daha vizyona girmedi Melis.
Buse Öğretmen: Neyse kızlar.(gülümser ) Evet kaynaşmanız çok güzel bir şey ama lütfen bunu dersten sonra yapalım olur mu?
Ceren: Peki hocam haklısınız özür dileriz.
Okuldaki ilk günüm olmasına rağmen pek de fena değildi. Belki de bazı şeyler hayal ettiğimiz kadar korkunç değildir. Kim bilir? Şimdi tenefüsteyken okulu biraz daha tanımak için etrafı geziyorum. Küçük bir şehir ama büyük bir okul. Çok çelişkili. Acaba ned-
X: Ah!






