İçeriğe geç

Kardelen

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Kardelen

Bölüm 3

3 bölüm KG

---

Karen'in yaklaştığını görünce kalbim hızlı hızlı atmaya başladı. Onun bana baktığı bakışlar, içimde bir gerginlik yarattı. Ancak, yüzüme yapışan sırıtışıyla daha da endişelendim.

"Yenimi?" dedim, gerginlikle.

Karen, sırıtarak, "Evet, yeni geldim. Seni gördüğüme sevindim," dedi.

İçimdeki karmaşık duygularla başa çıkmaya çalışarak, "Ben de seni görmekten memnun oldum," dedim, zoraki bir gülümsemeyle.

Karen, yanıma oturduğunda, bir an sessizlik oldu. İçimdeki gerginlik arttı ve ne diyeceğimi bilemedim. Karen'in bana karşı olan tutumu hakkında net bir fikrim yoktu ve bu durum beni rahatsız ediyordu.

Ders başladığında, Karen ile aramızda kısa bir konuşma oldu. Ancak, içimdeki gerginlik hala devam ediyordu. Karen'in niyetleri hakkında net bir fikrim olmadığı için, onunla olan etkileşimim oldukça zorlayıcıydı.

Sonunda, dersler bittiğinde sınıftan hızla çıktım. Karen'in bana karşı olan tutumunu anlamaya çalışırken, içimdeki karmaşık duygularla başa çıkmak zorundaydım. Bu yeni okulda, Karen ve diğer öğrencilerle olan ilişkilerimi nasıl yöneteceğim konusunda karar vermek zorundaydım.

---

Karen'in bana karşı olan tutumunu anlamak için, biraz sert bir tavır takınmaya karar verdim. Belki de onun bu tuhaf davranışlarına karşı kendimi korumalıydım.

Bir sonraki gün, okula gittiğimde Karen'i gördüğümde yüzümde bir gülümseme yerine ciddi bir ifade vardı. Onun yanına oturmadan önce sert bir bakış attım ve "Ne istiyorsun?" diye sordum.

Karen, şaşkın bir ifadeyle bana baktı. "Gizem, ne demek istiyorsun? Ben sadece seninle konuşmak istedim," dedi.

Ben, onun sözlerine karşılık olarak, "Bana saldırmak istiyorsan, başka biriyle uğraş. Benimle problemi olanın cesareti varsa, yüzüme karşı gelmeli," diye cevapladım.

Karen, şaşkınlıkla geri çekildi ve gözlerinde anlamaya çalıştığı bir ifade belirdi. "Gizem, seni incitmek istemedim. Tam tersine, seninle arkadaş olmak istiyorum," dedi.

Ben, onun sözlerine şaşırmıştım. Karen'in aslında dostça bir niyetle yaklaştığını fark ettim. Belki de ona karşı olan tutumumda haksızlık etmiştim.

Karen'in samimi bir şekilde konuştuğunu anladığımda, yüzümde bir tebessüm belirdi. "Özür dilerim, Karen. Yanlış anlamışım. Seninle konuşmaktan memnuniyet duyarım," dedim.

Karen'in yüzünde bir gülümseme belirdi ve aramızdaki buzlar eridi. İki taraf da birbirini anlamaya çalışarak, yeni bir başlangıç yapmaya karar verdik. Bu, belki de yeni okul hayatımın dönüm noktası olabilirdi. Okul çıkışında

---

Yağmurun çiselemesiyle ıslanan sokaklarda, Gizem aceleyle okuldan eve doğru koşuyordu. Ancak, şemsiyesini unutmuştu ve yağmur altında ıslanmaktan kaçınmaya çalışıyordu. Tam bu sırada, Karen onu durdurdu.

"Gizem, bekle! Şemsiyen yok mu?" dedi Karen, tüm samimiyetiyle.

Gizem, şaşkın bir şekilde Karen'e baktı. "Evet, unutmuşum," dedi.

Karen, hafifçe gülümsedi. "Beraber gidelim, benim evime yakın. Şemsiyem var, seninle paylaşırım," dedi.

Gizem, Karen'in bu nazik teklifine şaşırdı ama aynı zamanda minnettar hissetti. "Teşekkür ederim, Karen. Gerçekten çok naziksin," dedi.

Karen, Gizem'in yanına gelerek şemsiyesini açtı ve onunla birlikte yürümeye başladılar. Ancak, içinden geçen düşünceleri Gizem anlamaya çalışıyordu. Karen, sanki Gizem'in güvenini kazanmaya çalışıyordu, ama neden?

Gizem, Karen'in samimiyetine karşı temkinli olmaya karar verdi. Belki de Karen'in bu dostça tavırları sadece bir oyunun parçasıydı. Onu daha yakından gözlemlemeye karar verdi, çünkü bir şeylerin ters gittiğini hissediyordu.

Bölüm sonu

9 yorum