Demir, okula doğru ağır ağır ve uykulu bir şekilde ilerliyorken, Samet üstünde ki pastel mavi sweatshirt, kolunda ki siyah ve gri iki bileklik ve başında ki siyah-lacivert bandanasına uyan yemyeşil enerji dolu gözler ile Demir'e bakıyordu. Demir onu görünce bir an durdu ve kendi haline baktı. Siyah düz bir kıyafet, dağınık saçlar, lacivert bol bir kot pantolon ve uykusuzluğun belirtisi olarak yorgun kahverengi gözlerinin altında ki siyahlıklar. Samet onu başan aşağı süzmeye başladı ve "Birileri uykusunu pek alamamış sanki ha?" Alaycı şekilde bir süre sırıttı ardından önüne dönerek okula doğru gitmeye devam etti. Demir o çocuktan nefret ediyordu. Uyanmasaydım keşke, diye geçirdi aklından Demir. Adımlarını hızlandırdı, sürekli yere bakıyordu başka bir aptala daha tahammülü yoktu. Uykulu gözleri ile sınıfını aradı. O an fark etmedi ama mırıldanıyordu " 11-A, 11-A, 11-A..." sınıfı buldu ve içeri girdi. Kaos. Herkes bağırıyor çağırıyor ve koşuşuyodu. Dingo'nun ahırı sanki, diye düşündü. Sırasına giderken arkadaşlarının geldiğini gördü. Hiç bir şey demeden yerine geçti. Siyah, üstünde beyaz bir şekilde Wanna Be A Singer? yazan çantasını yanına koyarak kafasını masaya koyarak uyuklamaya başladı. Burcu, bir süre Demir'i izledi. Onu kaldırıp kaldırmamak arasında kaldı ardındansa kaldırmamayı tercih ederek gözlerini devirdi. Okan "Yarın saat 9'da buluşuyoruz o zaman. Projeye erken başlamak daha rahat olur" Okan cümlesini bitirir bitirmez Demir bir anda kafasını kaldırıp "Ne?!" diye bağırdı. Bu hareketi kimse beklemediğinden bir anda herkes yerinden sıçradı. Demir yarı dalgın yarı sitem eden gözleri ile arkadaşlarını tek tek süzdü. "Siz iyi misiniz? Zaten hafta boyu uyuyabilmek için haftasonunu beklerken birde haftasonuda mı erken kalkacağım?" Bir süre kimse konuşmadı. Demir'in yüzünde ki inat eden mimikler herkesin gülmesine, sırıtmasına neden oldu. En sonunda Demir'de dayanamayarak onlara katıldı, ardından
"Ciddiyim"
dedi ve sustu. Kaan, Demir'in gözünün içine bakarak "Sabah altı da okula uyanabiliyorsan, onda da uyanabilirsin"
"Hiç kusura bakma canım, uyanamam"
Demir kollarını kavuşturup geri yaslandı ve arkadaşlarının tepkisini bekledi. Kaan ona inat bir şekilde sırıtarak "Gelçi sen götünü iki saat toplayamadığın için beşte kalkıyorsun" Demir sitem eden gözlerini doğruca ona doğrulttu, Kaan ise gayet eğleniyor gibiydi. Demir, Kaan'ın bu hareketinden sonra iyice fıttırdı. En sonun Kaan "Tamam, abartma. Alt tarafı espri yaptık" Demir hiç bir şey
demeden Kaan'a baktı. Yapacağın espriyi... Aklından geçeni söyemek istedi ancak öğretmen sınıfa girdi. Dördüncü dersin tenefüsünde sınıfta Burcu ve Demir'den başka kimse kalmamış herkes bahçeye çıkmıştı. Demir kafasını sıraya koymuş, uyumaya çalışıyordu. Burcu ise telefonundan bir şeyler kurcalıyordu. Bir anlığına gözü Demir'e takılıdı. Şu lanet olası sırada bir türlü uykuya dalamadığı için huzursuzca çırpınıyordu. Burcu, Demir'i izlerken sırıttğını fark etti. Tam zamanı diye düşündü ve ayağa kalkarak Demir'in yanına doğru ilerlemeye başladı. Demir onu görmemişti ama o Demir'in yanı başında bekliyordu. Hiç bir şey demedi, tepki vermedi. Sadece izledi. Demir artık uyuyamayacağını anlayınca bi şeyler mırıldanarak kafasını kaldırdı. Karşısında Burcu'yu görünce içten içe korktu ancak tepki vermedi. Sadece baktı. Kızın gözlerine.
2. BÖLÜM
Hafta sonu çok hızlı geçmişti. Pelin, Cumartesi günü yapmak için saat 10.00'da buluşup saat 04.35'de bitirdikleri proje ödevine baktı. Teslim günü bugün olduğu için onu unutmamalıydı. Eğer unutursa 6 kişinin emeği çöp olacaktı. Pelin, saate baktı. Erken. Her zaman ki gibi okula yine ilk gidenlerden biri o olacaktı. Proje ödevini geniş bir poşete koydu ve ayakkabılarını giyerek evden çıktı. Sınıfa girdiğinde 2-3 kişi dışında kimse yoktu. Karıncalar'ın geri kalanı daha gelmemişti. Sırasına geçti, proje ödevini çantasının yanına koyarak telefonunu çıkardı. Karıncalar grubunda toplu bir arama başlattı, bir iki dakika çaldı. Kimse açmayınca kapattı. Muhtemelen ya yoldalar yada hala kış uykusunda.
Pelin telefonla uğraşırken yanında oturan kızların konuşmasına ufaktan kulak misafiri oldu.
"O bakışları karşısında kilitlendim resmen. Doğruca bana bakıyordu. Gözlerime..."
Gözlerine?
Nurseli, Burcu'nun koluna dirseği ile hafifçe vurarak gülümsedi "Belki o da senin bakışlarında kilitlendi"
Kimin bakışları?
Burcu, keder ile gülümsedi "Sanmıyorum. Muhtemelen Şaşırdı"
Kim? Neden şaşırdı?
"Kendi umut balonlarını havalandırırken okçuluk kursuna gitmek mi? Hadi ama! Nereden biliyorsun sevmediğini?"
Kim?
"Bilmem, ama içimden bir ses bana soğuk baktığını söylüyor.."
KİM?!
Burcu, bir süre düşündü. Yaşananları tekrar zihninden geçirdi "Saçları o an çok komik ama sevimliydi"
Komik saç? Sergen'den mi bahsediyor?
"Ama gözleri.."
Enes?
"Muhtemelen geç yatmış. Gözlerinin altı simsiyah idi. Çok hoş"
Siyah göz hatları? Cuma günü kimin gözünün altı siyahtı ki?
Nurseli, doğruca Burcu'ya bakarak "Kombin yapmasını bildiğini sanmıyorum. Bol siyah tişörtün altına lacivert kot giymek. Bilmiyorum, bence iyi bir kombin değil"
Bol siyah tişört, lacivert kot pantolon, komik ama sevimli dağınık saçlar, siyah göz hatları. Bu...
"Ben ona öğretirim. Ama bence Demir'in kombin yeteneği var. Sadece erken saatte hızlı hızlı hareket etmesi bu berbat sonucu verdi"
Demir...
Pelin dayanamadı ve bir anda sesli bir şekilde gülmeye başladı. Nurseli ve Burcu bir anda yerlerinden sıçradılar. Nurseli, Pelin'e bakarak onu dikkatlice süzmeye başladı. Pelin, onları dinlediklerini anlamamaları için hızlı bir yalan uydurdu "Ne? Video izliyorum. Yasak mı?"
Nurseli gözlerini kıstı "Video izlemek yasak değil, ama beklenmedik bir anda eşek anırır gibi bas bas gülmenin de ahlak kurallarına aykırı olduğunu düşünüyorum"
Pelin, yüzünde ki rahatsız edici gülümseme ile bir süre Nurseli'yi süzdü "Peki," diyebildi en sonunda. Gözlerini tekrar telefona dikti ama aklında kızların konuştukları vardı.
Burcu, Demir'den mi hoşlanıyordu?
Cidden mi?
Hah, çok beklerdi.
Çünkü, şahsen Pelin, Demir'in Burcu gibi bir kızı seçecek kadar gerizekalı olduğunu düşünmüyordu.
Beş ila on dakika sonra Karıncalar'ın tamamı sınıfa gelmişti. Beşinci dersin tenefüsünde kendi aralarında havadan sudan konuşuyorlardı. Pelin sürekli bakışlarını Okan'ın arkasında oturan Burcu'ya kaydırıyordu. Burcu, sürekli Demir'e bakıyordu. Pelin, Demir'e baktı. Normal bir şekilde konuşuyor, gülüyordu. Anlaşılan Burcu'nun onu izlediğinin farkında değildi. Pelin bu sefer bakışlarını Demir'e kilitledi. Demir'in bunu fark etmesi uzun sürmedi. Pelin, Demir'in onu izlediğini anladığını fark etmesine rağmen bakışlarını kaçırmadı. Ardından gözlerini kısıp "Demir, sonra ki tenefüs sen ile özel bir konuşma yapabilir miyiz?" Bunu söylerken sırıtıyordu. Demir bir süre hiç bir şey demedi. Anlam vermeye çalıştı, ardında başını olumlu anlamda salladı. Pelin, Burcu'nun onları dinlediğinin farkındaydı ancak ne Burcu'ya baktı ne de bir şey söyledi. Zil çalmış, ders başlamıştı. Pelin, hocanın anlattıklarını not alırken göz ucu ile Demir'e bakıyordu. Demir defterden başını kaldırmıyor ve belki de şuanda onu iki kızın birden izlediğini bilmiyordu. Pelin bakışlarını Burcu'ya yönlendirdi. Burcu kendisine bakıyordu. Anlaşılan Burcu'da, Pelin'in Demir'i izlediğinin farkındaydı. Pelin, bakışlarını kaçırmak yerine, dikkatlice Burcu'yu süzdü.
Burcu, gözlerini kaçırdı. Bunun üzerine Pelin'de önüne döndü. Yakaladım seni, ukala
3. BÖLÜM
Pazartesi gecesi. Demir yatağında, Pelin'in ona anlattıklarını düşündü.Burcu, ondan mı hoşlanıyordu? Pelin, Demir'e bunu anlatırken sürekli gülüyordu, ama Demir gayet ciddi idi o anda. Burcu gibi güzel bir kız, kendisi gibi pasaklı birinden mi hoşlanıyordu? Kahverengi gözleri, sarı saçları, incecik fiziği ve çekik göz yapısı ile Burcu mükemmel bir kız idi. O an Demir aynanın karşısına geçip birde kendisine baktı. Hakikaten. Burcu onda ne bulmuştu? Ama ne olursa olsun, Demir'in bu fırsatı kaçırmaya niyeti yoktu.
4. BÖLÜM
Salı. Okan okula ağır adımlarla gidiyordu. Uykusu yoktu ama okula gitmekte istemiyordu. Zaten hiç bir zaman istemedi. Sınıfa girdiğinde, Karınclar'dan sadece Pelin, Kaan ve Aylin vardı. Bir süre kapı önünde bekleyip kendi aralarında ne konuştuklarını dinlemeye çalıştı. Sonuç olarak hiç bir şey duyamadı ama pek de önemli bir şey konuşmadıkları da açıktı. Sırasına geçerek çantasını koydu ancak oturmadı. İlk üç ders Biyoloji idi ve öğretmenleri hasta olduğu için ders boş geçecekti. Arkadaşlarına dönerek "Kantine gidiyorum, çikolata falan alıcam. Bir şey istiyor musunuz?" Aylin hemen öne atılarak "Bana bi kahve alır mısın? uykumun 3 derste geçecek derecede olduğunu pek sanmıyorum" Okan başını olumlu anlamda salladıktan sonra diğerlerine baktı. İkisi de bir şey istemdiklerini söyeyince, Okan sınıftan çıkmak için sınıff kapısına doğru yöneldiği esnada Kaan onun kolunu tuttu "Bekle, bende geliyim. Anlatmam gereken bir kaç şey var" Ardından Kaan, Pelin'e dönerek göz kırptı. Okan başı ile onayladı. Merdivenlerden aşağı inerken Okan "Eee, ne anlatacaksın?" diye sordu. Kaan ona döndü ve durdu. Okan'da durarak Kaan'ı izledi "Sanırım ufak bi Masumlar Apartmanı" Okan hiç bir şey anlamamıştı. Kaan, Okan'ın kulağına eğilerek "Burcu, Demir'den hoşlanıyor" Okan bir süre konuşmadı. Kaan devam etti "Düşünsene herkesin hoşlandığı kız senden hoşlanıyor, vay be" Okan hala sessizdi. Bende o herkesim.
Peli ve Aylin sürekli sınavlar hakkında konuşuyordu. Demir sırt çantası ile yorgun argın sınıfa geldi, hemen ardındansa Bige. Demir ve Bige çantalarını koyarak Aylin ve Pelin'in yanın gittiler. Havadan sudan konuşuyorlar, öğretmenlerin ve sevmedikleri herkesin dedikodularını yapıyorlardı. Pelin hiç konuşmuyor, sadece Demir'e bakıyordu. Demir bunun farkındaydı ancak çaktırmamaya çalışıyordu. Ortam kısa süreli bir sessizliğe bürününce Pelin bunu fırsat bildi "Eeee, Demirciğim. Şu aşk meşk olaylarına cevabın ne olacak?" Demir bu beklenmedik soru karşısında hiç bir şey diyemedi. Bige, tek tek hepsinin yüzüne baktı "Ne aşkı? Neyi kaçırdım?"
"Burcu hanım Demir'den hoşlanıyor. Demir buna bir cevap vermedi. Sence de vakit geçmeye başlamadı mı Demir?"
Pelin, Demir'in bu kızı red edeceğine adı gibi emindi. Ama...
Demir başını öne eğdi ve gözlerini kapattı "Okul çıkışı Burcu ile konuşup bütün bu olayları bildiğimi söyleyeceğim"
Pelin, dalga geçermişçesine sırıtarak "Eee, sonra?"
"Duygularımızın karşılıklı olduğunu itiraf ederim"
5. BÖLÜM
Salı gecesi. Pelin, yorganın içine girmiş derin düşüncelere dalmıştı.
"Duygularımızın karşılıklı oluduğunu itiraf ederim"
"Neden?.."
Pelin'in gözünden bir damla yaş süzüldü. En yakın arakadaşı düşmanı ile çıkacaktı.
Biliyordu. Eğer buna engel olmazsa Demir'i sonsuza dek kaybedecekti.
6. BÖLÜM
"Sevgi anlaşmak değildir! Nedensizde sevilir!"
Demir bu sözleri Teoman'ın Sevdim Seni Bir Kere şarkısının nakaratında duymuş ve hayran olmuştu. Şimdi bu sözleri Pelin'in yüzüne doğru bağırarak söylüyordu.
Pelin'in gözlerinden yaşlar süzülüyordu ancak Demir'in kararından vazgeçmeyeceğini bildiği için uzatmadı. Arkasını döndü ve tam giderken, Demir'in söylediği nakaratı devam ettirdi
"Bazen küçük bir an için ömür bile verilir..."
7. BÖLÜM
Bige, Çarşamba günü Demir ve Pelin'in yaptığı tartışmayı düşünüyordu. Anılarını gözden geçirirken Demir'in arkasında durup Pelin'e aşağılayıcı bakışlar atan Burcu'yu hatırladı.
8. BÖLÜM
Okan sinirden deliye dönmüş, eline geçerse yere atıyor, vuruyor fırlatıyordu. Bunu bana nasıl yapabilirsin?!
Ağlıyordu. Üzüntüden değil. Sinirden.
Bana söz vermiştin
Elinde ki vazoyu duvara fırlattı. Yüklü bir ses çıktı. Evde kimse olmadığı için, kimse ne yapacağına karar veremezdi.
Seni yalancı orospu!
Vazonun kırık parçaları eline batmış, kanatmştı.
Ondan hoşlandığımı bilen tek kişiydin
9. BÖLÜM
Aylin, hala olayın şokundaydı. Niye bilmiyor ama korkuyordu. Telefonunu aldı ve sevgilisini aradı.
"Alo?
"Evet?"
"Şey, rahatsız ettiysem üzgünüm. Ama Demir ve Pelin'in kavgası geldi aklıma ve-"
Yutkundu
"Sanırım bu konuyu tartışabilecek birine ihtiyacım var"
"Anladım, nerede buluşalım?"
Aylin'in ailesi evde olduğu için, onu evine davet edemezdi.
"Kızıl Park?"
"Peki"
"Ha, bu arada.."
Sustu ve bir süre bekledi
"Sağol, Okan"
10. BÖLÜM
Demir yatağında oturuyordu. Acaba fazla mı sert çıkışmıştı Pelin'e?
Bilmiyordu.
Ama bildiği bir şey vardı.
Onun için Karıncalar'dan ayrılmanın tam zamanıydı.