Otobüs eski, ıssız bir durağın önünde durunca Chester aşağıya indi. Buraya ilk defa geliyordu. Adını bile bilmediği kasabaya uykusuz gözlerle bakıp iç çekti ardından bavulunu alıp otobüse, gitmesi için eliyle işaret yaptı. Otobüsün gidişini izledi kısa bir süre sonra gözlerini devirip bavuluyla birlikte kasabanın girişine yürüdü. Biraz yürüdükten sonra küçük evler, dükkanlar ve birbiriyle içli dışlı olan insanları gördü. İçlerinden yaşlı, bıyıklı bir amca ona doğru yürüdü biraz süzüp konuşmaya başladı
"Birini mi arıyorsunuz? Yardımcı olayım mı?" diye sordu. Chester tebessüm ederek konuştu "Bir süre burada kalmak istiyorum... acaba otel gibi bir yer var mı?" Yaşlı adam Chester'i daha dikkatli süzdü, boğazını temizleyip konuşmaya başladı "Gel, beni takip et. Sana yardımcı olacağım. Pek otel gibi sayılmaz ama konaklayabileceğin bir yer var elbet, merak etme güvenli bir yer ve rahat edersin. Bir sorunun oldu mu bana ulaşabilirsin adım Bert, kime sorsan tanır zaten beni..." Adam konuşmaya devam ederken Chester usulca onu takip etti.