İçeriğe geç

Karmakarışık / Texting

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Karmakarışık / Texting

Bölüm 3

Dört sene

Hocayı dinlerken hızlı hızlı not alıyordum. Çünkü tam da sınavda çıkacak konuyu işliyorduk. Düşük almak istemiyordum. Cebimde titreyen telefonla dikkatim dağıldı. Normalde bildirimleri kısmazdım ama derste olduğumuz için telefonumu hocaya kaptırmak istemezdim. Sadece titreşim açıktı. O da ben hissedebileyim diye. En arka sırada oturduğum için çok görünmeyeceğimi bilerek telefonumu cebimden çıkardım.

bilinmeyenhesapp: Edebiyatım çok kötü. Notlarını versene bana.

burcaderlerr: Avcunu yalarsın.

bilinmeyenhesapp: Hey, şaka yaptım. Bu sene sınav senesi çalışmamak gibi bir aptallık yapmam. Hatta senden daha başarılıyım bile denebilir.

burcakderlerr: Demek 12. sınıfsın? Seni bulmam daha kolay oldu şimdi

bilinmeyenhesapp: Git o kadar kişinin arasından bulabiliyorsan bul

burcakderlerr: Sen de git sınavına çalış neden bana bulaşıyorsun?

bilinmeyenhesapp: Bulaşmak değil bu güzellik. Aşk bu aşk...

burcakderlerr: Başlatma güzelliğine aşkına defol dersi dinle

bilinmeyenhesapp. Sen de notlarını ver bana

bilinmeyenhesapp. Hem söz ben de sana güzel şeyler vereğim ;)

burcakderler: Hiçbir şey yok sana pis sapık

Vereceği cevabı bile beklemeden telefonumu tamamen kapattım ve cebime koydum. Elime kalemi aldığımda dikkatim iyice dağılmıştı. Üniversite sınavına çok az bir zaman kalmıştı. Ve benim dağılmamam lazımdı. Kendimi kaptırmamam lazımdı...

(ANONİM'DEN)

Burçak son dediğimden sonra mesajlarıma bakmamaya başlamıştı. Ama eninde sonunda Asude'yle bahçeye çıkacaklardı. Yaz yeni geliyordu ve sınava az zaman vardı. Bu ders matematikti ve onun için notlar almıştım. Beni yazımdan tanıyamayacaktı. Çünkü gerçek kimliğimi öğrenene kadar yazımı da görmeyecekti.

Zilin çalmasına dakikalar vardı. Sırf Burçak'ı göreceğim diye vakit geçmek bilmiyordu.

"Bugünlük bu kadar yeter. Sınava da az kaldı. Serbestsiniz." hocanın ağzından cennetten gelir gibi sözler dökülüyordu. Ben de telefonumu çıkardım ve İnstagram'a girdim. Burçak'ın herhangi bir fotoğrafını açtım ve izlemeye başladım. Çok güzeldi... Aklımın almayacağı kadar güzeldi. Hiçir şarkıya, şiire sığmayacak kadar güzeldi. İnsanın dili tutuluyordu.

Zilin çalmasıyla irkildim. Telefonumu kapattım ve Burçak'ı görmek için sınıftan çıktım. O da sınıfından çıktı ve hemen önümden yürümeye başladı. Kalbim yerinden çıkacak resmen!

Asude ve Nil'le merdivenleri inerken "Yok ben bu çocuğu bulmadan ölürsem gözüm açık gideceğim." umarım basettiğin çocuk benimdir güzelim. Yoksa o zaman sıkıntı çıkarıım. gerçi en fazla ne yapablirsem....

"Çocuk derste yazdı en son notlarını ver diye. Manyak bu ya..." benden bahsediyordu.

"Bulursun o kadar takma. Kendisi elbet çıkar karşına. " zeka küpü Nil! Çok kolay olsa bu dört sene içinde çıkardım. Normalde böyle gitseydi daha çıkmazdım karşısına da... Elimde olmayan sebepler vardı.

Anonim olduğumu anlamasın diye o kantine gidince ben de bahçeye çıktım. Telefonumu çıkardım ve yine ona mesaj yazmaya başladım. Onunla konuşmadan bir saniye bile geçirmek istemiyordum.

bilinmeyenhesapp: Manyak öyle mi? Çok alındım Burçak.

Birkaç dakika sonra cevap gelmişti

burcakderler: Sen nerden duydun be sapık manyak!

bilinmeyenhesapp: Ben de seni canımm

burcakderler: Ya iki günlük heveslerin için beni kullanmayı bıraksana

bilinmeyenhesapp: Dört sene.

burcakderler: Ne?

blinmeyenhesapp: Dört senelik aşk. İki günlük heves değil Burçak.

Görüldü yedim.

(Kabul biraz kısa oldu ama telafi ederim?)

Bölüm sonu

3 yorum