İçeriğe geç

Karar Anı

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Karar Anı

Bölüm 2

..

Gece oldu artık yatmam gerekiyo kaç gecedir uyuyamıyorum. O kadar uyku hapı almama rağmen uyuyamıyordum. Yavaş yavaş gözlerim kapanıyordu ve uyuya kalmıştım, uyumak istemiyordum ama vücudum artık buna yenik düşüyordum uyku tatlı geliyodu artık.

Uyandığımda yine telefonum çalıyordu telefonumun ilk defa bu kadar rahatsız bir sesi olduğunu düşünüyordum gözümü açamadım o kadar çok yorgundumki gözüm tekrardan kapattım.

Uyandığımda arayan kişi eski bir dostum geri aradığımda meşgul çalıyordu.

Yarım saat sonra beni tekrardan aradı.

"Kiminle görüşüyorum?" Dedi eski dostum şakacı bir tavırla.

"Siz kime baktınız?"

"Sürekli sorun çıkaran bir eski dostuma bakmıştım da adı Ethan" Dedi kahka atarak. Kahkasını bile özlemişim. Evet eskiden biraz sorun çıkaran tipte birisiydim ama eskiden altını çiziyim eskiden.

"Sanırım o benim"

"Telefon numaranı hâlâ değiştirmemişsin şaşırdım açıkçası"

"Üşendim aslında o yüzden değiştirmedim"

"Görüşmeyeli nasılsı?"

"İyi olmaya çalışıyorum"

"O günden sonra sana ulaşmaya çalıştım öldüğünü sanmıştım çocuklarını ve karını görünce çok üzüldüm, telefonu açacağını ummuyordum" dedi biraz utanarak.

"..." bir şey diyememiştim adeta konusma yetimi kaybetmişim gibiydi.

"Eee neler yapıyorsun?" Dedi toparlamaya çalışıyordu.

"Bir konu üzerinde çalışıyorum" dedim

"Güzel güzel"

"Senden naber?"

"Bende aynı bildiğin gibi vakalar falan" arkadaşım Drew Roy bir dedektif.

"Şuan kapatmam gerekiyor" Dedi

"Tamam sonra müsait olduğunda konuşuruz" dedim.

"Görüşürüz Ethan"

"Görüşürüz Drew" dedim ve telefon kapandı.

Gerçekten eski dostumu çok özlemişim okula giderken hep beraber gider yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi sonra onun ailesi taşınmak zorunda kaldı babasının işi yüzden İnternet üzerinden konuşuyorduk ve hâlâ çok yakındık sonra konuşmamaya başladık ikimizin de hayatı yorucu geçiyordu çünkü.

Yine sıradan bir gündü benim için her zamanki gibi kahvaltımı yaptım ve evi topladım kaç aydır toplamadığım masamı topamaya giriştim keşke karışmasaydım ortalık daha da dağıldı o sırada telefonum çaldı arayan eski dostum Drew.

"Napıyorsun?" Dedi

"Odamı topluyordum sen napıyorsun?" Dedim.

"Çözmem gerken bir vaka var ama hiçbir şekilde ilerleyemedim yardım edebilir misin o parlak zekanla" Dedi biraz şaşırmıştım çünkü bugüne kadar çözemediği bir vaka olmamıştı

"Tabiki yardim ederim ama başarabilir miyim yada sana yardımım dokunur mu bilemiyorum"

"Elbette yardımın dokunur hatta fazlasıyla bundan eminim" Dedi ses tonuda gayet ciddiydi

"O zaman kabul ediyorum neredesin şuan?" Dedim

"Ben sana konum atıcam"

"Tamam bekliyorum"

Aşırı heycanlanmıştım hem bir daha eski dostum görecektim hemde bir vakaya yardım edecektim yardımım dokunabilir mi bilmiyorum ama çok heyecanlı ve aksiyonlu olacağından eminim ama olduğum şehri bırakmam gerekiyor bu Kelvin Williams' ın hiç hoşuna gitmeyecek ama yapıcak bir şey yok beni tutsak edicek değil ya.

Yaptığım çalışmanın herseyini benim meslektaşım olan arkadaşıma attım Kelvin Williams' a ulaştırmasını istedim. Bir not da vermesini istedim notta şöyle yazıyordu.

"Selam Kelvin Williams, benden bu kadar oturup senin kölen ve tutsağın gibi olmaktan sıkıldım benden bu kadar son maaşımı da vermeyi unutmayın lütfen:) sevgilerimle."

Valizimi topladı ve tabiki kalan çalışmalarımı da yanıma aldım ne kadar çalışmalarımı versemde tam bitmedi. Bütün eşyalarımı orta bot bir valize sığmıştı. Bir taksi çağırıp hava limanına gidecektim ama içimde garip bir his vardı belkide kaç yıldır yaşadığı yerden ayrıldığım içindir bilemiyorum attığı konum aileni kaybettiğim şehir yani katliamın olduğu yer o yüzden de garip hissediyor olabilirim. Ben bunları düşünürken çoktan havalimanın önüne gelmiştik, taksinin ücretini ödedikten sonra havalimanın kapısına doğru yürümeye başladım ve oda ne uçağımın kalkmasına 10 dk var ve aşırı sıra vardı ben saate yanlış bakmışım kalbim daha da hızlı atmaya başladı... neyseki uçağa yetiştim derin bir nefes alıp camdan aşağıya baktım gayet güzel gözüküyordu. Uykum gelmeye başladı uçak yolculuğum 11 saat sürecekti bu da demek oluyor ki bol bol yemek yiyip yatıcaktım. Aşırı seviyorum uyumayı ve yemek yemeği. Yavaş yavaş gözlerim kapanıyordu ve uyuya kalmıştım bu iki gündür şaşırtıcı bir şekilde rahat uyuyordum ama iyi gelmişti ve hiç bir rüya yada kabus görmüyordum uyku hapı almadan yatmam o kadar güzeldi ki tarif edilemez bir şey.

Uyuya kalmışım uyandığımda varmama yarım saat kalmıştı.

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.