İçeriğe geç

Karmaşık

Bölüm 1 · 13 dk okuma

Karmaşık

Bölüm 1

Karmaşık

O gece geç uyumuştum. Sabah kalktığımda alarmımı duymadığımı ve annemin beni kontrol etmeye gelmediğinin fark ettim. Hızla yatakdan kalkıp şarjdaki telefonumun yanına gittim. Saat 8:45 di ilk ders başlayalı 15 dakika olmuştu bile. Acaleyle üstümü giyindim kahvaltı yapmadan evden çıktım, servisi kaçırmıştım. Koşarak okula gittim okula geldiğimde nefes nefese kalmıştım. Kendi kendime neden taksi çağırmadığımı sorgularken bir yandan hızlı adımlarla sınıfıma gidiyordum. Dersimiz biyolojiydi hoca okulun en sinirli hocalarından biriydi. Çekinerek sınıfın kapısını çaldım ve içeri girdim hoca yüksek bir ses tonuyla neden geç geldiğimi sordu. Açıkçası vericek bir cevabım yoktu. O anda hocaya annemin rahatsızlandığını, babamın o sırada evde olmadığının ve taksi çağırıp anneme hastaneye kadar eşlik ettiğimi söyledim. Hoca sinirli olduğu kadar saf biriydi ve buna inandı. Ve bende yerime geçtim. Ben geldikten 10 dakika sonra ders bitmişti arkadaşımdan hocanın ben olmadığım zaman yazdırdığı notları alıp derfterime geçirdim. 12. Sınıfdım ve günümün çoğu ders çalışmakla geçiyordu. İlk teneffüs 20 dakikaydı bu yüzden notların hepsini teneffüs bitmeden yazabildim. Birkaç dakika sonra derse girmiştik. Dersin bitmesine yakın bir anda tüm okulda yankılanan bir alarm çaldı. Herkes birbirine bakıyordu ne olduğunu anlamamıştık. Biyoloji hocası yerimizden kalkmamamızı, ne olduğuna bakıp geleceğini söyledi. içimde rahatsızlık verici bir duygu vardı. Yaklaşık 5 dakika sonra biyoloji hocası telaşla sınıfa girdi ve dışarı çıkmamızı söyledi. Sınıfımız okulun en üst katındaydı ve acil çıkışın olmadığı tek kattı. Sınıftakiler hiçbir şey sorgulamadan sınıfdan dışarı koşar adımlarla merdivenlere doğru ilerliyordu. Herkesin gözlerinde meraklı bakışlar vardı.11. Sınıfların katına indiğimizde burnuma iğrenç bir koku geldi. Ölmüş bir hayvanın kokusu gibi kokuyordu ama tam olarak öyle olduğunuda söyleyemezdi. Biyoloji hocası öğrencilerin önünden tetbirli bir şekilde ilerliyordu. Ne olduğunu anlayamamıştık, o sırada gözüm koridordaki pencereye takıldı. Tüm öğretmenler dışarıdaydı hatta tüm sınıflarda öyle okulda tek biz vardık. 9. Sınıfların katına inip çıkışa ulaştığımızda kulak tırmalayan bir gıcırdama sesi ve ardından tiz bir çığlık duyuldu. O an tüm okul büyük bir sessizlik ile kaplandı hiç kimse yerinden kıpırdayamıyordu. Biyoloji hocasına doğru baktığımda hocanın yüzünde büyük bir telaş olduğunu gördüm o sırada tüm sessizliği bozan ayak sesleri duyulmaya başladı çıkışla aramızda 3 metrelik bir mesafe vardı herkes hocaya bakıyordu biyoloji hocası bize çıkışa doğru gitmemizi işaret etti ama kimse yerinden kıpırdayamıyordu ayak sesleri giderek yaklaşıyor onlarla beraber birşeyin damlama seside geliyordu hızlı bir haraket ile çıkışa doğru ilerlemeye başladım sınıf arkadaşlarımda benimle beraber ilerliyordu sessiz adımlarla olabildiğince hızlı ilerliyordu o sırada eceyi gördüm bacakları titriyor gözleri çoktan dolmuştu içimdeki his git gide kötüleşiyordu o sırada ayak seslerinin hızlanmaya başladığını fark ettim çıkışın önündeydim kapıyı açmaya çalıştım ama kapı açılmıyordu biyoloji hocası kapıyı tekmelemeye başladı açılmıyordu içimden bir ses arkamı dönmemi söyledi arkamı döndüğümde onu gördüm gözlerim fal taşı gibi açılmıştı o şey insan değildi hızla bize doğru yaklaşıyordu koşmak istedim olabildiğince hızla oradan uzaklaşmak istiyordum ama olmuyordu o şeyin elinde bir kızın kafası gövdesinden kopmuş bir şekilde duruyordu yüzü paramparçaydı bağırmak istedim ama yapamadım herkes kapıyı açmak için uğraşıyordu kimse arkasına bile bakmıyordu ben halan bağırmak için uğraşırken Ece büyük bir çığlık attı onu fark etmişti herkes eceye doğru bakarken o şey yönünü değiştirdi ve eceye doğru ilerlemeye başladı Ece ise halan çığlık atıyordu Buğra Ece'nin ağzını eliyle kapattı çıt çıkmıyordu kimse nefes bile almıyordu kafamı oynatamıyordum kas katı kesilmiştim biyoloji hocasını göremiyordum büyük bir sessizlik vardı yaratık durdu etrafına bakınıyordu kıpırdamıyordu neler oluyordu neden durmuştu midem bulanıyordu duyduğum tek ses damlama sesiydi gözlerimin dolduğunu hissettim o garip varlığa en yakın kişi egeydi hiçbir tepki vermiyordu nasıl bu kadar sakindi bulunduğumuz koridorun penceresinden içeri bı kuş girdi müdürümüz kuşları çok seviyordu onlara besleyip severdi bu yüzden kuşlar okulumuza girmeye alışıkdı o sessizliğini içerisinde damlama sesine eşlik eden bir kuş sesi oluştu yaratık aniden kuşun tarafına döndü ve kuşu yakaladı o garip şeyi ilk defa bu kadar net görmüştüm up uzun kolları kısa bacakları vardı burnu yoktu ve gözlerinin üzerisi birşeyler yazan bez ile bağlanmıştı pençe ye benzer tırnakları ile kuşu kolayca parçalarına ayırdı ardından tekrar bir sessizlik artıl damlama sesi bile gelmiyordu yaratık arkasını döndü ve yavaş bir şekilde ilerlemeye başladı uzun kollarıyla etrafına dokunuyor nereye gideceğini bulmaya çalışıyordu gözlerimle sınıf arkadaşlarımı kontrol ediyordum kumsal elleriyle ağzını kapatmışdı gözlerinden akan göz yaşları ellerine takılıp dağılıyordu ada korkudan merte sımsıkı sarılmış gözlerini kapatmışdı deniz kafasını öne eğmiş akan göz yaşlarının damlamasını engellemeye çalışıyordu yaratık halan buradaydı eli merdivenin korumalığına çarpınca o yöne doğru ilerledi ve bir üst kata 10. Sınıfların oraya çıktı ne olduğunu anlayamıyorduk hoca neredeydi bu garip şey neydi neden kapılar açılmıyordu buradan nasıl kurtulacaktıl yaratık neye göre haraket ediyordu aklımda bir sürü soru vardı bir teori oluşturmuştum yaratığın burnu yoktu gözleri kapalıydı ve sadece bir ses duyduğu zaman saldırıya geçiyordu YANİ YARATIĞIN BİZİ BULMASI İÇİN KULLANABİLECEĞİ TEK DUYU ORGANI KULAKLARIYDI eğer bizi duyamazsa saldıramazdıda duyduğum ayak sesleri beni kendime getirdi yaratık yenidenmi geliyordu kalbimin hızla attığını hissettim Hayır bu yaratık değildi bu sessiz adımlarla yangın tüpüne doğru ilerleyen kayraydı Kayra sessizce yangın tüpünü aldı ve Emire verdi Emirden ela ya eladan Yağıza sonra berkaya ondan başkasına olabildiğince sessizdiler ne yapmaya çalıştıklarını anlamıştım kapıyı kiracaklardi ve kapıya en yakın ben vardım bunu yapamazdım haraket bile edemiyordum evet korktuğum başıma gelmişti Merve yangın tüpünü bana uzatıyordu yangın tüpünü titreyen ellerimle aldım ve ardından kapıya döndüm bir vuruşta kapıdaki camları hepimizin geçe bileceği büyüklükte kırmalıydım 2. şansım olmayabilirdi nede olsa bu baya ses cikaricak bir şeydi kapının camlarına baktım nereye vurmam gerekiyordu kapının sol üst tarafındaki çatlağı fark ettim eğer oraya vurursam tüm cam kırıla bilirdi arkamı döndüm ve elimle sınıf arkadaşlarıma yaklaşmalarını işaret ettim hepsi sessizce yakınlaştılar önümü döndüm yangın söndürücüyü geriye doğru çektim tam cama vuracakken hocanın halan olmadığını fark ettim bana en yakın olan kişiye hocayı sordum arkayı işaret etti Ege'nin önünde biyoloji hocası vardı Ege'nin yaratığı görmesini bir şekilde engellemişti ege sınıfın en ödlek insanlarından biri o garip şeyi görse kulakları sağır edicek kadar bagirabilirdi şimdi Ege'nin neden tepki vermediğini anlıyordum ardından önüme döndüm vurabildiğim kadar güçlü bir şekilde cama vurdum evet tüm cam paramparça olmuştu herkes hızla camdan dışarıya atlamaya başladı merdivenlerden gelen sesleri duyabiliyordum okulun içinde son 2 kişi kalmıştı hoca ve sınıfın en şişman çocuğu eren camdan geçemeyecek kadar iriydi tüm gücümle dışarıdan kapıyı zorladım Kayra da benimle beraber aynısını yapıyordu içeriden de biyoloji hocası kapıyı zorluyordu tam kapı açıldığında arkadan koşan yaratığı gördüm bacakları kısa olduğu için çok hızlı kosamiyordu ama uzun kolları bu dezavantajini kapatıyordu kapı bir anda açıldı hoca ve erende kapıdan dışarı çıktıktan sonra kapıyı sertçe kapattık arkama bakmadan koşuyordum polisi gördüğümde halan korku içindeydim rahatlamamıştım hatta daha çok korkuyordum çünkü polis arabasının sirenleri açıktı yeni gelmiş olmalıydılar onlara srenleri kapatmalarını söyledim anlam veremediler ama dediğimi yaptılar yaratık buraya doğru geliyordu diğer sınıflar artık yoktu sadece polis ve biz vardık polis yaratığa ateş etmeye başladı ama işe yaramıyordu daha çok gerilmeye başladım yaratık hızla yaklaşıyordu sonra uzun kollarından birini erene doğru salladı başka biri olsa geri çekilmesi için oldukça fazla vakti olurdu ama eren için bu imkânsızdı tam yaratığın tırnakları erene gelicektiki biyoloji hocası ereni itti yaratığın tırnakları hocanın sırtını sıyırıp geçmişti en azından benim göarıyla silahlar işe yaramıyordu polis daha çok ateş ediyordu yağız herkese kaçmalarını işaret etti bir anda tüm sınıf ayrı düşmüştük okulun üst tarafındaki bahçeden gidebileceğimi düşündüm hızla oraya doğru koştum mert,ada ve kayrada orayı tercih etmiş olmalıydılar ki arkamdan geliyorlardı bahçeye giden duvarın arkasına saklandığımda ada mert ve kayrada gelmişlerdi gitmeden önce kafamı duvarın arkasından çıkarıp yaratığın olduğu yere doğru baktım o sırada yaratığın uzun kollarından biri polisin boğazını sıkıyor diğer elindeki tırnakları diğer polisin karnına sapliydi kalp atışlarmı duyabiliyordum arkadaşlarıma koşmaları için bağırdım ama gideceğimiz yol kapalıydı Kayra oradaki tellerin üzerinden atlamamızı teklif etti kabul etmekden başka şansımız yoktu tellerden atladığımızda Ece ve buğrayla karşılaştık onların yanına giderken yaratığın duvarın arkasından çıkan tırnaklarını gördüm hepsine sessiz olmaları için işaret yaptım mert adanın önüne geçmişti yaratığın kafasınıda gördüğümde ağzından akan kanları gördüm ama bu onun kanı değildi o an yemin dahi edebilirim ki yaratık kafasını bize doğru çevirip sırıttığını gördüm ama nerede olduğumuzu göremiyor olması gerekirdi o garip varlıkla aramızda nerden baksan onun kollarından 5 tane falan vardı Buğra arkamızdaki kapıyı işaret etti ne demek istediğini anlamıştık aslında bu fikir şuan bulunduğumuz yerde durmadan daha mantıklıydı Buğra parmaklarıyla 3 den geriye doğru saymaya başladı tüm parmakları kapandığında olabildiğince hızlı koşmaya başladık arkama baktım yaratığın kocaman açılmış ağzı ve sağa sola salladığı kollarını görebiliyordum mert kapıyı açmaya çalıştı lanet olası bu kapıda açılmıyordu tırmanmamız için çok yüksekti ama mert bir hisinla kapıdan yukarı doğru tırmandı ardından adayı diğer tarafa doğru çekti sonra beni sonra kayrayı ve eceyi geriye sadece Buğra kalmıştı onu çekerken yaratık buğranın ayakkabısını yakaladı ona yaklaşıyordu ama mertin buğrayı bırakmak gibi bir niyeti yoktu Buğra ayakkabısını yaratığın yüzüne doğru fırlattı normalde çok gülünç bir andı ama gülmeye vaktimiz bike yoktu mert hızlıca buğrayı kendine doğru çekti ve kapının diğer tarafına saha doğrusu bizim yanımıza düştüler onları kaldırıp koşmaya başladık kostugumuz yolda bir sürü diken ve taş vardı buğranın yüzündeki acıyı görebiliyordum ama koşmayı bırakmadık yaratık arkanızdan geliyordu o anda yukarıdan birşey düştü hepimiz dona kaldım bu erendi uzuvları vücudundan ayrılmıştı ada koşmamız için bağırdı dökülen göz yaşlarımla koşmaya devam ettim yukarıda birimi vardı yoksa düştüğünde uzuvları ayrılmıştı arkama baktım mert kocaman açılmış ağzıyla arkasına bakıyordu ve yaratığın ereni yediğini gördüm arkadaşımı yiyordu bu cidden tarif edilemeyecek bir hisdi geri g

Dönmek istedim ereni ölmüş olmasına rağmen böyle terk edemezdim ama yapamadım Kayra en önde koşuyordu okuldan tamamen çıktığımızda içim biraz rahatlamıştı biraz daha kosdukdan sonra kendimi yere attım çok yorulmuştum karnıma bıçak saplanmış gidi hissediyordum okulu artık göremiyorduk polisi aramak için elimi cebime götürdüğümde telefonumun olmadığını fark ettim o sabah evden aceleyle çıkarken telefonumu almamıştım mert,ada ve Kayra çantalarında bırakmışlardı Buğra telefonunu aldığını söyledi gerçekten ümitlenmiştim ki telefonunu bulamadı kapıdan atlarken düşürmüş olmalıydı ece telefonunu almıştı alarm çalıp hoca dışarıyı kontrol etmeye gittiğinde telefonunu yanına almıştı onunla beraber efeninde telefonunu aldığını söyledi ilk iş polisi arayıp olanları anlattık adresi verip hemen gelmelerini söyledik ve diğer polislere olanları anlattık ardından efeyi arayacaktik tam arayacakken aklıma efenin şuan saklanıyor olabileceği ve yaratığın telefonun sesini duyması durumunda efeyi bulabileceğini düşündüm bunu diğerlerine anlattım anlaşılan Buğra dışındakiler yaratığın sesle haraket ettiğini anlamamıştı onlara bu durumu açıklayıp en yakın hastaneye gittik onlarada olanları anlattık ve 2 tane ambulans ile okulun oraya doğru gittik biz gittiğimizde polisler gelmişti bile yaratık polislere doğru yaklaşıyordu polisler ise ateş ediyordu ardından bir polis yaratığa doğru bir bomba fırlattı ve yaratık şaşırtıcı bir şekilde yaralanmıştı bunu fırsat bilen polisler yaratığa daha çok bomba atıp saldırıya geçtiler yaratığın burada olduğundan emin olduktan sonra efeyi aramaya karak verdik ama açmadı tekrar aradık busefer telefon açıldı ses efenin sesiydi bizden ağlayan bir ses tonuyla yardım istedi ona yaratığın şuan polisler tarafından yakalanmak üzere olduğunu anlattığımda şaşkınlığı sesindeki titreklikden belliydi ve bana sessizce "o zaman buradaki şey ne" dediğinde kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya başladı efe bana çok önemli birşey fark ettiğini neden bu yaratık dan birden fazla olduğunu anladığını söyledi ve dikkatle onu dinlemem gerektiğini ekledi tam lafına başlayacakken telefonun karşı tarafından yüksek bir gıcırtı sesi duyuldu ardından yüksek bir çığlık sesi efenin çığlığını telefondan duyduğum kadar okulun içinden de duyabiliyordum buradaki yaratığı bir şekilde yakalayan polisler çığlığını geldiği yöne doğru koştular bende bir yandan efeyle konuşmaya çalışıyordum efe cevap vermiyordu bende dikkat kesilip telefonun karşı tarafından gelen sesleri dinlemeye başladım o an midem tekrardan bulanmaya başladı duyduğum ses tanıdıktı damlama sesiydi efeye ne olduğunu tahmin edebiliyordum..telefon elimden kayıp düştü Mert Ada'nın yanından ayrılıp yanıma geldi beni öyle görmesi onunda şaşırmıştı ona titreyen sesimle konuşarak olanları anlattım bana hiçbir şey demeden koşarak keremlerin olduğu tarafa gitti onlara birşey anlatıyordu ama duymuyordum Kayrnın tepkisine bakılırsa efeyle olan konuşmamızı anlatıyordu kerem hızla polislerin yanına gitti ve birşeyler anlattı ben ise halan telefonumu yerden almak için eğilmemiştim bile Ada'nın bana seslenmesiyle kendime geldim telefonumu yerdem aldım ve adanın yanına gittim o sırada mert yanımıza geldi telefonumun ekranına baktığımda kırılmış olduğunu fark ettim aynı zamanda açılmıyordu ben telefonumu açmaya çalışırken polislerden biri yanıma geldi ve evimize gitmemiz gerektiğini söyledi ama arkadaşlarımızın bazıları halan okulda o yaratıklaydı ama polis gitmemiz üzerine ısrar edince gitmek zorunda kaldık biz farkına varmadan saat 01:30 olmuştu bile okulda istemeyerek ye olsa ayrıldık benim evim diğer arkadaşlarımdan daha uzak ama biz ada ile komşuyuz o yüzden eve beraber gidiyorduk son olarak mertde evine gidince adayla beraber kaldık hiç konuşmadan evlerimize doğru ilerliyorduk aramızdaki sessizliği bozan adanın bana sessizce "duyuyormusun" demesi oldu bende fark etmiştim arkamızda bir süredir bizim peşimizden gelen ayak sesleri vardı Adaya "evet" dedim hızlıca arkamı döndüm hiç kimse yoktu adaya daha hızlı yürümemizi söyledim yaklaşık yarım saat sonra evdeydik adayla vedalaşıp evime doğru ilerlemeye başladım kapımız ardına kadar açıktı ve evdeki tüm ışıklar yanıyordu eve girdim ve "anne" diye seslendim ses veren olmadı odama doğru gittikçe iğrenç bir koku burnuma gelmeye başladı odamın kapısını açıcakken duyduğum sesle tüm vücutum irkildi yine aynı ses bir damlama sesi hızla evden çıktım polisi arayacakken telefonumun kırıldığını fark ettim endişeyle adaların evine gidiyordum ki sırada bana doğru gelen merti gördüm ona neden burada olduğunu sormadan polisi aramamız gerektiğini söyledim polisi aradım ve evimde biri olabileceğini söyledim polislerin gelmesi yaklaşık 15 dakika sürdü ama bu bana saatler gibi gelmişti geldiklerinde tetbirli bir şekilde eve girdiler tüm evi aradıktan sonra benim odama yöneldiler odamın kapısını hızla açtılar ve içeri girdiler bende onların arkasından onları izliyordum odamda hiçbir şey yoktu polislerden biri dolabımda kırmızı bir leke fark etti dolabımı açtı nutkum tutulmuştu köpeğim bezelye ( :D ) dolabımda asılıydı ama kafası kopmuştu! Korkuyla evden dışarı koşarken kapımın önünde onu gördüm Kapımın önünde onu gördüm orada dikilip bana bakıyordu tırnaklarından akan kanlar yere damlıyordu ve diğer elinde köpeğimin kafası vardı ani bir sinirle onun üstüne doğru koştum ne yaptığımın farkına vardığımda artık çok geçti tırnakları gözlerimin hemen önündeydi o sırada gürültülü bir ses ile yaratık elini geri çekti ve yaratık arkasını döndü o biraz geri doğru gider gibi olduğunda yaratığın arkasındaki merti gördüm polislerde benim odamdan çıkmış yanımıza geliyorlardı mert gerçekten sinirli gözüküyordu yaratık merte saldıracağı sırada yaratığın karnına doğru bir tekme savurdum biraz olsun afallamıştı ve evet parçalar yerine oturmaya başladı sadece kulaklariyla bizi fark edebilir üstelik silahlara karşı dirençliydi ama onun dejavantajı vücutu yumruk gibi şeylere tepki veriyordu polislerden biri silahın arkasiyla yaratığın kafasına vurdu ve hiç beklemediğim şekilde yaratık yere yığıldı polisler yaratığı aldılar ve onu deney yapılan bir yere götüreceklerini söylediler ardından hızla uzaklaştılar polisler gidikden sonrada köpeğim halan aklımdan çıkmıyordu merte teşekkür ettim ve ona dolabımı dışarı çıkarmak konusunda yardım istedim dolabımı evden dışarı çıkarıp çöpün yanına koyduk saat 4:30 gibiydi merte birşeyler ikram ettim saat 5 gibi mert benim evimden ayrıldı ve adanın yanına gitti akşam ailem eve gelince aileme olanları anlattım gerçekten korkdular bana okula tek başıma gitmememi adayla beraber gidip onunla gelmemi söylediler hatta beni okuldan almayada geleceklerini söylediler yemekten sonra genelde kopeğimle oynardım ama artık...gözlerim dolu bir şekilde odama çıktım odamın penceresinden dışarı bakarken adayla merti gördüm ada merte sarılıyordu ardından merti öptü mertin gözlerindeki parlamayı buradan bile görebiliyordum onların yakın olduklarını biliyordum ama sevgili olduklarını bilmiyordum ada merte eşlik ederek evlerinden uzaklaştılar saat 19:00 sularıydı ama ben bu günün ve saatin merti son görüşüm olduğunu bilmiyordum bugün yaşananlar hakkında kayrayı ve keremi aradım ikiside telefonlarını açmadılar annem odama girip adaların evine misafirliğe gideceklerini söylediler gelip gelmek istemediğimi sordu bende gelmek istediğimi söyledim ve üstümü değiştirdim adaların evine gittiğimizde kapıyı açan olmadı ardından ada kapıyı açtı ama onun mertin yanından geri döndüğünü görmemiştim üstelik onlar evlerinde ayrıldıktan sonra bile dışarı bakmaya devam etmiştim gergin bir şekilde içeri girdim annem ve babam önümdeydi ada kapıyı kapatınca annem büyük bir çığlık attı annemin baktığı yöne doğru baktığımda adayı ve ailesini gördüm parçalanmış ve cansız bir şekilde yerde yatıyorlardı arkamı döndüm arkamda ada değil garip bir yaratık duruyordu aklıma ilk gelen mertti o zaman ona ne olmuştu ya diğerleri yaratık tırnaklarını bana savurup üstüme atladı hızla yatakdan kalktım alarmim 1 dakikadır çalıyordu çok fazla terlemiştim yatağım sırılsıklam olmuştu göz yaşlarım yüzünden akıp üzerime damlıyordu kalbim çok hızlı atıyordu hepsi sadece bir rüyamıydı gerçekten şoka uğramıştım ama bir yandanda çok mutluydum çantamı hazırladım kahvaltımı yaptım servise binip okula gittim rüyamı mert,efe,ada,kerem,ege ve eceye anlatıcaktım sınıfıma girdim ilk ders biyolojiydi ders bittikten sonra tenefüste rüyamın yarısındaylen zil çalmıştı ve doğal olarak tenefüste bitmişti ders yine biyolojiydi hoca sınıfa girdi ve dersi anlatmaya başladı dersin sonlarına doğru tüm okulda yankılanan bir alarm çaldığında kalbim hızlanmaya başladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.