Kadıköy’de hava soğuktu… Ama Galatasaray öyle bir futbol oynuyordu ki, statta kombileri biz açmış gibiydik.
Maç başlamadan önce Fenerbahçe tribünleri klasik “bu sene kesin şampiyonuz” havasındaydı. Jorge Jesus kenarda böyle bir bakıyor, sanki FM’de yanlış taktiği seçmiş ama geri dönemiyor. Galatasaray ise sessiz sakin çıktı sahaya. O sakinlik var ya… Hani mahallede kavga çıkınca sessiz duran ama tek yumrukta dağıtan çocuk vardır, tam o enerji.
İlk dakikalarda Fener bastı gibi oldu ama Muslera’nın bakışları bile “oğlum sakin olun” diyordu. Sonra yavaş yavaş Galatasaray oyunu ele geçirdi. Torreira yok ama Berkan bile prime Gattuso’ya bağlamış. Rashica desen sağ kanadı otobana çevirmiş. Fener savunmasıysa Windows güncellemesi gibi: sürekli hata veriyor.
Derken Sergio Oliveira çıktı sahneye…
Top bir düştü önüne, Sergio sanki “Kadıköy sessiz mi olurmuş?” der gibi yapıştırdı köşeye. O an stat bir anda kütüphane sessizliğine geçti. Sadece uzaktan birkaç Galatasaraylı’nın “AŞKIIIN OLAYIM” yankısı duyuluyor. Altay topa baktı, top Altay’a baktı… Sonra ağlarla romantik bir ilişkiye girdiler.
İlk yarı boyunca Galatasaray öyle özgüvenli oynadı ki, Fenerli futbolcular topu alınca “şimdi ne yapıyorduk ya?” moduna girdi. Tribünde bir abi muhtemelen hâlâ “Jesus hamle yap hocam” diye bağırıyordur.
Sonra ikinci yarıda sahneye Kerem çıktı.
Icardi oyuna girer girmez “ben buranın mafyasıyım” havasıyla asistini yaptı. Kerem aldı topu, Altay’ın bacak arasından bıraktı. O an milyonlarca Fenerli aynı anda internet modemini resetledi. VAR incelemesi 4 dakika sürdü çünkü sistem bile “bu kadar rahat gol yenir mi?” diye anlamaya çalışıyordu. Gol verildiğinde Kadıköy’de umut ışıkları da kapandı.
Yetmedi…
İrfan Can sinirden kırmızı gördü. Çünkü Galatasaray o gece sadece maç kazanmıyordu; psikolojik üstünlüğü de alıp götürüyordu. Fener’in ayarlarıyla oynanmıştı.
Ve final…
90+10.
Herkes maç bitsin diye beklerken Mauro Icardi çıktı. Sanki Netflix final sahnesi. Uzun top geldi, bir kontrol, bir vuruş… BAM.
3-0.
Kadıköy’de ölüm sessizliği.
Sokak lambaları bile “geçmiş olsun” diye yanıp sönüyordu. Icardi golü attıktan sonra öyle bir yürüdü ki, sanki stadı tapusuyla satın almaya gelmiş emlakçı gibiydi. (Galatasaray)
O gece Galatasaray sadece derbi kazanmadı.
Rakibinin özgüvenini USB’ye yükleyip yanında götürdü.
Fenerbahçe taraftarı için gece şöyle geçti:
- İlk 15 dakika: “Baskı kuruyoruz.”
- Sergio golü: “Sorun yok.”
- Kerem golü: “Hakem zaten…”
- Icardi golü: televizyon kapatma sesi.
Ve sabah…
Kadıköy’de tek bir soru vardı:
“Bu Icardi adam mı yoksa boss fight mı?”