“Şey sanırım merhaba günlük. Ahhh bu çok utanç verici! Çocuk gibi günlük yazıyorum. Umarım bu günlük birinin eline geçmez. Neyse, bi kendimi tanıtıyım ben sana…Benim adım Güneş. 19 yaşındayım. Lise son sınıfa gidiyorum. İşte ne diyim başkaaa. Zaten bunları bi kâğıt parçasına yazdığıma inanamıyorum ama daha fazla dayanamam hislerimi birine anlatamassam. Ona…ona karşı hislerimi. Onu her gördüğümdeki heyecağınımı, onu her akşam uyumadan önce düşündüğümü. Keşke anlatabileceğim birim olsaydı, keşke annem beni dinleseydi hatta dinlemeyi bırak beni sevseydi. Dayanamıyorum artık. Bağırmak, evet bağırmak istiyorum ama öyle böyle değil sesimin çıkabildiği kadar bağırmak istiyorum. Ama yapamam annem bana çok kızar hatta, hatta…”
Güneş yazmayı bıraktı ve kâğıdı yırtıp attı. Annesinden çok korkuyordu. O kâğıdı görürse Güneş’i dövebilirdi bile. Küçüklüğünden beri annesi Güneşi sevmemişti…